CHP’nin çağrısıyla Bursa’da düzenlenen mitingde binlerce kişi gözaltındaki Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e destek için toplandı
Mitingde konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bozbey’in gözaltına alınmasını siyasi bir süreç olarak nitelendirdi. Özel, Bozbey’in “tehditlere ve şantajlara boyun eğmediği için hedef alındığını” savunarak, “Mustafa Bozbey’in sonuna kadar arkasındayız” dedi.
Özel, Bursa’daki süreci “iradeye müdahale” olarak değerlendirirken, iktidarı sert sözlerle eleştirdi. Bozbey’in geçmiş dönemine ilişkin iddialarla hedef alındığını hatırlatan Özel, bunun bir “kumpas” olduğunu söyledi.
ÖZEL: BOZBEY’İN SONUNA KADAR ARKASINDAYIZ
Kürsüden Bursalılara seslenen CHP lideri Özgür Özel, iktidara “Bugün Mustafa Bozbey gözaltındaysa AK Parti’den gelen tehditlere, şantajlara boyun eğmemiş olması. Aydın’daki topuklayan efe AK Parti’ye sığınmamış olmasıdır. Bozbey, sinseydi bugün bu halde olur muydu? Musta Bozbey bu akşam AK Parti’ye katılmayı kabul etse, kararlar değişir, suçsuz olduğu kabul edilir bir anda özgürlüğüne kavuşur. Bu yalana teslim olmayan, bu baskıya teslim olmayan darbecilerin oyununa gelmeyen Bozbey’in sonuna kadar arkasındayız” diye seslendi.
Özel’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
“Değerli Bursalılar; Cumhuriyete, bu ülkeye, bu bayrağa, Cumhuriyetin kazanımlarına ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten emanet sandığa sahip çıkan, iradesine sahip çıkan, seçtiğine sahip çıkan, seçme hakkına el uzatanlara karşı da dimdik ayakta duran Bursa’yı saygıyla selamlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz.
Bir yıl geçti, bir kuşatmanın altındayız. Bir kumpasla karşı karşıyayız ve darbecilere karşı adalet ve demokrasi mücadelesinin içindeyiz. Sizlerle daha önce Bursa iradesine çıkıyor, sahip çıkıyor mitinginde bir araya geldiğimizde İstanbul’un iradesine sahip çıkıyorduk. Hep beraber Cumhurbaşkanı adayımıza, bir sonraki Cumhurbaşkanımıza ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar yürüyüşüne sahip çıkıyorduk.
Darbeciler durmadılar, yorulmadılar, milletin tepkisini duymadılar, utanmadılar ve darbeyi yurt sathına yaymakta hiç tereddüt etmediler. Antalya’ya, Adana’ya, Adıyaman’a ve yurdun çeşitli bölgelerine bu darbeyi ulaştırmaya, bu darbeyle, bu darbe girişimiyle beraber sürekli insanları korkutmaya, sindirmeye çalıştılar. Sıra şimdi Bursa’ya, Bursa’nın iradesine geldi.
Biz bugün bu tarihi kente, sizlerin, Bursalıların seçtiğine sahip çıkarken, Bursalıların, kimsenin hakkını yemeyen Bursa’nın hakkını yedirmeme iradesine de destek olmaya geldik.
Bugün, bugün Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey gözaltındadır. Yarın sabah saatlerinde dördüncü gün dolacaktır. Kendisi görev yaptığı bu son dönem, büyükşehirdeki dönemle ilgili değil; arada beş yıl aday olarak çalıştığı, çırpındığı dönem de varken 7 yıl öncesinden bir iftira, bir kumpas bularak o Bursa’nın iradesine sahip çıkma… Bursa’nın iradesine el uzatanlar Mustafa Bozbey’i bugün dördüncü gün emniyette tutuyorlar. Yirmi saat süren acımasız, işkenceye varan bir sorguyla onu yormaya, onu teslim almaya, yirmi saat boyunca ifade alarak ona birtakım çelişkiler, yanlışlar yaptırmaya, adeta yorgunluğundan istifade ederek ona kumpas kurmaya çalışıyorlar. Buradan sonra da savcılık aşaması ve daha sonra umuyoruz olmaz ama mahkeme aşaması olacak.
“BOZBEY AK PARTİ’YE GEÇECEK DİYE SÖYLENTİLER YAYDILAR”
Günlerce uykusuz bırakılan, rahatsız edilen ve bir şekilde işkenceyle ona ifade sırasında hata yaptırmaya çalışanların ellerindeki bilgiye, ellerindeki ihbara güvenmedikleri; o iftiranın ne olduğunu, iftiracıların ne olduğunu bildikleri çok açık. Peki bunu niye yapıyorlar? İki yıllık büyükşehir döneminde sürekli ‘Mustafa Bozbey AK Parti’ye geçecek’ diye söylentiler yaydılar. Her seferinde reddetti. Sürekli kendisine hakkında operasyon yapılacağına ilişkin bilgiler ulaştırdılar, huzurunu bozdular. Sonra gelip dolaşıp ‘Ya AK Parti’ye katılacaksın ya hapse atılacaksın’ dediler.
Bugün Mustafa Bozbey gözaltındaysa bunun sebebi AK Parti’den gelen tehditlere boyun eğmemiş olması, şantaja teslim olmamış olması ve Aydın’daki sözde topuklu, topuklayan efe gibi gidip de AK Parti’ye sığınmamış olmasıdır. Buradan vicdanı olan bütün Bursalılara soruyorum: Mustafa Bozbey çağırdıklarında AK Parti’ye gitseydi, tehdit edildiğinde korksaydı, sinseydi ve kendisine güvenmeseydi bugün bu halde olur muydu?
İddia ediyorum, Mustafa Bozbey bu akşam AK Parti’ye katılmayı kabul etse bir anda bütün işleyiş değişir, savcının tutumu değişir, kararlar değişir. Ve bir anda Mustafa Bozbey’in suçsuz olduğu, iftiracıların yalan söylediği kabul edilir ve bir anda Mustafa Bozbey özgürlüğüne kavuşur.
Şimdi bu yalana teslim olmayan, bu baskıya teslim olmayan, bu darbecilerin oyunlarına gelmeyen, onlara boynunu teslim etmeyen Mustafa Bozbey’in sonuna kadar arkasındayız, sonuna kadar arkasındayız!
Burası Bursa. Burada Mustafa Bozbey %47 oy aldı geçtiğimiz seçimlerde. %30’lu oylarla bütün partiler baraj altı kalmışken iktidara gelen, tek başına iktidarı bulan o günden bugüne de iktidarda olanlara soruyorum: Üç kişiden bir kişinin oyu ile geldiniz, memlekette yıllarca iktidar oldunuz. İki kişiden birinin oyunu almış, memnuniyet anketlerinde %65’lere kadar tırmanmış, yaptığı hizmetlerle Bursa’nın gönlüne girmiş, oy vereni pişman etmemiş, vermeyeni pişman etmiş olan birisinin bu dönemine değil de 7 yıl önceden, o güne dair bir iftiracıyla onu içeri atmak, hapsetmek ve sonra meclis çoğunluğuyla 31 Mart 2024 günü alamadığın belediyeyi yani sandıkta alamadığın belediyeyi savcıyla almak, hâkimle almak. Yazıklar olsun sizin demokrasi anlayışınıza!
Bursa bu kumpası görüyor mu? Yapılanı görüyor musunuz? İşte karşınızda, geçmişte hapse girince o mağduriyeti tepe tepe kullanan; aslında geçmişte bir gün bile gözaltına alınmayan, nezarette tutulmayan, tutuklu yargılanmayan, cezası birinci kademede görülünce bile görevinde tutulup Yargıtay’da kesinleşince telefonla hapishaneye davet edilen birisi, bugün daha üzerinde 7 yıl öncesinden bir iftiracının iddiasıyla onu tutuklatmaya ve meclisteki çoğunluğuyla belediye başkanlığını ele almaya, Bursalının vermediği yetkiyi zorbalıkla almaya çalışıyor. İşte rezaletin fotoğrafı budur.
“DİDİK DİDİK İNCELENDİ, HİÇBİR ŞEY BULUNMADI”
Erdoğan’a sesleniyorum: Cuntacısın, cunta başısın, darbecisin denince kızıyorsun. Bu yapılan, bu yapılan nedir? Bugün, bugün cümle alem biliyor ki eğer burada, belediye seçimlerinde belediye meclis çoğunluğu sende olmasaydı bu işe kalkışmayacaktın. Didik didik son iki yıl yapıldı, hiçbir şey bulunmadı. 7 yıl öncesindeki 5 yıllık Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemi didik didik incelendi, hiçbir şey bulunmadı. Buluna buluna bir iftiracı bulundu, bir vakıf üzerinden bir kumpas kuruldu. Şimdi Bozbey hapishaneye, AK Parti Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne.
“BU MİLLET KİMİ SEÇERSE GÖREV ONDADIR”
Buradan, buradan açıkça söylüyorum: Bu millet kimi seçerse görev ondadır. Bu millet kumpasa gelmez. Bu millet iradesini teslim etmez. Kısa sürede bir sonuç alırsın ama günü gelince bu yaptığının hesabını Bursa’ya verirsin. Bunun kurtuluşu yoktur.
Erdoğan’a söylüyorum. Burada, belediye meclisinde çoğunluk sende de neden belediye başkanı sende değil? Çünkü Mustafa Bozbey, iki kişiden birinin oyunu alacak kadar Bursalıların güvendiği, inandığı, tercih ettiği bir isim oldu. Öyle olunca millet bir şey diyor, sen başka bir şey diyorsun. Millet kararım budur diyor, sen ona direniyorsun. Unutma, bu millet ne istersen yapar. Askere çağırırsın gider, evladını istersin verir. Evladı tabutla gelir bayrağa sarılı, vatan sağ olsun der ama Atatürk’ün emaneti Cumhuriyetin kazanımı sandığına el uzattın mı o eli ittirir, buna kalkışana haddini bildirir.
Bu arada bakın kimden bahsediyorum? Neden bahsediyorum? Bu belediye AK Parti’den alındığında 400 milyon dolar borçla alındı. Bunu duyan – duymayan kalmasın. Bugünkü parayla 17,5 milyar lira borç. İki sene geçti, bu borcun yarısı bitti. 17,5 milyar lira borç bırakan AKP bir tarafa… Hem de ‘Silkeleyin bunları, paralarını kesin. İflahlarını kesin, hizmet edemez, maaş ödeyemez, çöp toplayamaz hale getirin’ talimatına rağmen 17,5 milyar lira borcun yarısını ödeyen bir belediyecilik yapmışız.
AK Parti’den kalan SGK borçlarının ve vergi borçlarının… Bakın, borcu bunlar yaptılar; faiziyle birlikte parayı biz ödedik ve tamamı bitti. İki yılda 4 milyar lirayı aşan ulaşım yatırımı yapıldı gözünüzün önünde. 330 bin ton asfalt serildi gözünüzün önünde. 600 kilometre yol kaplandı gözünüzün önünde. Ulaşımda gece seferleri başladı siz istediniz diye. 7 milyar liralık yatırımla 820 kilometre içme suyu hattı döşendi evinizin önünde. 37 su deposu, beş gölet, sekiz sulama tesisi, üç atık su arıtma tesisi yapıldı gözünüzün önünde. 250 bin metrekare yeşil alan kazandırılarak Bursa’daki kişi başına yeşil alan miktarı 12,3 metrekareye çıktı. Karşılaştırma için söylüyorum. Esenyurt’u bunlar aldılar, 25 – 30 yıl yönettiler. Ancak aldık, şimdi kayyımla geri aldılar. Esenyurt‘taki kişi başına yeşil alan yarım metrekaredir; yanı başındaki Ekram Başkan’ın, Murat Çalık Başkan’ın Beylikdüzü’nde 10 metre karedir; Bursa’da Mustafa Bozbey‘in emekleriyle 12,3 metrekaredir.
Soruyorum Bursalılara; Bursa yetmez. Memleketim Manisa’ya soruyorum. Trabzon’a soruyorum, Ekrem Başkan’ın memleketine. Erdoğan’ın Rizesine, Bahçeli’nin Osmaniyesine soruyorum. Sayın Davutoğlu‘nun Konyasına soruyorum. Meral Akşener‘in Kocaelisine soruyorum. Bütün başkanlarımızın memleketlerine teker teker soruyorum. Acaba bu kadar borç ödenip bu kadar hizmet yapılırken yolsuzluk mu yapılmış? Yoksa 400 milyon dolar borç bırakılırken ve sigorta ödenmezken, vergi ödenmezken 17,5 milyar lira borç yapılırken mi yolsuzluk yapılmış? Bir tarafta belediyeyi batıranlar, bir tarafta borcu kapatıp Bursa’yı ayağa kaldıranlar var. O yüzden özellikle Bursa’da CHP’ye değil, AK Parti’ye oy vermiş, MHP’ye oy vermiş ancak bu hizmetleri gören herkese sesleniyorum. Kent lokantaları, 10 binden fazla öğrenciye eğitim desteği, dokuz yeni ‘B Cafe,’ geri dönüşüm malzemeleri ile damla sulama borularının üretimi, 15 milyon metre damla sulama borusunun çiftçiye dağıtılması… Sütünden zeytinine, yerel üreticinin elinde kalan bütün ürünlerin alınıp değerlendirilmesi. Afet Koordinasyon Merkezleri, 42 Mahalle’ye afet istasyonlarının kurulması, kentsel dönüşüm projeleri ve 62 özel gereksinimli bireyin istihdam edilmesi…
“BURSA’DAKİ HİÇBİR VİCDAN, BU ALÇAKLIĞA SESSİZ KALMAZ”
Bunların hepsi AK Partili, MHP’li vatandaşların da gördüğü, belediyemizin tıkır tıkır çalıştığı, borç ödediği, asfalt yaptığı, hizmet ürettiği ve bütün Bursa’nın gördüğü işler. Şimdi bunları durduralım, seçmediklerinizi geri getirelim. Yeniden borç yapsınlar, yeniden israf yapsınlar. Bursa’nın bıktığı işleri tekrar tekrar yapsınlar. Mustafa Bozbey de haksız yere hapiste yatsın… MHP’li, AK Partili Bursalılar; ben sizin Bursa’nın da evladıyım. Bursa’nın damadıyım. Bursalıları bilirim. Bursa’daki hiçbir vicdan bu alçaklığa sessiz kalmaz. Hiçbir vicdan sessiz kalmaz. Şimdi Mustafa Bozbey‘in benden bir isteği vardı. Diyordu ki ‘Nisan ayında bir gün gel, Genel Başkanım. Çünkü çok açılışım birikti. Bu açılışları birlikte yapalım.’ Geçen gün haber yollamış avukatlarıyla, demiş ki ‘Genel Başkan nisan ortasında gelecekti, açılış yapacaktık. Ama beni aldılar, içeriye koydular. Ne olur, ne olmaz. Bir suçum yok. Ama sırf belediyeye çökmek için gelip de beni tutuklarlar, sonra da 3-5 ay yatarlar, sonra da çıkıp benim yaptığım işleri kendileri yapmış gibi anlatırlar. Açılış yaparlar. Genel Başkanım gelsin, ben buradayım. O orada. Açılışı yapsın, Bursalı kimin hizmet yaptığını görsün, kumpasa teslim olmasın.
“TARİHE BÖYLE GEÇSİN”
Bugün Mustafa Bozbey’in açılış için beni beklediği 29 hizmetin açılışını yapacağız. Bu otobüsün üstünde 103’üncü kez iradeye sahip çıkıyoruz. Şiirler okuduk, şarkılar söyledik. Gün oldu ağladık. Gün oldu gülümsedik. Ama bu da nasipmiş ki dünya siyaset tarihinde ilk kez hizmetleri yapan polis tarafından sorgudayken, savcı sorgusu beklerken, gecenin bir yarısında, ama hizmeti alanlarla birlikte toplu açılış töreni yapıyoruz. Bu da tarihe böyle geçsin. Bize bunu yaptıranlar, yaptıklarından utansınlar. Bursa da bu hizmetlerle gurur duysun. Şimdi Çınarcık İçme Suyu Arıtma Tesisi’nde ilk suyu veriyoruz. BUSKİ Genel Müdürü Ercihan Subaşı, Genel Müdür Yardımcısı Ali Elper Makam oradalar, 2,7 milyar liralık yatırımla şimdi Bursa Çınarcık İçme Suyu Arıtma Tesisi’ni açıyoruz.
Çınarcık İçme suyu Arıtma Tesisi’nin ilk suyunu hep birlikte verdik. Nilüfer Balkan Parkı, 34 bin metrekarelik bu güzel park Bursa’ya hayırlı ve uğurlu olsun. Parkın videosu görelim. Bursa’ya hayırlı ve uğurlu olsun, bir Balkan göçmeni olarak akrabalarım adına Mustafa Bozbey Başkan’a teşekkür ediyorum. Mudanya İstasyon Caddesi’ni açıyoruz. 5 bin metrekare sahil düzenlemesiyle, 3 bin metrekare yürüyüş yolu, plaj alanları, yeşil alanlara Mudanya İstasyon Caddesi hayırlı ve uğurlu olsun. Toplu araç alımları yapıldı, AK Parti’ye yakın müteahhitlerden filolar kiralamak yerine BUSKİ, BURULAŞ ve itfaiye daire başkanlıklarımız için 23 yeni itfaiye aracı, 12 yeni toplu ulaşım otobüsü, onlarca iş makinası ve saha hizmet araçları Bursa’ya hayırlı ve uğurlu olsun. Kestel Kadın Dayanışma Merkezi ve Kestel’de Bursa Yuvam Merkezini açıyoruz. Kestel ve Bursa’ya hayırlı ve uğurlu olsun.
Değerli Bursalılar, şimdi 29 eser için şöyle devam ediyoruz. Ben eserin, hizmetin ve binanın adını söylüyorum. Hizmetin esas sahipleri ‘Açıyorum’ diye destek veriyor. BUSKİ’deki 16 su deposunu, Orhaneli Atıksu Arıtma Tesisini, Büyükorhan Atıksu Arıtma Tesisini, Doğu Atıksu Arıtma Tesisini, İznik Özekdere Sulama Göletini, Fidan üretim alanını, Gemlik Termal Tesislerini, Atatepe Sosyal Tesislerini, Adatepe Sosyal Tesislerini, Otobüs Kontrol Merkezini, Büyükorhan İtfaiye Binasını, Büyükorhan Düğün Salonunu, Merinos Olgun Gençlik Merkezini, Feyha Çelenk Sanat Kütüphanesini, iki yeni gençlik merkezini, motor sporları merkezini, beş yeni spor tesisini, beş yeni B kafeyi, Bursa satış mağazasını, fabrika silosunu… Bu hizmetlerin her birisi Bursa’ya hayırlı olsun.
Aileye dokunanın elleri kırılır. İstanbul’dan sonra Bursa’daki aileye de dokunanın elleri kırılır, iktidarını da bu millet yıkar. Bursa’nın vermediği yetkiyi hileyle almaktır, kapkaççılıktır. Erdoğan’a sesleniyorum bir kere daha düşün: İstanbul seçimini iptal ettin 13 bin fark vardı 800 binlere çıkardı. Yine aynı şey olacak. Bir yıldır yapmadığınız kalmadı, ama Ekrem Başkan’a yapılanın kumpas olduğunu düşünen %62. Bir yılda bu milleti buna inandıramadın. Bursa’da bunu yaparsan kimi inandıracaksın. Erdoğan’a çağrım şudur ki bu hakimlere savcılara verdiğin talimattan vazgeç, hak etmediğin bir şeye çökmekten vazgeç.
“MİLLET NE DİYORSA O OLACAK”
Tutuksuz yargılama olsun, Mustafa Bozbey yargı önünde yargılansın. Televizyondan yayınlansın, kararı millet versin, Bursa versin, hodri meydan!”
“Eğer bunu dinlemezse, Erdoğan sizin iradenize halel getirirse, Bursa Büyükşehir’e çökmeye kalkarsa, bunun hesabını soracak mısınız? Bunun hesabını soracak mıyız? Bir dahaki seçimde, bir dahaki seçimde bu darbenin bedelini AK Parti’ye en ağır şekilde ödetecek miyiz? Tercih senin Erdoğan. İşte milletin sesi, işte vicdanın sesi, işte senin kulağına fısıldayan o şeytanın sesi. Şeytana uyarsan milleti karşına alırsın kardeşim.”
“Ve, ve buradan şunu söylüyorum: Genç arkadaşlar sesleniyor. Bugün buraya gelmek tarihi bir iştir. Buraya gelmek, mitinge gelmek, otobüsün üstüne çıkmak, elde mikrofonla konuşmak; bu önemli değil. Bu bir partinin genel başkanının görevidir, yapacak. Milletvekillerinin görevidir, yapacak. İl başkanının görevidir, yapacak.
Ama esas ne, biliyor musun? Bugün bu şartlarda kalkıp da evinden buraya geliyorsun ya… Verdiğin oyun arkasında duruyorsun ya… Siyasi bir kapkaça ‘dur’ diyorsun ya… Siyasi yankesiciye haddini bildiriyorsun ya… Sen var ya sen… İşte sen taşıyorsun cumhuriyeti sırtında! Sen taşıyorsun! Sensin hepimizin ümidi! Sensin!
Ve herkes bunu bilsin ki, bu akşam Bursa’dan öğrenecek çok şey vardır. Bu meydana bakıp da şunu herkes görecek: Millettir efendi olan. Esas olan millettir. Millet ne diyorsa o olur, o olacak!”
“BİZİM BAŞIMIZ DİK, VİCDANIMIZ RAHAT!”
Mitinge kendi sesinden bir mesaj yollayan Mustafa Bozbey şunları söyledi: “Aynı kararlılıkla, aynı inatla ve ülkemizin, kentimizin üzerinde dolaşan kara bulutların yakın zamanda dağılacağına olan inancımla sizleri selamlıyorum. Kıymetli yol arkadaşlarım hepiniz hoşgeldiniz. Bugün sizlerle yan yana olamasam da vicdanım, aklım sizinle. Bunu hiç unutmayacağım. Sizlerle aynı yolda yürümekten gurur duyuyorum.
Burada hedef olan bir kişi değildir, burada hedef olan sizin iradeniz, sizin oyunuzdur. Bugün burada demokrasinin sadece sandıkta değil, meydanda yaşatılacağını tüm Türkiye’ye gösteriyorsunuz. Bizim başımız dik, vicdanımız rahat!”
Bozbey’in mektubunun tamamı şu şekilde:
“Umutla ve inatla yola çıktınız, yağmur çamur demeden bu meydana geldiniz. Aynı kararlılıkla, aynı inatla ve ülkemizin, kentimizin üzerinde dolaşan bu kara bulutların yakın zamanda dağılacağına olan inancımla sizleri selamlıyorum. Sevgili hemşehrilerim, Sayın Genel Başkanım, partimizin her kademesinde görev alan değerli temsilcileri, kıymetli yol arkadaşlarım, hepiniz hoş geldiniz. Sizlerle bugün yan yana olamasam da vicdanım, aklım sizinle birlikte. Sizi göremesem de biliyorum ve inanın bunu hiç unutmayacağım. Hepinize çok teşekkür ediyorum. Sizlerle aynı yolda yürümekten gurur duyuyorum.
Çünkü biliyorum, bu meydana İnegöl’den gelsek de istediğimiz adalet, refah ve huzurdur. İznik’ten gelsek de, Yıldırım’dan gelsek de, Kestel’den gelsek de… Biz özgür akan derelerin, şarkı söyleyen gençlerin, değişim isteyen kadınların, güvence isteyen işçilerin, refah isteyen esnafın, fırsat isteyen yeni mezunun, huzur isteyen çiftçinin, gelecek isteyen çocuğun sesiyiz.
Bundan tam 2 yıl önce yine meydanları doldurmuştuk. 31 Mart’ta Bursa’nın iradesi bize bir görev vermişti. Bursa’yı sahiplerine yani sizlere geri verme görevi. Bursa’yı katılımcılıkla yönetmek görevi. Bursa’nın çocuklarının umutlarını büyütme görevi. Şimdi 2 yıl sonra iradenizi çalmaya, yeşerttiğimiz umut fidanlarını sökmeye çalışıyorlar. Şunu herkesin bilmesini istiyorum: Burada hedef olan bir kişi değildir. Burada hedef olan sizin iradenizdir, oyunuzdur. Bugün yapılan sizin seçiminize yapılmış bir müdahaledir. Ve Bursa halkı, benim güzel hemşehrilerim, bugün burada demokrasinin sadece sandıkta değil meydanda yaşatılacağını tüm Türkiye’ye gösteriyorsunuz.
Bizim başımız dik, vicdanımız rahat. Biz ne yaptıysak bu güzel kentin yarınları için yaptık. Artık milletimizin gönlünde yeri olamayanlar bizi ne kadar hedef alırsa alsın hak ve halkımız bizimledir. Hak er ya da geç yerini bulacaktır. Bizim verilmeyecek hesabımız yok, hiçbir korkumuz yok. Karanlıkta kalmış hiçbir işimiz yok. Bursa için hizmetimizi de, hep birlikte verdiğimiz emeği de hiç kimse ortadan kaldıramaz.
Bu yola çıkarken bir sözümüz vardı: İnsanı merkeze koymak, bu kadim kenti hak ettiği geleceğe taşımak. Biz sözümüzü tuttuk. Bugün açılışını yaptığımız her tesise iyi bakın. Bunlar sadece bina değil, bunlar Bursalının bize gösterdiği güvenin karşılığıdır. B kafelerimizi açtık, vatandaşımızın cebini düşünmeden bir araya gelebileceği alanlar oluşturduk. BESAŞ büyümeye devam ediyor, yeni mağazalar açıyoruz, halkımıza ekmeği uygun fiyatta sunuyoruz. Gemlik Termal Tesisi artık hizmette. Kestel’de kadın dayanışma merkezi açılıyor. Gençlik merkezleriyle, spor alanlarıyla gençlerimizin yanındayız. ‘Yeniden Yeşil Bursa’ diyoruz, çınar ağaçlarıyla Bursa’mızı yeşertiyoruz. Fidanlıklarımızla geleceğe nefes oluyoruz. Altyapıda önemli adımlar attık, su yatırımlarını tamamladık, Çınarcık İçme Suyu Arıtma Tesisimiz, Bursa Sevdamız gibi gürül gürül akıyor. Yıllarca çözülemeyen sorunları kısa sürede çözdük. Doğamıza, suyumuza, toprağımıza sahip çıktık. Bursa’mızı daha dirençli hale getirdik. Düşünün, köyüm Özlüce’nin bile arıtması yapılmamıştı, Hamitler’in çöp sızıntıları Nilüfer Çayı’na bırakılmıştı. Bu tabloyu değiştiren biz olduk. Bu ayıbı ortadan biz kaldırdık. Sanatta, kültürde, sosyal yaşamda yeni alanlar açtık. 17 ilçemizin hiçbirini ayırmadık. Çünkü Bursa bir bütündür.
Göreve geldiğimizde devraldığımız borç yükünü planlı bir mali disiplinle yönetirken, aynı anda Bursa’mızın dört bir yanına yatırım yaptık. Kaynakları doğru kullandık. İsraf etmedik. Bizden önceki yönetimin 20 yıl boyunca ödemediği SGK ve vergi borçlarını biz sıfırladık. Planlı ve disiplinli bir şekilde çalıştık. Bursa’nın geleceğini tek başımıza değil, ortak akılla planladık. Özellikle belirtmek istiyorum ki, Bursaspor’umuzun daima yanındayız, her koşulda yanında olmaya devam edeceğiz. Taraftarımız bu büyük değerimize sahip çıksın, her zaman takımımızın yanında olsun. Yarınki maçta da yine biz kazanacağız. İnancımız tam, şampiyonluk yine bu kente gelecek.
Sevgili Bursalılar, Sayın Genel Başkanım, değerli yol arkadaşlarım, emin olun bu bulutlar dağılacak, bu haksızlıklar bitecek, hak er ya da geç yerini bulacak. Sizden tek ricam şu: Umudunuzu kaybetmeyin. Birbirinize sahip çıkın. Çünkü bu kent sizin omuzlarınızda yükseliyor. Bugün burada bir arada olmanız en büyük gücümüzdür. Başta Sayın Genel Başkanım Özgür Özel’e, emeği geçen tüm yol arkadaşlarıma, yüreği bizimle atan herkese teşekkür ediyorum. En kısa zamanda, özgür günlerde, yine bu meydanda kucaklaşmak üzere… Sizleri sevgiyle, saygıyla, inançla ve Bursa aşkıyla selamlıyorum. Gözü ve gönlü Bursa’da olanlara selam olsun.”


