1. Haberler
  2. Bilgi
  3. Çizildi ama kurulamadı: Sınırları Belirlenmiş ancak tarihe karışmış hayalet ülkeler

Çizildi ama kurulamadı: Sınırları Belirlenmiş ancak tarihe karışmış hayalet ülkeler

Pan-Arabizm’den Orta Avrupa konfederasyonlarına kadar; ideolojik hırslar, diplomatik pazarlıklar ve iç isyanlar sonucu haritadan silinen 10 büyük siyasi hayalin hikayesi.

featured
Player Alanı

Tarihin geniş koridorları, sadece zaferle sonuçlanmış devrimlerin veya imzalanmış barış antlaşmalarının değil, aynı zamanda hayata geçememiş görkemli ütopyaların, stratejik satranç tahtasında yarım kalmış hamlelerin ve tozlu haritalarda unutulmuş sınırların hikayeleriyle doludur.

Bazıları bir halkın özgürlük arayışının dramatik bir sonucu, bazıları ise imparatorluk hırslarının kağıt üzerindeki yansımaları olan bu devlet projeleri, gerçekleştikleri takdirde bugün bildiğimiz dünyayı tanınmaz hale getirebilirlerdi. Bu “hayalet devletler”, jeopolitik gereklilikler ile insan iradesinin çarpıştığı noktada, tarihin en büyük “ya olsaydı?” sorularını teşkil ederler. İşte vizyoner liderlerin rüyalarından stratejistlerin gizli ajandalarına kadar uzanan, tarihin asla kurulamayan 10 büyük devlet projesinin detaylı incelemesi:

INTERMARIUM (DENİZLER ARASI FEDERASYON)

I. Dünya Savaşı’nın yıkıntıları arasından yükselen Polonyalı devlet adamı Józef Piłsudski’nin en büyük jeopolitik vizyonu olan bu proje, Baltık Denizi, Karadeniz ve Adriyatik Denizi arasındaki devasa coğrafyayı kapsayan çok uluslu bir konfederasyondu.

Polonya, Litvanya, Belarus ve Ukrayna’yı bir araya getirmeyi hedefleyen bu yapı, bölgede yükselen iki devasa tehdit olan Sovyet Rusya ve revizyonist Almanya’ya karşı bir “Üçüncü Güç” merkezi oluşturmayı amaçlıyordu. Piłsudski, bu birliğin sadece askeri değil, aynı zamanda ekonomik ve kültürel bir kale olacağını düşünüyordu.

Ancak milliyetçilik akımlarının yükselişi, Litvanya ile yaşanan sınır ihtilafları ve Batılı güçlerin böylesine büyük bir Orta Avrupa gücünden çekinmesi, bu stratejik derinliği olan projeyi tarihin tozlu sayfalarına hapsetti.

BÜYÜK KOLOMBİYA (GRAN COLOMBIA)

Güney Amerika’nın efsanevi lideri Simón Bolívar, İspanyol sömürgeciliğine son verirken aklında sadece bağımsızlık değil, aynı zamanda parçalanamaz bir birlik vardı. Onun vizyonundaki BÜYÜK KOLOMBİYA, bugünkü Kolombiya, Venezuela, Ekvador ve Panama topraklarını tek bir merkezi otorite altında toplayan dev bir cumhuriyetti.

Hatta Bolívar, Peru ve Bolivya’yı da bu federasyona dahil ederek tüm kıtayı kapsayan bir “And Birliği” hayal ediyordu. 1819-1831 yılları arasında kağıt üzerinde varlığını sürdürse de, bölgesel liderlerin (caudillo) bitmek bilmeyen iktidar hırsları, coğrafi engeller ve ekonomik zorluklar bu birliğin kalıcı bir devlete dönüşmesini engelledi. Bolívar’ın “Denizi kalburla eledik” diyerek dile getirdiği hayal kırıklığı, Güney Amerika’nın bugünkü bölünmüş yapısının temelini attı.

BİRLEŞİK ARAP CUMHURİYETİ (GENİŞLEME PROJESİ)

Cemal Abdünnasır’ın Pan-Arabizm rüzgarları estirdiği 1950’lerde, Mısır ve Suriye’nin birleşmesiyle temelleri atılan bu proje, aslında Fas’tan Basra Körfezi’ne kadar uzanan devasa bir Arap süper gücünün ilk yapı taşıydı. Bu hayali devlete Irak, Ürdün ve Kuzey Yemen’in de dahil edilmesi planlanıyordu.

Projenin amacı, bölgedeki emperyalist etkiyi tamamen kırmak, petrol kaynaklarını ortak yönetmek ve İsrail karşısında tek bir askeri blok oluşturmaktı. Ancak Kahire’nin Şam üzerindeki baskıcı bürokratik tutumu ve yerel subayların egemenliklerini kaybetme korkusu, 1961’de Suriye’nin birlikten çekilmesiyle sonuçlandı. Bu ayrılık, Orta Doğu’da tek bayrak altında toplanma rüyasını bir daha uyanmamak üzere sona erdirdi.

BANGSAMORO (BAĞIMSIZ MİNDANAO)

Filipinler’in güneyindeki Mindanao ve Sulu Takımadaları’nda yaşayan Müslüman Moro halkı, İspanyol ve Amerikan sömürge dönemlerinden beri kendi kaderlerini tayin etme hakkı için mücadele verdi. Planlanan BANGSAMORO devleti, bölgenin zengin doğal kaynaklarını kontrol eden, kendi eğitim ve hukuk sistemine (Şeriat) sahip tam bağımsız bir İslam devletiydi.

1970’lerden itibaren on binlerce insanın hayatına mal olan çatışmaların ardından, uluslararası arabuluculukla tam bağımsızlık talebi törpülendi. Proje, 2019 yılında Filipinler anayasasına bağlı ancak geniş yasama ve yürütme yetkilerine sahip bir “Bangsamoro Müslüman Mindanao Özerk Bölgesi” kurulmasıyla hibrit bir çözüme ulaştı; ancak tam bağımsız bir devlet hayali hala bazı grupların ajandasında kalmaya devam ediyor.

ENİ BRİTANYA (NEW ALBION)

İngiliz denizci Sir Francis Drake’in 1579’da dünya turu sırasında Kuzey Amerika’nın pasifik kıyılarına (muhtemelen bugünkü San Francisco civarı) ayak basıp Kraliçe I. Elizabeth adına hak iddia ettiği bölgedir. O dönemde İspanya’nın Amerika kıtasındaki mutlak hakimiyetine meydan okumak isteyen İngiltere için bu bölge, kıtanın batısında kurulacak bir “İngiliz Krallığı”nın çekirdeği olarak tasarlanmıştı.

Drake bölgeye İngiltere’nin eski ismi olan “Albion” adını vermişti. Ancak İngiltere’nin o dönemdeki deniz aşırı lojistik yetersizliği, İspanyol donanmasının bölgedeki baskısı ve ardından gelen iç karışıklıklar, bu girişimin bir koloni devlete dönüşmesini engelledi. Eğer gerçekleşseydi, ABD’nin batı yakası bugün İngiliz kültürünün çok daha farklı bir versiyonuna sahip olabilirdi.

ARAMASTAN (ASUR DEVLETİ)

I. Dünya Savaşı’nın sonunda Osmanlı İmparatorluğu’nun paylaşımı sırasında, kadim Asur halkı için Yukarı Mezopotamya’da bağımsız bir ARAMASTAN devleti kurulması fikri Milletler Cemiyeti gündemine taşındı. Bugünkü Kuzey Irak, Güneydoğu Anadolu ve Kuzeydoğu Suriye’nin bir kısmını içine alan bu tampon devlet, bölgedeki Hristiyan azınlıkların güvenliğini sağlamayı amaçlıyordu.

Ancak İngiltere ve Fransa’nın bölgedeki petrol yataklarını (özellikle Musul ve Kerkük) doğrudan veya dolaylı kontrol etme isteği, yerel aşiretlerin direnci ve stratejik önceliklerin değişmesi, Asur halkının bu devlet talebinin diplomatik masalarda feda edilmesine yol açtı.

TÜRKİSTAN KONFEDERASYONU

1917 Rus Devrimi’nin yarattığı kaos ortamında, Orta Asya’daki Türk ve Müslüman halklar arasında güçlü bir birlik fikri doğdu. Zeki Velidi Togan ve İsmail Gaspıralı gibi aydınların fikirleriyle şekillenen bu proje; Hive, Buhara ve Hokand emirliklerini tek bir modern, seküler ve federal çatı altında toplamayı hedefliyordu.

TÜRKİSTAN KONFEDERASYONU, Rus emperyalizmine karşı Orta Asya’nın birleşik bir blok olarak direnmesini sağlayacaktı. Ancak Bolşevik Kızıl Ordu’nun bölgeye girmesi ve ardından Stalin’in bölgeyi yapay sınırlar çizerek beş ayrı cumhuriyete (Kazakistan, Özbekistan vb.) bölmesi, bu “Büyük Türkistan” rüyasını imkansız hale getirdi.

MIEDZYMORZE (ORTA AVRUPA BİRLİĞİ)

INTERMARIUM projesinin II. Dünya Savaşı öncesindeki daha kapsamlı ve ekonomik odaklı bir versiyonu olan bu plan; Çekoslovakya, Macaristan, Romanya, Yugoslavya ve Baltık devletlerini kapsayan dev bir ekonomik ve askeri blok öngörüyordu. Hem Nazi Almanyası’nın “Lebensraum” (Hayat Alanı) hırsına hem de Sovyetler’in yayılmacılığına karşı bu “küçük” devletlerin birleşmekten başka çaresi yoktu.

Ancak bu ülkelerin her birinin kendi arasındaki sınır ihtilafları (örneğin Macaristan ve Romanya arasındaki Transilvanya sorunu) ve büyük güçlerin bu birliği sabote etmesi, projenin hayata geçmesini engelledi. Sonuç ise, bu devletlerin tek tek işgal edilmesi ve tarihin en büyük yıkımına uğraması oldu.

BİRLEŞİK AMERİKA DEVLETLERİ (PAN-AMERİKAN KONFEDERASYONU)

Simón Bolívar’ın 1826’da Panama Kongresi’ni topladığında sunduğu bu vizyon, bugünkü Meksika’dan Arjantin’e kadar uzanan topraklarda Avrupa’ya meydan okuyabilecek devasa bir federal yapı öngörüyordu. Bu devlet; tek bir orduya, ortak bir dış politikaya ve sınırları olmayan devasa bir ticaret ağına sahip olacaktı.

Ancak yerel liderlerin kendi küçük iktidarlarını bırakmak istememesi ve o dönemdeki iletişim zorlukları nedeniyle bu devasa güç projesi hiçbir zaman tam anlamıyla hayata geçemedi.

DOĞU AFRİKA FEDERASYONU (EAF)

Kenya, Tanzanya, Uganda, Ruanda, Burundi, Güney Sudan ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ni tek bir egemen devlet altında birleştirmeyi hedefleyen bu plan, kurulduğu takdirde Afrika’nın en büyük, dünyanın ise yüzölçümü bakımından dördüncü büyük ülkesi olacaktı.

Tek bir para birimi ve ortak bir başkent öngörülüyordu. Ancak siyasi rejim farklılıkları ve kabile çatışmaları nedeniyle bu federasyon on yıllardır “planlanma” aşamasından öteye geçemedi.

Çizildi ama kurulamadı: Sınırları Belirlenmiş ancak tarihe karışmış hayalet ülkeler
+ -
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.