Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisine katılan eski İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Tolga Akalın’a düzenlenen törenle parti rozeti taktı. Ağıralioğlu, burada ayrıca gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Görevden uzaklaştırılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yerine Belediye Meclisi’nde yapılan oylama sonucu AKP’li Şahin Biba’nın başkanvekilliğine seçilmesine ilişkin Ağıralioğlu, şunları söyledi:
“Sandıkta milletin iradesine saygı duymak zorundadır siyaset. Sandıkta alamadığınızı belediye encümenleri marifetiyle almak, millet iradesine saygısızlıktır. Sandıkla alınmış belediyeleri, sonrasında yargı süreçlerinin size sağladığı imkânla belediye encümenleri üzerinden almaya kalkmanız, ‘memleketi tek cephe yapacağız’ diye başladığınız, güya ‘teröristsiz Türkiye’ gündemindeki sözlerinizi bile boşa düşürecek mahiyettedir.
PKK’lılarla memleketi tek cephe yapacağız diye görüşüp, CHP’lilerle cepheleşmek ve bu cephe siyasetinizi, yargının size sağlamış olduğu alanı belediyelerde size verilmemiş oyların gasbedilmesine dönüştürmeye çalışmanız, memleketi cephe siyasetinde birleştirmeye değil, bölmeye taşımaktır. Cumhurbaşkanımız, eğer AK Parti Genel Başkanı olarak memleketi bu cepheleşmeden kurtarmak istiyorsa, yapması gereken şudur: Cumhurbaşkanlığı makamına yaslansın, AK Parti Genel Başkanlığı makamından konuşmasın bu mevzuda.
Cumhurbaşkanlığı makamından onu şöyle derken duysun CHP’liler, ‘Biz yolsuzluk soruşturmalarına karışmıyoruz. Yolsuzluk soruşturmaları vesilesiyle doğan avantajı partimiz lehine kullanmayı millet iradesine saygısızlık sayıyoruz. Böyle bir hakkımız kanunen olsa bile, böyle bir imkânımız bize doğsa bile, bunun yapılmasını belediye başkanlığı seçiminde tercihini bu şekilde kullanmış millete saygısızlık sayıyoruz.’ Doğru olan budur.”
“BU DURUM, CHP’NİN KENDİ GÜNDEMİDİR”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “ara seçim” talebine ilişkin de konuşan Ağıralioğlu, şöyle devem etti:
“Bu ara seçim gündeminde, milletvekili istifalarının yüzde 5 rakamının tutturulmasına yönelik bir gündem var. Bu gündemle alakalı bizim pozisyonumuzun, durduğumuz yerin şöyle bilinmesini istiyoruz: Eğer illa seçim yapılacaksa, mecrasında ve zamanında yapılmalıdır. Çünkü mecrasından çıkarılmış bir memlekette, mecrasına oturtmak için gösterdiğimiz gayretleri oldu bittiye getirmeyi, millet iradesine bu anlamda da hürmetsizlik sayıyoruz.
Muhalefet partileri, haklı olarak, ‘Ana muhalefet partisi olarak bizim cumhurbaşkanı adayımız cezaevinde. Bu nedenle süreci bu şekilde yönetmeye karar verdik’ diyebilir. Bu sürecin, onay gerektiren istifaların Meclis’te onaylanması nedeniyle, yeni bir siyasi tartışma alanı başlatma ihtimali de bulunmaktadır. Bu tartışma, memleketin esas gündeminden kopmasına yol açabilir. Bu nedenle bu durum, CHP’nin kendi gündemidir. Anahtar Parti olarak bizim yaklaşımımız, siyasetin mecrasında, zamanında ve yerli yerinde yapılması, her şeyin olması gerektiği şekilde yürüdüğü bir memleket anlayışıdır.”
Ağıralioğlu, eski İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Tolga Akalın’ın Anahtar Partisi’ne geçmesine ilişkin de “Geçmişte beraberdik, bugün de beraberiz. Sayın Tolga Akalın, hassasiyetini ve koordinatlarını ifade etmeye çalıştığım bu gayretin omuz vereni, gözünü ufka dikeni, bu uğurda mücadele etmeye söz vereni olarak bugün bize kuvvet verdi. Milleti adına hoş geldi, sefa geldi. Devleti, hak ettiği gücü bulsun diye geldi, devleti adına hoş geldi, sefa geldi. Çocukları kaygılı bir ülkenin bu kaygılarından kurtulmasını isteyen, milletin evlatlarına geldi. Bereketli bir memleketi ayağa kaldırmak için geldi. Hoş geldi, sefa geldi” dedi.
Tolga Akalın, rozet takdiminin ardından şunları söyledi:
“Bugün Türk siyasetinin yaş almışları, saygıdeğer büyüklerimiz, siyasi bütün donanımlarını bu soğuk savaş döneminde elde ettiklerinden dolayı Türkiye siyasetini bu soğuk savaş usul ve prensipleri üzerinden yönetiyorlar. Kurdukları tahterevalli modelinde, kurdukları; daha iyinin değil, daha kötünün tartışıldığı bir politik nizamın ne yazık ki tarafları oluyorlar. Şimdi Anadolu’dan yeni bir ses yükseliyor. Uzun yıllar bir başka zeminde beraber mücadele ettik. Türk siyaseti yeni bir dönemle tanışacak.
Bu soğuk savaş neslinin milleti konsolide eden bu tahterevalli düzeni üzerinden, milletin değerleri üzerinden milleti çatıştırarak yönetmeye çalışan siyaset dili ve dönemi bitecek. Gelecekte sizinle omuz omuza mücadele etmekten ve edecek olmaktan dolayı iftihar ediyorum. Sinenizde bana verdiğiniz yerden dolayı her birinize şükranlarımı ayrı ayrı ifade ediyorum.”

