1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Güvenpark’tan Anıtkabir’e yürüyüş: On binlerce kişi Özgür Özel’in çağrısıyla buluştu

Güvenpark’tan Anıtkabir’e yürüyüş: On binlerce kişi Özgür Özel’in çağrısıyla buluştu

CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel'in Ankara Güvenpark'ta yaptığı bayramlaşma çağrısı geniş katılımla karşılık buldu. Konuşması sırasında elektrik kesintisi yaşanan Özel, "Sesimizi asla kesemeyecekler" dedi. Konuşmasının ardından yurttaşları Anıtkabir'e yürümeye davet eden Özel'e on binlerce kişi eşlik etti.

featured
Player Alanı

Seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in bugün bayramlaşma programını yapacağı Güvenpark’ta büyük bir kalabalık toplandı.

CHP Ankara İl Başkanlığı önündeki alanda toplanan kalabalık her geçen dakika büyümeye devam ederken, yurttaşlar “Özgür Gelecek, Özgür Türkiye” sloganları attı.

Özgür Özel ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, saat 13.55 itibariyle Güvenpark’a geldi. Özel, yoğun ilgi nedeniyle kalabalık arasında ilerlemekte güçlük çekti.

Mansur Yavaş’ın konuşması sırasında ise “Hain Kemal” sloganı atıldı.

Konuşmasını “Anıtkabir’e yürüyoruz. Beni, partisini seven, ülkesini seven arkamdan gelsin. Yürüyelim arkadaşlar!” sözleriyle bitiren Özgür Özel Anıtkabir’e yürümeye başladı.

ÖZEL ANITKABİR’DE

Güvenpark’taki yoğun kalabalık Seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in arkasından Anıtkabir’e yürüdü. Yurttaşların Anıtkabir’e girme çabası devam ediyor.

Çevik kuvvet yoğunluk gerekçesiyle Anıtkabir’e girişi kapattı. Edinilen bilgiye göre yurttaşlar parça parça içeri alınacak.

Özgür Özel ve ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın kol kola yürüdüğü anlar kameralara yansıdı.

Özgür Özel ve beraberindeki yurttaşların kalabalığı Anıtkabir’de bu şekilde görüntülendi:

ÖZEL: ‘BU MESELE, TAYYİP ERDOĞAN İLE MİLLETİN MESELESİDİR’

Seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Nazım Hikmet’ten alıntı yaparak konuşmasına başladı.

Özel, Nazım’dan şu kıtayı okudu:

“Arkamızda bir düşman gözü gibi karanlığın yolu,

Önümüzde bakır taslar güneş dolu,

Dostların arasındayız,

Güneşin sofrasındayız!”

Özel’in açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

“CHP, bir partili cumhurbaşkanını yendiği için yapılacak ilk seçimde iktidar olacağı için devleti elinde tutan kötücül bir akıl, CHP’nin iktidar umuduna, Türkiye’de seçimle iktidarı değiştirme umuduna yani Cumhuriyet’in en büyük kazanımı sandığa müdahale etmekte, CHP’nin başına seçilen genel başkanı değiştirip atama yapmaya kalkmaktadır, kayyım getirmektedir.

Bugün iktidar yürüyüşünü tekrar başlatmanın günüdür. Keşke bu mesele parti içi bir mesele olsa. Bu mesele CHP’nin iç meselesi değildir. Bu mesele Recep Tayyip Erdoğan ile milletin meselesidir. Meydan alabileceğini aldı, doldu taştı. Bugün ses sistemi güçlü otobüsümüz yok, telsiz mikrofonumuz yok, evet paramız yok, binamız yok ama siz varsınız.

“BİZ ATANMIŞ DEĞİL SEÇİLMİŞ CHP’YİZ”

Bugün polis tarafından alınan binada, TGRT ile A Haber ile taşımalı cılız kalabalık ile bir meşruiyet arayışı var diğer tarafta milletin ta kendisi var. Bir tarafta ele geçirilmiş bir bina diğer tarafta partisine sahip çıkan milyonlar var. Biz AK Parti’yi tarihinde ilk kez yenen kadrolarız. Biz atanmış değil seçilmiş CHP’yiz.

AK Parti demokratik bir seçimi kazanmayacağını biliyor. Milletin onları istemediğini biliyor ve bu yüzden Türk milletinin iradesine savaş açtılar. Tüm demokratik sistem saldırı altındadır. İktidarı değiştirmek isteyenler saldırı altında. Bu yüzden bu meseleyi CHP meselesi olarak görmeyen tüm siyasi partiler tarihin en doğru yerinde duruyor.

KONUŞMA SIRASINDA ELEKTRİK KESİLDİ

Konuşma yaptığı sırada elektrik kesilen Özgür Özel, kesinti sonrası “Beklediğimizi yaptılar elektriği kestiler. Jeneratör devrede sesimizi asla kesemeyecekler” ifadelerini kullandı.

“HANGİ DELEGEYLE İSTİYORSANIZ DERHAL KURULTAY YAPIN”

Özel, konuşmasına şöyle devam etti:

“İktidar yürüyüşünden asla vaz geçmeyeceğim. Bu millet Türkiye’nin kurucu partisine sahip çıktı bundan sonra da çıkacaktır. Bugün burada 21 Mayıs darbesinden sonra buraya gelenler tarihi yazmaya gelmiştir. Bu meydanın küsuratı bile orada yok. Bu meydan tarihin ta kendisi. Diplomasız Erdoğan, mazbatasız genel başkan istiyor buna izin vermeyeceğiz.

Derhal kurultay yapılmalıdır. Hangi delegeyle istiyorsanız derhal kurultay yapın. CHP atama kabul etmez.

Genel başkanın kim olacağına 2 milyon CHP üyesi karar versin hadi. Oradan çıkan isimle kurultaya gidelim. CHP’de genel başkanlık için ön seçim istiyorum. Sözüm söz eğer bu seçimde yüzde 85’in altında oy alırsam göreve talip olmayacağım.”

TGRT’YE TEŞEKKÜR EDEN POLAT’A GÖNDERME

Kemal Kılıçdaroğlu’na yakınlığı ile bilinen CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, canlı yayında TGRT’ye teşekkür edip “Bu süreçteki emeklerinizden dolayı size ve sizin ekibinize özellikle teşekkür etmek istiyorum. İyi ki varsınız…” ifadesini kullanmıştı.

Özel, Polat’ın tepki çeken açıklamasına yönelik, şunları kaydetti:

“Canlı yayında TGRT’ye teşekkür etmek dünyanın en ayıp işi. Bu partinin vekil yaptığı birisi TGRT’ye katkılarınız unutulamaz diyor. Bu sözü söyleyen nasıl CHP’li olabilir. O gün İmamoğlu’na oy verirken onlara TGRT hırsızlara sahip çıkıyorsunuz dedi. Bugün o TGRT’ye teşekkür ediyor.”

YAVAŞ’A DESTEK AÇIKLAMASI VE MÜCADELE VURGUSU

Mansur başkan bugüne kadar ne adım attı ne açıklama yaptıysa bilgim dahilinde. Bundan sonra da ne yapacaksa birlikte yapacağız.

Ben demokrasiye sahip çıkan tüm sendikalara tüm partilere ve sivil toplum örgütlerine yürekten teşekkür ediyorum. Vakit birleşe birleşe kazanma ve iktidarı alma vaktidir. Ya teslim olacağız onlar kazanacak ya da teslim olmadan biz kazanacağız.

ÖZEL, KİTLE İLE BİRLİKTE ANITKABİR’E YÜRÜYOR

Konuşmasının ardından halkı yürüyüşe davet eden Özgür Özel, şu ifadeleri kullandı:

“Otobüs dönene kadar kıpırdamayın, otobüsten iniyorum, benim peşimden Anıtkabir’e yürüyoruz. Beni, partisini seven, ülkesini seven arkamdan gelsin. Yürüyelim arkadaşlar!”

“İLK DEFA BİR UMUT DOĞDU, İKTİDARI DEĞİŞTİRME UMUDU…”

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konuşmasında şunları kaydetti:

“Kıymetli hemşehrilerim, öncelikle hepinizin bayramını en içten dileklerimle kutluyorum. Bayramlar kırgınlıkların azaldığı, dayanışmanın güç kazandığı, insanların birbirini daha iyi dinlediği ve ortak değerlerde buluşabildiği müstesna zamanlardır. Bayram birliktir, dayanışmadır, aynı sofrada bir araya gelebilmektir. Farklılıklarımıza rağmen ortak bir geleceğe inanabilmektir. Tam da böylesi günlerde ülkemizin ve partimizin içinden geçtiği sürece ilişkin bazı hususları paylaşmayı bir sorumluluk olarak görüyorum. Bizler 2019 yılında göreve geldikten sonra, 25 yıllık bir yerel yönetimlerden sonra…

Bizler 2019 yılında göreve geldikten sonra, 25 yıllık bir yerel yönetimlerden sonra yapacağımız faaliyetlerle nasıl bir yönetim sisteminin mümkün olabileceğini, ülkenin yolsuzluk yapılmadan da yönetilebileceğini ispat etmek ve ancak bu yolla da iktidarın değiştirilebileceğine inanarak çalıştık. Ancak bildiğiniz gibi2023’te yapılan seçimlerde umduğumuz sonucu alamadık. Daha sonra yapılan seçimlerde partide bir değişiklik oldu ve yerel seçimlerden sonra parti ilk defa yüzde38 gibi bir oya ulaştı, çok sayıda belediye kazandık. Ankara’da da sizlerin desteğiyle yüzde 60’ın üzerinde bir oy alarak yaptığımız çalışmaların onaylandığını gördük. Şimdi bize düşen; bu kadar ekonominin kötü olduğu zamanda, insanlar neredeyse yiyecek ekmek bulamazken, iş bulamazken, öğrenciler gelecekten umudunu kesmişken ilk defa bir umut doğdu, iktidarı değiştirme umudu. Yerel yönetimler vasıtasıyla da daha iyi bir yönetim yapılabileceği konusunda insanları ikna ettik.

“BU GİRİŞİMLER TÜRKİYE’NİN DEMOKRATİK BİRİKİMİNİ HEDEF ALMAKTADIR”

Ve ben bütün konuşmalarında şunu söyledim: Yukarıdan aşağıya bu yönetimin değişmesini isteyen, iktidarın değişmesini isteyen, hukukun üstünlüğüne inanan, demokrasiye inanan herkesin bir araya gelmesini ve bir yumruk gibi olmasını istedim. Bunun sonucunda da iktidarı değiştirip yeniden parlamenter sisteme, hukukun herkesin güvendiği bir şekle dönüştürülmesine ve Avrupa’daki bütün insanların hakkı neyse, insanca yaşama hakkına kavuşması ve bu yönde çalışmalar yaptık. Ortaya bir umut çıktı, iktidar da bunu gördü. Ve bunu görünce partiyi bölmek için çalışmalara başladı. Sonuç itibarıyla… Sonuç itibarıyla hem belediyelere yapılan operasyonlar hem de itibarsızlaştırma çalışmaları, partiyi bölme çalışmaları… Bugün bu nedenle bazı hususları paylaşmayı bir sorumluluk olarak gördüğüm için buradayım. Bu insanların değişim umudu, geleceğe bakma isteği ve ülkenin yeniden ayağa kalkacağına dair inancı, daha güzel bir ülkede yaşama umudu, gençler için, emekliler için daha güzel bir ülkede yaşama umudu, benim kişisel vefa duygumun çok çok üzerindedir. Ben daha önce de bu konudaki fikrimi açık açık söylemiştim. İnsanların umudunu tüketecek bir durumda bulunmaktansa, siyaseti dahi bırakacağımı söyledim. Bize… Bizim… Bizim insanların umudunu… Bizim insanların umudunu yeşertmemiz gerekir, onların umudunu tüketmemiz değil. Çünkü önemli olan bu toplumun geleceğidir.

Bizler Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu yüz yıllık bir partinin birlik ve bütünlüğünü savunduk. İçinde bulunduğumuz süreçte de aynı kararlılıkla savunmayı sürdürüyoruz. Çünkü… Cumhuriyet Halk Partisi sıradan bir parti değildir. Bu ülkenin kurucu iradesidir. Demokrasi mücadelemizi nen temel taşıyıcı unsurlarından biridir. Bu nedenle Cumhuriyet Halk Partisi’ni zayıflatmaya, itibarsızlaştırmaya ve iç tartışmalar üzerinden yıpratmaya yönelik her girişim yalnızca partiyi hedef almamaktadır. Bilelim ki bu girişimler Türkiye’nin demokratik birikimini hedef almaktadır. Cumhuriyetin değerlerini hedef almaktadır. Toplumsal umudu hedef almaktadır.

“RESMİN BÜYÜĞÜNÜ HEPİMİZ GÖRMEK DURUMUNDAYIZ”

Değerli hemşehrilerim, bu ülke kolay şartlarda kurulmadı. Bu cumhuriyet, savaş meydanlarında verilen mücadelelerle, yokluk içinde gösterilen fedakarlıklarla ve milletimizin ortak emeğiyle inşa edildi. Birlik ve bütünlük vurgusunu ısrarla yapmamızın temel nedeni de budur. Buradan yalnızca Cumhuriyet Halk Partililere değil; demokrasiye, hukuk devletine ve millet iradesine inanan herkese çağrıda bulunuyorum. Çünkü bugün ihtiyaç duyduğumuz şey birbirimizi zayıflatmak değil, ortak demokratik zemini güçlendirmektir. Farklı düşünebiliriz, farklı geleneklerden geliyor olabiliriz. Ancak hepimizin ortak sorumluluğu hukuku savunmak, demokratik kurumları korumak ve millet iradesine sahip çıkmaktır. Türkiye’nin ihtiyacı parçalanmış bir muhalefet değil; birbirinin varlık hakkına saygı duyan, ortak değerlerde buluşabilen bütünleşik bir demokrasi anlayışıdır. Çünkü bu konu artık partilerin konusu olmuştur. Mesele çocuklarımızın nasıl bir ülkede yaşayacağı meselesidir. Birlikte hareket etmezsek yalnızca bugünü değil, geleceğimizi de kaybetme riskiyle karşı karşıya kalırız. Hatta torunlarımız bile asla bizi affetmeyecektir. Resmin büyüğünü hepimiz görmek durumundayız. Türkiye’de siyaset alanı daraltılıyorsa, demokratik kurumlar yıpratılıyorsa, seçilmiş iradeler tartışmalı hale getiriliyorsa, hukuk siyasetin konusu haline dönüştürülüyorsa, toplum kutuplaşma üzerinden yeniden şekillendirilmeye çalışılıyorsa… Bu durum doğrudan doğruya Cumhuriyet rejimine yönelmiş bir müdahale niteliği taşımaktadır. Benim duruşum başından beri demokrasiden yana olmuştur. Bu nedenle çağrımı bir kez daha tekrar ediyorum; Cumhuriyet Halk Partisi en kısa zamanda yeniden kurultaya gitmelidir!

“HEP BİRLİKTE BU OYUNU BOZALIM”

Gelin… Bu süreci ortak akılla yönetelim. Çünkü bu konu artık kişiler arasında olmadığı açıkça anlaşılmıştır. Mesele Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül veren ve tüm iktidar değişimini isteyen milyonların ortak beklentisidir. Bırakın parti içinde bölünmeyi, tam tersine tüm muhalefeti bir araya getirecek çalışmaları başlatarak bu oyunu bozalım. Gelin, milyonlarca muhalifin iktidar yürüyüşünü hep birlikte kaldığımız yerden devam ettirelim. Bu bizim ortak sorumluluğumuzdur. Parti bu durumdayken televizyonun karşısına geçip kıs kıs gülenleri güldürmeyelim, hep birlikte bu oyunu bozalım!”

Güvenpark’tan Anıtkabir’e yürüyüş: On binlerce kişi Özgür Özel’in çağrısıyla buluştu
+ -
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.