Ebru Bozcuk
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Lilith efsanesi

Lilith efsanesi

Kadınların özgürlük ve eşitlik mücadelesi olarak tanımlanan feminizmin ortaya çıkışı 18.yy.'a dayansa da esasında çok daha eskilere ait olduğunu bize gösterecek bir karakter var. Adı LİLİTH...

featured
Player Alanı

Kadınların özgürlük ve eşitlik mücadelesi olarak tanımlanan feminizmin ortaya çıkışı 18.yy.’a dayansa da esasında çok daha eskilere ait olduğunu bize gösterecek bir karakter var. Adı LİLİTH…

Onun için sorulacak şu sorunun cevabı herkes için farklı olabilir.

Lilith tarihin ilk kötü karakteri mi yoksa ilk feministi mi?

Temeli Sümer, Babil ve Yahudi efsanelerine dayanan bir karekter o.

Hristiyan ve Yahudi efsanelerinde, filmlerde, kitaplarda, fresk ve ikonalarda, uzun dalgalı kızıl saçları, kehribar rengi gözleri, bembeyaz teni ve zarif bedeniyle Adem’in ilk eşi olarak tasvir edilir LİLİTH.

Modern yorumlarda baskı görmeyi reddeden, kendi kaderini çizen ilk feminist figür ve karanlık dişil güç olarak görülür.

Efsaneye göre ki Musevi medeni kanununun “Yaratılış” kısmında bahseder, Hz. Adem’in Havva’dan önce topraktan yaratılan ilk eşidir.

Adem ile eşit olduğunu savunduğu ve itaat etmeyi reddettiği için cennetten ayrılarak düzene başkaldıran ilk kadın karakterdir.

Adem gibi topraktan yaratıldığını ve onunla eşit haklara sahip olduğunu savunur. Bu dayatmalara razı gelmeyip cenneti terk eder.

Efsaneye göre cennetten çıktıktan sonra şeytan ile birleşmiş ve çocuk ölümlerine neden olan, geceleri görülen “dişi iblis” olarak tasvir edilmiştir. İşte buna, tarihte itaat etmeyen kadına vurulan ilk darbedir diyebiliriz.

Lilith ‘in dönmeyeceğinden emin olan Tanrı, bu sefer itaatkar olsun diye Adem’ in kaburga kemiğinden Havva’yı yaratır. Sonra Lilith iblis kılığında cennete girer ve onları yasak elmayı yemeğe ikna ederek cennetten kovulmalarını sağlar.

Bu efsane özellikle Rönesans dönemi eserlerinde bolca tasvir edilmiştir.
Tüm bu hikayenin günümüzde bile savaştığımız onlarca şeyin temelini oluşturduğu ortada.

Kendi yolunu çizmek isteyen, otoriteye karşı gelen, kendi istekleri için çabalayan kadınlar varoluştan bu yana “AYRIK OTU” olarak anılıyor.
Hatta geri kalmış toplumlarda taşlanıyor, kırbaçlanıyor, recm ediliyor.
Sisteme uyması istenen kadına;kocana koşulsuz şartsız itaat et, icat çıkarma, çok konuşma, razı ol, idare et, dayan sözleriyle özel bir hapishane yaratılıyor.

Günümüzde de değişen hiç bir şey yok esasında. Gitmek isteyen kadın kocası tarafından bıçaklanıyor, kurşunlanıyor, işkence ediliyor.

Kadını bir şeytan olarak tasvir etmek ataerkil sistemin mayasında var sanki. Tüm dini metinlerin erkekler tarafından yazıldığı aşikar. Şayet bu metinler bir kadının elinden çıksaydı eminim yaşadığımız dünya çok daha adil bir yer olacaktı.

İster çok tanrılı dinlerde ister tek tanrılı dinlerde olsun, yaratılış sırası önce erkektedir. Bütün tek tanrılı dinler kadını 2.sınıf olarak görür. Çünkü hepsi ataerkil zamanda çıkmıştır ve erkeğin bilinç altında hasıl olan “kadın korkusunun” dışa vurumudur.

Oysa insanlığın ilk zamanı anaerkildir. Şaman köklerimize baktığımızda, Pagan döneme ait kadın figürlerinin ne kadar güçlü ve özgür olduğu ortadadır.

Galiba bütün mesele cinsiyet gözetmeksizin “İNSANERKİL” olabilmektir… Kadın ve erkek elbette farklı canlılardır fakat birinin diğerini doğuştan getirdiği bir ayrıcalıkla ezmesi kabul edilemez.

Kadının varoluş mücadelesi yıllardan beri süregelmektedir.

Her gün binlerce kadın dünyanın bir yerlerinde, özellikle bizim gibi doğu ülkelerinde, eşit maaş alabilmek, sokaklarda korkmadan yürüyebilmek, kendi giyimine karar verebilmek, istediği zaman kürtaj olabilmek, mutsuz olduğunda boşanabilmek, dayak yememek, öldürülmemek, şiddete uğramamak ve bunun gibi daha bir çok şey için canhıraş mücadele etmeye devam ediyor.
Ne yazık ki sevgili Duygu ASENA ‘nın dediği gibi buralarda KADININ adı hala yok…

Kadının ötekileştirildiği, yok sayıldığı, değersizleştirildiği toplumların ne vaziyette olduğu hepimiz için aşikar. Sadece bu tarafından bakıldığında bile aydınlanma çağı yaşanabilir.

Lilith gerçekten kötü müydü yoksa ondan sonra gelecek olan diğer kız kardeşleri gibi kendi yolunu çizmek, hayatını istediği gibi kurmak isteyen bir kadın mıydı bilinmez fakat aradan yüzyıllar geçmiş olsa bile ne kadının özgürlük savaşı ne de bunun için ödediği bedeller değişmiyor.

Kadın hala adsız bir kahraman olarak yaşamaya devam ediyor ve LİLİTH hepimiz için yukarılarda bir yerden “sakın pes etme” diyor…

Lilith efsanesi
+ -
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.