Teknoloji ve dijital dünya, insanların iletişim kurma biçimlerini köklü bir şekilde değiştirdi. Şehir hayatında sosyal bağlantıların azalması ve uzaktan çalışma kültürünün yaygınlaşması, yalnızlık hissini artırdı. Bu duruma çözüm arayan girişimciler, bireyleri fiziksel ortamda bir araya getiren uygulamalar geliştirmeye başladı. Bu uygulamaların amacı, kullanıcıları yabancılarla buluşturup yüz yüze etkileşimler sağlamak ve insanları yalnızlıklarından kurtarmak. Son yıllarda bu tarz platformlar büyük ilgi görmeye başladı.
Şehir hayatının yalnızlığıyla mücadele etmeyi amaçlayan bir uygulama olan Timeleft, dünya genelinde 170 şehirde her hafta altı kişilik akşam yemekleri düzenliyor. Timeleft’in kurucusu Maxime Barbier, uygulamanın özellikle tanışma uygulamalarından yorulan insanlar için farklı bir alternatif sunduğunu belirtiyor. “İnsanlar artık yalnızca romantik ilişkiler peşinde koşmak istemiyor; arkadaşlık ve sosyal bağlar kurmak istiyorlar,” diyor Barbier.
Bu tarz uygulamaların popülaritesi, şehirlerdeki yalnızlık oranlarının yüksekliğiyle de paralellik gösteriyor. Bir araştırmaya göre, dünya genelinde çalışanların %20’si yalnızlık hissediyor. Uzaktan çalışanların ise bu oranı daha da yüksek: %25. Özellikle şehirde yaşayan insanlar, yerel topluluklarıyla daha az bağlantı kurduklarını ifade ediyorlar.