Güven Baykan
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Yaşam
  4. Trabzon Beşikdüzü’nde sessiz çığlık: Okulumuza dokunma!

Trabzon Beşikdüzü’nde sessiz çığlık: Okulumuza dokunma!

featured
Player Alanı

Bazı haberler vardır ki insanın yüreğine bir taş gibi oturur. İşte Fatih Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin kapatılacağı haberi, Beşikdüzü’nün kalbine saplanan böylesi bir hançer oldu. Eski adıyla Ticaret Meslek Lisesi, yalnızca dört duvar arasına sıkışmış bir okul değildir; o, nice hayalin filizlendiği, umutların kök saldığı bir eğitim çınarıdır. Şimdi bu çınarı kökünden sökmek istiyorlar.

“Öğrenci azlığı” diyorlar. Oysa bu okulun sıralarında oturan her öğrenci, bir geleceğin teminatı, bir ilçenin umudu değil midir? Sayılarla ölçülmez bazı değerler. Antoine de Saint-Exupéry’nin dediği gibi, “En önemli şeyler gözle görülmez.” O okulun bahçesinde yankılanan çocuk kahkahalarının, ders zillerinin ardından kalan sessizliğin kaç öğrenciyle ölçülebileceğini soruyorum. Beşikdüzü, bir okulun kapanışıyla sadece bir binayı değil, tarihini, anılarını ve köklerini yitirme riskiyle karşı karşıya.

Bir yerlerde yeni okullar açılması beklenirken, biz kapanan kapıların haberini alıyoruz. Önce köy okulları kapandı, şimdi sıra meslek liselerine geldi. Ya dönüştürülüyorlar ya da sessizce tarihe karışıyorlar. Ve ne acıdır ki bu kez o kara haber, kendi memleketim Beşikdüzü’nden geldi.

Bir okul kapanınca ne olur, biliyor musunuz? Sadece derslikler kilitlenmez, umutlar da birer birer kapanır. Öğretmenler dağılır, çocuklar yollarda yorulur, bir ilçenin kalbi daha az atar. Ekonomi daralır, sosyal hayat sönükleşir. O okulda görev yapan her öğretmenin başka bir yere gönderilmesi, sadece bir tayin değil, bir aidiyetin koparılmasıdır. Oysa eğitim bir bağdır, sadece bilgi değil, yürekten yüreğe uzanan bir köprüdür.

Albert Einstein der ki: “Eğitim, okulda öğrendiklerinizi unuttuğunuzda geriye kalan şeydir.” İşte biz, bu geriye kalan şeyi kaybetmek üzereyiz. Bu okul, sadece ders anlatılan bir yer değil, hayat derslerinin verildiği bir yuvadır.

Veliler diyor ki: “Beşikdüzü sahipsiz mi?” Bu bir feryat değil midir? Kurumlar birer birer kapatılırken, ilçemiz göz göre göre yalnızlığa terk ediliyor. Bu sadece bir okulun değil, Beşikdüzü’nün ruhunun yitirilmesidir. Siyasetin soğuk duvarları arasında kaybolmasın sesimiz. Biz burada, bu topraklarda, çocuklarımız için bir gelecek inşa ediyoruz. O gelecek, beton binalardan değil, içindeki hayatla anlam kazanır.

Nazım Hikmet’in dizeleri yankılanıyor kulaklarımızda:

“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine.” İşte biz de Beşikdüzü’nde, o ormanın bir parçasıyız. O okul, o ormanın köklerinden biri. Kök kesilirse, ağaç kurur.

Beşikdüzü halkı susmayacak. İmza kampanyalarıyla, sesimizi duyuracağız. Bu karar sadece bir idari işlem değildir, bir ilçenin kaderini şekillendiren bir dönüm noktasıdır. Yetkililere sesleniyorum: Bu okul bizim hafızamız, geleceğimizdir. Bir okul kapanabilir ama o okulun yokluğunda kaybolanlar geri gelmez.

Martin Luther King Jr.’ın dediği gibi, “En büyük trajedi kötü insanların zalimliği değil, iyi insanların sessizliğidir.” Biz susmayacağız. Fatih Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin kapatılması, sadece bir okulun değil, bir ilçenin umutlarının gölgelenmesidir. Gelin, bu umudu hep birlikte koruyalım. Çünkü bir çınar yıkılırsa, o gölgeyi bir daha bulamayız.

Unutmayın, bir okul kapanırsa, yalnızca kapılar kilitlenmez; o kapının ardında nice hayal, nice umut da mühürlenir.

Trabzon Beşikdüzü’nde sessiz çığlık: Okulumuza dokunma!
Yorum Yap