AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Ar-Ge ve Eğitim Başkanı Mustafa Şen, AKP Kütahya İl Teşkilatı tarafından düzenlenen Daraltılmış İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda ‘fon’ kriziyle ilgili konuştu.
“Terörsüz Türkiye” adı altında yürütülen sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şen “Biz çok büyük bir sorunu hallediyoruz, Türkiye olarak, Cumhur İttifakı olarak, AK Parti olarak, MHP olarak, Cumhur İttifakı’nın diğer ortakları olarak. Terörsüz Türkiye meselesini hallediyoruz. Terörsüz Türkiye, terörü bitirdik Allah’ın izniyle” derken sözü daha sonra sermaye piyasalarında açığa çıkan büyük ‘fon’ vurgununa getirdi.
“Tam bunu böyle halletmişken başımıza bir fon krizi patladı” diyen Şen, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Allah ıslah eylesin. Bir kısım insanlar büyük bir yanlış yaptılar. Bir insan kendine bu yanlışı yapar da Tayyip Erdoğan’a böyle bir yanlış yapılamaz arkadaşlar. Bu bizi çok yaraladı. Fakat cumhurbaşkanımızın da çok açık ve net ve keskin ve kesin bir şekilde belirttiği üzere, buyurduğu üzere, ‘Milletin parasına, milletin olana el uzatanı yaptığının karşılığı en ağır şekilde verilecek.’ Fakat bu pat diye bir günde olmaz. Yine cumhurbaşkanımızın ifadesiyle, ‘Cerrah titizliğiyle’ olmak zorunda. Çünkü normal piyasasında, normal işlemini yapan insanların isimlerinin ve şahsiyetlerinin lekelenmemesi gerekir.”
“O OPERASYON YAPILACAK”
Fon konusunda suç işleyenlerin en ağır şekilde cezalarını alacağını iddia eden Şen sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu ayrımlara dikkat ederek ama işin sonunda, mutlaka o suç işleyenlerin de cezasının en net bir şekilde, en ağır şekilde verileceği bir süreçteyiz. Burada milletin malına el uzatanın affı söz konusu olamaz. Benim malıma el uzatırsa ben affedeyim, sizin malınız olsa siz affedin ama milletin malına el uzatılmışsa cumhurbaşkanımız şöyle ifade etti, hatırlayınız: ‘Bu durumda biz, kol kırılır yen içinde kalır diyemeyiz. O kol orada kalırsa kangren olur, kesilir. Kesilmezse, vücudu kangren eder.’ Yani vücudu öldürür. Dolayısıyla o günü geldiğinde, o operasyon yapılacak. Bunun için de elbette ki, biz hukuk devletiyiz. Bu işler mahkemelerin yürütmesi gereken şeylerdir. Siyasetçilerin ve gazetecilerin ya da sosyal medya fenomenlerinin değil. Biz takibimizi yapacağız, medya takibini, denetimini yapacak, biz siyasi ve idari olarak yapılması gerekenleri yapacağız, yaptık da. Ama asıl mesele hukuk meselesidir. Bunu mahkemeler bağımsız ve tarafsız Türk mahkemeleri yapacak, yapıyorlar da. Onlara kolaylık diliyorum. Bundan sonra da umarım bir daha böyle şeyler olmaz. Onlar kendileri ders alırlar, onları görenler de ders alırlar.”
