Şanlıurfa’nın Siverek Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Lisesi’ne giren Ömer Ket isimli saldırgan rastgele ateş açtı. .
16 kişinin yaralandığı saldırıda, Ömer Ket ise intihar etti.
İÇİŞLERİ’NDEN AÇIKLAMA
Konuya ilişkin İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Saldırıda ilk belirlemelere göre 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 polis, 1 kantin işletmecisi vatandaşımız yaralanmış olup, yaralılarımız Siverek Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alınmıştır. Saldırıyı pompalı tüfekle gerçekleştiren şahıs, olayın ardından aynı silahla intihar etmiştir. Olayla ilgili olarak güvenlik birimlerimiz tarafından geniş çaplı inceleme başlatılmış olup, gelişmeler kamuoyu ile paylaşılacaktır” denildi.
CHP’Lİ BAKAN: ‘BİR GÜVENLİK EKSİĞİ OLDUĞU ORTADA’
CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı Murat Bakan, silahlı saldırıya ilişkin, “Bu konu önemli bir konu. Bir güvenlik eksiği olduğu ortada. Bu güvenlik eksiğinin ortadan kaldırılması lazım, derhal. Bu bizim çok uzun zamandır söylediğimiz bir şey, dile getirdiğimiz bir şey. Bir an önce tedbir alınması gerektiği ortada” dedi.
Bakan, şunları söyledi:
“Tabii çok yüreğimiz yandı. İnşallah bir ölüm olmaz, bir can kaybı olmaz. Tüm temennimiz o. Bu, bizim alışık olduğumuz şeyler değil. Amerika Birleşik Devletleri’nde de bu tür saldırılar, okul saldırıları öğrenciler tarafından yapılır. Biz de derdik, nasıl böyle bir şey olabiliyor diye. Yani masum öğrencileri, okulun eski bir öğrencisi saldırıyor. Tabii şunu sorgulamak lazım. Yani o okulların önünde bunu önleyebilecek güvenlik önlemi neden yok?”
“İÇİŞLERİ BAKANI’NDAN RANDEVU İSTEDİK, BEKLİYORUZ”
“Görev yapmış Türk Silahlı Kuvvetleri’nde ve 7 yılı doldurduktan sonra devlet memuru olma hakkı olan uzman çavuşlarımız, uzman erbaşlarımız, sözleşmelilerimiz var. Bunlar görevlendirilebilir. Bunlara da iş, ekmek kapısı olur. Bunlar Irak’ta, Suriye’de, Gabar’da, Cudi’de bu devlet adına mücadele ettiler. Hem de okulların güvenliğini sağlar, tecrübeli personel. Bir kısa eğitimle demiştik. Bununla ilgili bir dönüş olmadı. Sayın İçişleri Bakanı’ndan da geçen hafta pazartesi, bir genel başkan yardımcısı, iki politika kurulu başkanı olarak, biri de Milli Eğitim Politikaları Kurulu Başkanımız Suat Özçağdaş, bir randevu istedik. Aslında yani bu konuşacağımız konuların arasında bu da vardı. Ben hem ‘hayırlı olsun’ diyecektim. Kendisi beni daha önce telefonla aramıştı, bir sosyal medya paylaşımından dolayı. Bugün de az önce aradı. Yine bir sosyal medya paylaşımıyla ilgili bilgi verdi.
Bakanın bu iletişim yönünü takdir ediyoruz. Daha önce biz ne Efkan Ala, ne Süleyman Soylu, ne Ali Yerlikaya’da böyle bir şeyle karşılaşmadık. Kendisine söyledim, yani bir bakanın arayıp bir konuyla ilgili bilgi vermesi. Bilgi verdiği konuda, İsrail Konsolosluğu’na yapılan saldırı ile ilgili ‘dini istismar eden örgüt’ demişti. Ben ‘neden DAEŞ’in, IŞİD’in ismini kullanmıyorsunuz, böyle söylüyorsunuz, politika değişikliği mi var?’ demiştim. Onunla ilgili bir açıklama yaptı. Ben de kendisine söyledim, yani bir randevu talebimiz oluyor, 8 gündür dönülmediğini, bir randevu vereceğini söyledi. Verirse, bu tür konular yani devletin, milleti ilgilendiren, kamuyu ilgilendiren, hepimizin çocuklarını ilgilendiren, ülkenin güvenliğini ilgilendiren, polisin özlük hakları, meslek kanunu neyse tüm bu konularda konuşulur. Biz de Cumhuriyet Halk Partisi olarak destek veririz. Elbette eleştirmemiz gerektiğinde eleştiririz muhalefet olarak. Ama devletin, milletin, kamunun yararına, halkın yararına bir şeyde destek de verebiliriz.”
“ÇOCUKLAR BİZİM GELECEĞİMİZ”
“Şimdi burada 16 öğrencimiz, velimiz, kantin işletmecisi var sanırım aralarında, yaralanmış. Bu konu önemli bir konu. Dolayısıyla bir güvenlik eksiği olduğu ortada. Bu güvenlik eksiğinin ortadan kaldırılması lazım, derhal. Bu bizim çok uzun zamandır söylediğimiz bir şey, dile getirdiğimiz bir şey. Bir an önce tedbir alınması gerektiği ortada. Yani okullar eskisi gibi güvenli değil. Yani bizim çocukluğumuzda öyleydi. Yani bundan 40 sene önce öyleydi.
Ama son iktidarın 2002’den bu yana giderek artan bir güvensizlik ortamı içinde, özellikle devlet okulları ekonomik olarak bunları karşılayacak, güvenlik personeli karşılayacak olanaktan da yoksun. Nöbetçi öğrenci eliyle güvenliği sağlamaya çalışıyor. Dolayısıyla uyuşturucu tüketiminin, organize suç örgütlerinin, yeni nesil çetelerin bu kadar yaygınlaştığı bir dönemde okullarla ilgili ayrıca ekstra güvenlik tedbirleri alınması lazım. Çocuklar bizim geleceğimiz. Önce devlete emanet onlar o okullarda. Devlet önce onların güvenliğini sağlayacak. Ondan sonra onlara iyi bir eğitim verecek.”


