Müzik de bitmiyor sürdürülebilirlik de

1970 yılında katılımcılarına “merhaba” diyen Glastonbury Festivali, İngiltere’nin Somerset kentindeki Pilton yakınlarında yapılan ve beş gün boyunca devam eden bir sahne sanatları etkinliği. Festivalin düzenlendiği alan 1970’lerde Çiftçi Michael Eavis’e ait bir süt çiftliğiydi. Aslına bakarsanız burası hâlâ -artık sir unvanını alan- Michael Eavis tarafından işletiliyor ve aynı zamanda ürettikleri çedar peynirlerinin lezzeti ile de biliniyor. Müziğe dönecek olursam ilk festival, Jimi Hendrix'in ölümünden sonraki gün, iki günlük bir programla düzenlendi ve çok geçmeden katılımcıları oradaki olağanüstü deneyimlerini anlatmaya başladı. Çiftçi (Sir) Michael Eavis'i kendi festivalini başlatmaya teşvik eden ise Bath & West Showground'daki Blues festivali olmuş. KUŞAKTAN KUŞAĞA FESTİVAL O yıl sahneye çıkan sanatçılar arasında Marc Bolan, Keith Christmas, Stackridge, Al Stewart, Quintessence vardı. 1500 katılımcı ve çiftlikten ücretsiz süt dahil 1 Pound’luk biletleri ile ertesi yıl 12 bin kişinin katıldığı bir etkinliğe dönüşen Glastonbury’de yıllar içinde kimler sahne almadı ki: Elton John, Coldplay, Dua Lipa, Lana Del Rey, Guns N’ Roses, The Cure, FatBoy Slim, Miley Cyrus, Chemical Brothers, Katy Perry, Foo Fighters, Radiohead ve nice sanatçı... Festivalde aynı zamanda çocuk oyun alanları da bulunuyor ve neredeyse kendi içinde gelenekselleşen bir yaklaşımı da şu: Eğer ailenle çocukken Glastonbury’e gelmişsen ileride sen de çocuğun olduğunda onunla birlikte festivale gelirsin. Nesiller boyu süren ilgili bir kitle yaratan Glastonbury’nin çevre ile olan ilişkisine gelecek olursam festival “Çiftliği sev, iz bırakma” mottosuyla yıllardır toprağa, hayvanlara ve gezegene gereken değerin verilmesi gerektiğini vurguluyor. Tabii bunu yalnızca sözle yapmıyor, festivalin etki raporundaki veriler de bunu destekliyor.

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Player Alanı

1970 yılında katılımcılarına “merhaba” diyen Glastonbury Festivali, İngiltere'nin Somerset kentindeki Pilton yakınlarında yapılan ve beş gün boyunca devam eden bir sahne sanatları etkinliği. Festivalin düzenlendiği alan 1970'lerde Çiftçi Michael Eavis'e ait bir süt çiftliğiydi. Aslına bakarsanız burası hâlâ -artık sir unvanını alan- Michael Eavis tarafından işletiliyor ve aynı zamanda ürettikleri çedar peynirlerinin lezzeti ile de biliniyor. Müziğe dönecek olursam ilk , Jimi Hendrix'in ölümünden sonraki gün, iki günlük bir programla düzenlendi ve çok geçmeden katılımcıları oradaki olağanüstü deneyimlerini anlatmaya başladı. Çiftçi (Sir) Michael Eavis'i kendi festivalini başlatmaya teşvik eden ise Bath & West Showground'daki Blues festivali olmuş.

KUŞAKTAN KUŞAĞA FESTİVAL
O yıl sahneye çıkan sanatçılar arasında Marc Bolan, Keith Christmas, Stackridge, Al Stewart, Quintessence vardı. 1500 katılımcı ve çiftlikten ücretsiz süt dahil 1 Pound'luk biletleri ile ertesi yıl 12 bin kişinin katıldığı bir etkinliğe dönüşen Glastonbury'de yıllar içinde kimler sahne almadı ki: Elton John, Coldplay, Dua Lipa, Lana Del Rey, Guns N' Roses, The Cure, FatBoy Slim, Miley Cyrus, Chemical Brothers, Katy Perry, Foo Fighters, Radiohead ve nice sanatçı…

Festivalde aynı zamanda çocuk oyun alanları da bulunuyor ve neredeyse kendi içinde gelenekselleşen bir yaklaşımı da şu: Eğer ailenle çocukken Glastonbury'e gelmişsen ileride sen de çocuğun olduğunda onunla birlikte festivale gelirsin. Nesiller boyu süren ilgili bir kitle yaratan Glastonbury'nin çevre ile olan ilişkisine gelecek olursam festival “Çiftliği sev, iz bırakma” mottosuyla yıllardır toprağa, hayvanlara ve gezegene gereken değerin verilmesi gerektiğini vurguluyor. Tabii bunu yalnızca sözle yapmıyor, festivalin etki raporundaki veriler de bunu destekliyor.

Müzik de bitmiyor sürdürülebilirlik de