Kanser Araştırmaları Enstitüsü ve Imperial College London tarafından yürütülen geniş kapsamlı çalışma, tıp dünyasında alarm zillerinin çalmasına neden oldu. Araştırma sonuçlarına göre, özellikle bağırsak ve yumurtalık kanseri başta olmak üzere toplam 11 kanser türü, genç yetişkinler arasında geçmişe oranla çok daha yaygın görülmeye başlandı.
KLASİK NEDENLER YETERSİZ KALIYOR
Bilim insanları, bu artışın ardındaki nedeni tam olarak saptayamasa da obezite oranlarındaki artışın bir faktör olabileceğini belirtiyor. Ancak şaşırtıcı olan; sigara kullanımı, alkol tüketimi ve kırmızı et tüketimi gibi kanseri tetiklediği bilinen alışkanlıkların bu yaş grubunda sabit kalmasına veya iyileşmesine rağmen vakaların artması. Bu durum, artışın arkasında henüz tam keşfedilememiş çevresel veya biyolojik nedenler olabileceğini gösteriyor.
DÜNYADA ÖLÜM NEDENLERİNDE İKİNCİ SIRADA
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre bağırsak kanseri (kolorektal kanser), dünya genelinde en yaygın üçüncü kanser türü ve kansere bağlı ölümlerin en büyük ikinci nedeni konumunda. 2020 yılında 1,9 milyondan fazla yeni vaka görülürken, 930 bin kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetti.
ERKEN TEŞHİS İÇİN KRİTİK UYARI: DIŞKINIZI KONTROL EDİN!
Birçok vakada erken evrede belirti vermeyen bağırsak kanserinde uzmanlar, bireysel kontrollerin hayati önem taşıdığını vurguluyor. İşte dikkat edilmesi gereken bağırsak kanseri belirtileri:
Dışkıda değişiklik: İshal veya kabızlık gibi rutin değişimlerin 3 haftadan uzun sürmesi.
Kanama: Dışkıda parlak kırmızı, koyu kırmızı veya siyah görünümlü kan.
Ağrı ve Şişkinlik: Karında yumru hissi, geçmeyen şişkinlik veya şiddetli ağrı.
Genel Durum: Açıklanamayan kilo kaybı ve sürekli yorgunluk hissi.
TÜRKİYE’DE TARAMA SİSTEMİ NASIL İŞLİYOR?
Türkiye’de Sağlık Bakanlığı, 50-70 yaş arasındaki vatandaşlara her iki yılda bir ücretsiz dışkıda gizli kan taraması (KETEM, ASM ve TSM’lerde) ve 10 yılda bir kolonoskopi öneriyor. Ancak ailesinde kanser öyküsü olanlar için bu sınır 40 yaşına çekiliyor. Uzmanlar, İngiltere’de ilk kez denenen kişiye özel kanser aşısı gibi yeni teknolojilerin umut verici olduğunu belirtirken, mevcut en iyi korunma yönteminin sağlıklı yaşam ve düzenli takip olduğunu hatırlatıyor.


