1. Haberler
  2. Bilgi
  3. Atını bakan yaptı, senatörleri köle: Kimdir bu Caligula?

Atını bakan yaptı, senatörleri köle: Kimdir bu Caligula?

Halkın sevgilisi olarak tahta çıkan ancak geçirdiği gizemli bir hastalık sonrası Roma’yı kabusa çeviren Gaius Julius Caesar’ın, yani namıdiğer Caligula’nın, sadizm ve narsisizmle örülü dört yıllık sıra dışı hükümdarlığı...

featured
Player Alanı

Asıl adı Gaius olan imparatora, çocukken babasının yanında ordugahlarda giydiği minik asker botları nedeniyle “Caligula” (Küçük Çizme) lakabı takılmıştı. Halkın ve ordunun sevgilisi olan kahraman General Germanicus’un oğluydu. Ancak çocukluğu, ailesinin İmparator Tiberius tarafından katledilmesini izleyerek geçti. Travmalarla büyüyen bu genç adam, MS 37 yılında tahta çıktığında Roma halkı onu bir kurtarıcı gibi selamlamıştı. Caligula, Roma tahtına oturduğunda henüz 24 yaşındaydı ve imparatorluk için taze bir nefes olarak görülüyordu. İlk ayları gerçekten de bir “altın çağ” vaat ediyordu; cömert festivaller düzenliyor, haksız yere hapse atılanları özgür bırakıyor ve halkın sevgisini kazanmak için her fırsatı değerlendiriyordu. Roma sokaklarında meşaleler yakılıyor, kurbanlar kesiliyor ve herkes bu genç adamın imparatorluğu eski ihtişamına kavuşturacağına inanıyordu.

KIRILMA NOKTASI: ÖLÜMDEN DÖNEN BİR ZİHİN VE PARANOYANIN PENÇESİ

İktidarının henüz yedinci ayında Caligula, tüm Roma’yı yasa boğan ağır bir hastalığa yakalandı. Haftalarca ateşler içinde yanan imparatorun sağlığı için tapınaklarda kurbanlar kesildi. Ancak Caligula o yataktan kalktığında, artık eski Gaius değildi. Modern tıp uzmanlarının ensefalit veya ağır bir sinir krizi olarak yorumladığı bu süreç, imparatorun karakterini kökten değiştirdi. Uyandığında çevresindeki herkese, hatta en sadık dostlarına bile nefretle bakmaya başladı. Ölüm korkusu onda devasa bir paranoyaya dönüşmüş, şefkatin yerini saf bir zulüm arzusu almıştı.

‘TANRI KOMPLESİ’ VE ABSÜRD KARARLAR

Hastalık sonrası Caligula, kendisini sadece bir imparator değil, yeryüzünde yürüyen bir tanrı olarak görmeye başladı. Sarayını Jüpiter Tapınağı’na bağlayan köprüler yaptırarak tanrılarla bizzat sohbet ettiğini iddia etti ve kutsal heykellerin başlarını kendi büstleriyle değiştirdi. Bu narsisistik saplantı, sadece dini değil siyasi hayatı da felç etti. En büyük öfkesini ise Roma’nın aristokrat sınıfı olan Senato’ya yöneltti. Onları aşağılamak için en sevdiği atı Incitatus’u konsüllüğe aday göstermesi, aslında bir delilikten ziyade “Siz o kadar vasıfsızsınız ki bir at bile yerinizi doldurabilir” mesajı taşıyan siyasi bir hakaretti.

Caligula’nın aristokrasiye duyduğu nefret, sadece siyasi baskıyla sınırlı kalmadı; Roma’nın en saygın ailelerinin onurunu hedef alan utanç verici uygulamalara dönüştü. İmparatorluk bütçesini tükettiğinde, gelir elde etmek bahanesiyle sarayının bir bölümünü genel eve çevirdiği rivayet edilir. Burada, Roma’nın en yüksek rütbeli senatörlerinin eşlerini ve kızlarını zorla çalıştırdığı, onları aşağılamak ve iradelerini kırmak için bu durumu bir cezalandırma yöntemi olarak kullandığı anlatılır. Bu durum, Roma’nın kadim geleneklerine ve aile yapısına vurulmuş en ağır darbelerden biri olarak tarihe geçti.

Caligula’nın karakterindeki en karanlık yanlardan biri de fiziksel acıdan duyduğu sapkın hazdı. İşkenceyi sadece bir bilgi alma yöntemi değil, adeta bir “gösteri” olarak kurgulardı. Akşam yemeklerini yerken mahkumların işkence görmesini izlemekten keyif aldığı, kurbanlarının acı çekerken çıkardığı sesleri bir müzik gibi dinlediği söylenirdi. Hatta cellatlarına, kurbanın hemen ölmemesi için “Öldüğünü hissedecek şekilde yavaş vur” talimatı verdiği anlatılır. Bu kontrolsüz şiddet eğilimi, onun etrafındaki korku çemberini her geçen gün daha da daralttı.

KANLI BİR VEDA

Caligula’nın dört yıllık kaotik yönetimi, sonunda kendi yakın çevresini bile dehşete düşürdü. Artık hiç kimsenin can güvenliği kalmamıştı. MS 41 yılında, bir tiyatro festivali çıkışında, bizzat korumakla görevli olan Praetorian Muhafızları tarafından bir yer altı geçidinde kıstırıldı. Kendi subaylarının kılıç darbeleriyle hayatını kaybeden Caligula’nın ölümü, Roma’da büyük bir karmaşaya yol açtı. Cesedi alelacele yakılıp gömülürken, Roma halkı bu kısa ama fırtınalı dönemin izlerini silmek için heykellerini yerle bir etti.

Atını bakan yaptı, senatörleri köle: Kimdir bu Caligula?
Yorum Yap