1. Haberler
  2. Siyaset
  3. DEM Parti’den açıklama: Ayşegül Doğan, Bahçeli’nin sözlerine karşılık verdi

DEM Parti’den açıklama: Ayşegül Doğan, Bahçeli’nin sözlerine karşılık verdi

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin dün TBMM Grup Toplantısı'ndaki "Süreci boğmanın, aceleye getirmenin, tartışmaları alevlendirmenin alemi yoktur" sözlerine ilişkin, "Telaşa kapılarak bunu yapmaya gerek yok ama hıza ihtiyacımız var" diye konuştu.

featured
Player Alanı

Doğan, DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu’nun (MYK) toplantısı ve Türkiye ile dünyadaki güncel gelişmelere ilişkin partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da geçen sene 21 Mart’ta Nevruz’un resmi tatil ilan edileceğini açıkladığını hatırlatan Doğan, “Ama bunun hala gerçekleşmemiş olmasının da dikkatlerimizden kaçmadığını ifade etmek isteriz ve bu konudaki çağrımızı da yineliyoruz. 21 Mart Nevroz Bayramı resmi tatil olarak, halkların bayramı olarak ilan edilmeli ve Türkiye artık renklerden, türkülerden, şarkılardan, dillerden, kimliklerden, farklılıklardan korkmaktan vazgeçmelidir” ifadelerini kullandı.

“ZAMANI VE ZAMANIN DEĞERİNİ BİLEREK BU NEDENLE HIZA İHTİYAÇ VAR”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin dün TBMM Grup Toplantısı’ndaki “Süreci boğmanın, aceleye getirmenin, tartışmaları alevlendirmenin alemi yoktur” sözlerine ilişkin Doğan, şöyle değerlendirdi:

“Zaten biz de ilk yaptığımız açıklamada şöyle demiştik, sürecin ta başlarında telaş yapmayalım. Evet ama bir yandan da hıza ihtiyaç var. Telaşa değil. Telaşa kapılarak bunu yapmaya gerek yok ama hıza ihtiyacımız var. Basın toplantısını açarken sözünü ettiğim bölgesel gelişmeler ve riskler neden hıza ihtiyacımız olduğunu geçen süre zarfında ortaya koydu. Eğer zaman iyi değerlendirilmezse, eğer zaman iyi kullanılmazsa riskler açığa çıkabilir ve bunları bertaraf etmek her zaman kolay olmayabilir. Provokasyonlar olabilir. Sabote etmek isteyenler olabilir, ki var, biliyoruz, o halde yapılması gereken zamana yaymak ya da zamanı kötü kullanmak değil. Zamanı ve zamanın değerini bilerek, kavrayarak ona göre adımlar atmak, ona göre planlamalar yapmaktır. Bu nedenle hıza ihtiyaç var.”

“YASAL DÜZENLEMELERE İLİŞKİN TAKVİM PAYLAŞILMALI”

Yasal düzenlemenin takvimlendirmesinin yapılması gerektiğini söyleyen Doğan, şu ifadelere yer verildi:

“Kamuoyuna yansıyan bir haberden söz etmek istiyorum. Koordinatör Grup Başkanvekilleri ile Meclis Başkanı’nın yasal çerçeveye ilişkin önümüzdeki hafta toplanacağına dair bir haber çıktı, biliyorsunuz. Oysa henüz grubumuza bildirilen, Grup Başkanvekilimize, koordinatör grup başkanvekilimize ve Meclis Komisyonu üyemize aynı zamanda bildirilen böyle bir toplantı yok. Bu haberle birlikte ne çıktı? Bu yasal düzenlemeler için haziran, temmuz ayı işaret edildi. Buna dönük iddialar var.

Şimdi eğer bir takvimlendirme yapılmazsa ve bu takvim kamuoyuyla paylaşılmazsa, ilgililerle, yetkililerle, ana muhataplarla paylaşılmazsa işte bu tür iddiaların gölgesinde kimi tartışmalar yürür ve bunlar faydalı tartışmalar olmaz. Çünkü niye? Haziran, temmuz ayı çok geç. Açıkça söylemek gerekir. Bir yıl olacak eğer temmuz ayı beklenirse, silah yakmayı esas alırsak 11 Temmuz’dan bu yana. Peki, fesih kongresini esas alırsak ne olacak? Yakında bir yıl olacak. Mayıs ayından bu yana. Mayıs başında PKK kongreyi topladı ve fesih kararını paylaştı. Silah bırakanlar, dönmek isteyenler bir yasal çerçeve olmadan nasıl dönecekler? Nitekim bu 27 Şubat 2025’te Sayın Öcalan’ın çağrısında da özellikle yer alan bir bölümdü.

Şüpheli bu somut adımların pratikte karşılık bulması için yapılması gerekenlerin neler olduğuna işaret eden bir temel başlık vardı ve bu da hukuki çerçeve. Bu çerçeve yasa ne zaman ve nasıl oluşturuldu? Bizim bu konudaki tavrımız açık. Biz bu çerçeve yasanın bir an önce geçiş hukukuna uygun bir biçimde yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bizim bu konudaki hazırlıklarımız tamamlandı. Bu yasada hiç kimseye ayrım yapmadan, kategorik bir yaklaşım içermeden silah bırakan herkesi kapsayacak bir hukuki yaklaşıma ihtiyaç var. Bunun bu şekilde düzenlenmesi gerekiyor ve bunun için de hızla bir takvimlendirme, bunun da kamuoyuyla paylaşılması gerekiyor.

Şimdi bakınız ortak rapor denildi, bitti ve yazıldı. Ortak rapordan sonra çeşitli açıklamalar yapıldı. Ramazan ayı gerekçesiyle ki biz ne dedik? Ramazan ayı hayırlı bir ay. O halde hayırlı işlere imza atalım. Meclis mesai yapıyor. Tek mesaisi özgürlük, barış ve demokrasi için yasalar yapmak olmalı. Bundan daha acil bir gündem yok Türkiye’de. Bayramdan sonra da eğer tevatürlere ve iddialara yer bırakmak istemiyorsak yapılması gereken ilk şey Meclis Başkanı ve Komisyon Başkanı sıfatıyla Sayın Kurtulmuş’un bir an önce bu yasal düzenlemelere ilişkin takvimi kamuoyuyla, muhataplarıyla paylaşmasıdır. Bunu bir an önce yapmak gerekiyor.”

“ÖCALAN’IN KOŞULLARI DEĞİŞTİRİLMELİ”

Doğan, artık Öcalan’la kurulan hukukun da adının konulması gerektiğini söyleyerek, şöyle konuştu:

“O yüzden koşulları değiştirilmeli diyoruz. O yüzden doğrudan iletişim kurabileceği olan haklar yaratılmalı diyoruz. Bir sürecin ana aktörü, baş muhatabı, baş müzakerecisi eşit koşullara erişebilmeli. Üstelik ‘Nevroz referandum gibiydi’ derken halkın talebini de, halkın sesini de özellikle ifade etmek istiyoruz. Bunu gördük. O anlarda gördük. Geçen yıl da görmüştük. Ondan önceki yıllarda da gördük. Sayın Öcalan sadece PKK’nin lideri değil. Yüz binlerce insanın geniş bir coğrafyada liderin önderi olarak gördüğü bir isimden bahsediyoruz. Üstelik ateş çemberinden geçerken bölgenin tamamı bir arada yaşam projesi, çok renkli, çok sesli, çok dilli, çok kimlikli bir yeni hayat teklif eden bir isimden bahsediyoruz. Böyle bir liderlik gücünün artık aynı koşullarda tutulmaması gerekiyor.”

DEM Parti’den açıklama: Ayşegül Doğan, Bahçeli’nin sözlerine karşılık verdi
Yorum Yap