Güven Baykan
  • 39 Yazı
  • 0 Yorum

Güven Baykan - Tüm Yazıları

26 Ağustos: Kocatepe’de Başlayan Hesap

1922’nin 26 Ağustos sabahı Kocatepe’de atılan ilk top, yalnızca Yunan işgaline değil, Anadolu’yu parçalamak isteyen bütün emperyalist planlara bir meydan okumaydı. Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşları o sabah, bağımsızlığı hiçbir masada dilenmeyecek, hiçbir yabancı elin önünde eğilmeyecek şekilde ilan...

Devamını Oku

“Yargıyla Ne Alakası Var?” Cümlesinin Arkasındaki Sorumluluk

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Mücahit Birinci” iddiası, gündeme geldiği anda siyasetin nabzını yükseltti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yanıtı ise netti: “Yargıyla ne alakası var?”Bu kısa cümle, ilk bakışta bir savunma gibi görünse de, aslında çok daha derin bir sorumluluk...

Devamını Oku

Kağıttan kule: Sahte diplomaların ardındaki derin yozlaşma

Bir kâğıt parçası. Üzerinde bir isim, bir mühür, birkaç imza. Ama gerçekte hiçbir emek, hiçbir birikim, hiçbir hak ediş yok. Sahte bir diploma, yalnızca bir dolandırıcılık belgesi değil; bir çürümenin, bir toplumsal iflasın açık göstergesidir. Türkiye’de son dönemde gündeme gelen...

Devamını Oku

Teker Üstünde Tapu Arayışı: Karavanlar, Tiny House’lar ve Gecekondu Zihniyeti

Bir zamanlar “karavan” denince, rüzgârla yol alan bir özgürlük düşü canlanırdı gözümüzde. Deniz kıyısına sabah uyanmak, ormandaki kuş sesiyle kahvaltı etmek, bir tepenin ardına geçip yeni bir manzaranın sessizliğine konmak… Karavan, bir yerleşme değil, bir geçiş hâliydi. Eşyasından çok manzarasını...

Devamını Oku

Şiir Yazanın Değil, İhtiyacı Olanındır

“Şiir yazanın değil, ihtiyacı olanındır.”Derin anlamlı, izi uzun bir cümle bu. İlk kez Pablo Neruda’nın hayatını konu alan II Postino filminde, onun mektuplarını taşıyan mütevazı bir postacının ağzından dökülür bu söz. Şairin karşısında büyük laflar etmeye niyeti olmayan o genç...

Devamını Oku

Sahi, Bu Neyin Savaşı?

İran füzelerini yağdırıyor, İsrail Demir Kubbe’yi parlatıyor. Bir yanda yükselen sirenler, öte yanda alçalan enkazlar… Televizyonlar “çok acil” diyerek yayını kesiyor ama insanlık yayını çoktan iptal edilmiş zaten.O yüzden soruyorum: Sahi, bu neyin savaşı?Gerçekten… Kimin savaşı bu? Halkların mı? Tanrıların...

Devamını Oku

Zamanın Eline Batan Kırık Saatler

Bazen bir saatin tik takları değil, sustuğu an anlatır her şeyi. Bize zamanı öğreten saatler, çoğu kez bize zamanın kendisini unutturur. Oysa bir duvarda durmuş ibrenin gösterdiği o tek an, geçmişin rengine bulanmış bir yara gibi kalır bellekte. Bir gün,...

Devamını Oku

Serbest Bırakın Gençliği: 19 Mayıs’ın Gölgesinde Tutkulu Ruhlar

“Gençlik, korkuya yer bırakmayan bir ülküdür; zincire vurulmaz, susturulmaz.” 19 Mayıs, bu topraklarda yalnızca bir tarihin değil, bir umudun ve başkaldırının da adıdır. Gazi Mustafa Kemal’in Samsun’a attığı o ilk adım, yalnızca Anadolu’yu değil, geleceği de uyandıran bir çağrıdır. Gençliğe...

Devamını Oku

Sonsuz Ertelemenin Eşiği: Yaratıcılığı Bekleten Gündelik Hayat

Bazı sabahlar, içimde bir cümle kıvılcımlanır. Henüz kahve bile içmeden, zihnimin bir köşesinde bir şey belirir; bir fikir, bir imge, bir ses… Yazmalıyım derim. Hemen değilse bile gün içinde bir vakit. Ama gün, alışkanlıkla yürür gider. O cümle kahvenin kokusunda...

Devamını Oku

Kazlar ve Krizler Üzerine

Cumhuriyet Gazetesi Dış Haberler Servisi’nin haberine göre,Kanada Savunma Bakanlığı, Ottawa’daki karargâhı istila eden yerli Kanada kazlarına karşı personeline resmi bir uyarı yayımladı.Talimat kısa ve net:Bir kaz size doğru gelirse panik yapmayın, kollarınızı yukarı kaldırın, göz teması kurarak yavaşça geri çekilin.Bir...

Devamını Oku