11 bin kişilik araştırma: Depresyonda yeni bir alt tipe ilişkin kanıt bulundu

Sidney Üniversitesi araştırmacıları, vücudun biyolojik saatindeki bozulmalarla bağlantılı olabilecek “sirkadiyen depresyon” adı verilen olası bir depresyon alt tipi tanımladı. 11 bin 380 kişinin verilerinin incelendiği araştırmada, ağır, tekrarlayan veya uzun süreli depresyon yaşayan katılımcıların yüzde 23’ü bu grupta sınıflandırıldı. Araştırmacılar, bulguların bağımsız çalışmalarla doğrulanması gerektiğini vurguladı.

Psikiyatri uzmanından açıklama_ 'Her mutsuzluk depresyon değildir'

Depresyonun herkeste aynı biyolojik ve klinik özelliklerle ortaya çıkmayabileceğini gösteren araştırmalara bir yenisi eklendi.

Sidney Üniversitesi Brain and Mind Centre’dan bilim insanları, uyku-uyanıklık döngüsü ve vücudun yaklaşık 24 saatlik biyolojik saatiyle bağlantılı özelliklerin bir arada görüldüğü olası bir depresyon alt tipini inceledi.

“The British Journal of Psychiatry” dergisinde yayımlanan çalışmada bu klinik profil “sirkadiyen depresyon” olarak tanımlandı. Araştırmacılar, çalışmaya katılan 11 bin 380 kişinin 2 bin 604’ünün, yani yüzde 23’ünün belirlenen ölçütleri karşıladığını bildirdi.

SİRKADİYEN DEPRESYON NEDİR?

Sirkadiyen ritim, vücudun yaklaşık 24 saatlik biyolojik zamanlama sistemini ifade ediyor. Uyku ve uyanıklık saatleri başta olmak üzere hormon salgılanması, vücut sıcaklığı ve metabolizma gibi birçok süreç bu ritimle bağlantılı.

Araştırmacılar, bazı depresyon hastalarında biyolojik saatle ilgili bozulmaların yalnızca hastalığın sonucu olmayabileceğini, depresyonun klinik tablosunun önemli bir parçasını oluşturabileceğini değerlendiriyor.

Ancak “sirkadiyen depresyon” halen bağımsız ve uluslararası tanı sistemlerinde kabul edilmiş ayrı bir psikiyatrik hastalık kategorisi değil. Çalışmanın yazarları da bulguların başka gruplarda tekrarlanması gerektiğini belirtiyor.

6 TEMEL ÖZELLİK İNCELENDİ

Araştırmacılar katılımcıları altı sirkadiyen özellikle değerlendirdi.

Bunlar şöyle sıralandı:

Sabahları çok yorgun uyanmak

Depresif dönemlerde normalden fazla uyumak

Akşam saatlerini tercih eden “gece insanı” kronotipine sahip olmak

Uyku zamanının ileri saatlere kayması

Mevsimlere bağlı ruh hali değişiklikleri

Hafta içi ve hafta sonu uyku saatlerinin belirgin şekilde farklılaşması olarak tanımlanan sosyal jet lag

Bu altı ölçütten en az üçünü karşılayan katılımcılar araştırmada “sirkadiyen alt tip” grubuna dahil edildi.

HER 4 KİŞİDEN BİRİ DEĞİL, BELİRLİ DEPRESYON GRUBUNDA YÜZDE 23

Araştırmada, Australian Genetics of Depression Study kapsamında toplanan 11 bin 380 kişinin klinik ve genetik verileri değerlendirildi.

Katılımcıların 2 bin 604’ü, yani yaklaşık yüzde 23’ü sirkadiyen depresyon ölçütlerini karşıladı. Bu gruptakilerin yüzde 80’i kadındı ve ortalama yaş 37,9 olarak hesaplandı.

Ancak bu oran toplum genelindeki her dört kişiden birinin sirkadiyen depresyona sahip olduğu anlamına gelmiyor.

Araştırma ağırlıklı olarak ağır, tekrarlayan veya uzun süreli depresyon yaşayan kişiler üzerinde yürütüldü. Dolayısıyla yüzde 23’lük sonuç yalnızca çalışmadaki bu özel gruba ilişkin bir bulgu olarak değerlendirilmesi gerekiyor.

EN SIK GÖRÜLEN ÖZELLİKLER NELER?

Sirkadiyen alt tip grubunda en sık görülen özellik, depresif dönemlerde normalden fazla uyuma oldu.

Bu gruptaki katılımcıların yüzde 84’ünde fazla uyuma, yüzde 83’ünde sabah belirgin yorgunluk, yüzde 68’inde ise akşam saatlerini tercih eden kronotip görüldü.

Uyku zamanının ileri kayması yüzde 42, mevsimsellik yüzde 41 ve sosyal jet lag yüzde 35 oranında saptandı.

ANTİDEPRESANLARA YANIT DAHA DÜŞÜK BULUNDU

Araştırmanın dikkat çeken bulgularından biri de sirkadiyen özellikler taşıyan katılımcıların bazı antidepresanlara verdikleri yanıtla ilgiliydi.

Katılımcıların kendi bildirimlerine dayanan verilere göre, sirkadiyen alt tip grubunda seçici serotonin geri alım inhibitörlerine (SSRI) ve serotonin-noradrenalin geri alım inhibitörlerine (SNRI) yanıt daha düşük bulundu.

Bu gruptaki katılımcılar aynı zamanda daha fazla ilaç yan etkisi bildirdi. Ancak çalışma kesitsel nitelikte olduğu ve tedavi yanıtları katılımcıların kendi bildirimlerine dayandığı için bulgular doğrudan “bu ilaçlar işe yaramıyor” şeklinde yorumlanamıyor.

IŞIK TERAPİSİ VE MELATONİN GÜNDEMDE

Araştırmacılar, biyolojik saati hedefleyen tedavilerin bu hasta grubu açısından daha ayrıntılı incelenmesi gerektiğini belirtiyor.

Işık terapisi, düzenli uyku-uyanıklık saatleri ve melatonin sistemini hedefleyen yaklaşımlar araştırılan seçenekler arasında bulunuyor. Sidney Üniversitesi araştırmacıları, bu yöntemlerin sirkadiyen özellikler taşıyan kişilerde daha anlamlı olabileceğini değerlendiriyor.

Ancak yayımlanan çalışma bu yöntemlerin sirkadiyen depresyon üzerindeki etkinliğini doğrudan test eden bir tedavi deneyi değil. Bu nedenle söz konusu yaklaşımların yeni alt tip için kesin olarak daha etkili olduğu henüz söylenemiyor.

‘YENİ BİR HASTALIK’ OLARAK KABUL EDİLMİŞ DEĞİL

Çalışmanın yazarları, elde edilen bulguların sirkadiyen depresyonun klinik açıdan yararlı bir alt tip olabileceğini desteklediğini ancak bağımsız araştırmalarda doğrulanması gerektiğini ifade ediyor.

Nature dergisinin araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde de bulguların dikkat çekici olduğu ancak tanı ve tedavi kılavuzlarının değiştirilmesi için daha fazla kanıta ihtiyaç bulunduğu belirtiliyor.

Mobil sürümden çık