1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Kalori hesabı mı, sezgisel beslenme mi? Uzmanlar açıkladı!

Kalori hesabı mı, sezgisel beslenme mi? Uzmanlar açıkladı!

Uzun yıllardır kilo vermenin “altın kuralı” olarak görülen kalori sayımı, uzmanlara göre sanıldığı kadar masum değil. Yeme bozuklukları alanında çalışan diyetisyenler, katı kalori takibinin stres, suçluluk duygusu ve sağlıksız yeme davranışlarını tetikleyebileceğine dikkat çekiyor.

featured
Player Alanı

Beslenme dünyasında yıllardır yaygın olarak uygulanan kalori sayımı yöntemi, günümüzde giderek daha fazla sorgulanıyor. Uzmanlar, sayılara odaklanan bu yaklaşımın vücudun doğal açlık ve tokluk sinyallerini bastırabildiğini, uzun vadede ise sürdürülebilir bir beslenme alışkanlığı sunmadığını belirtiyor.

KALORİ SAYIMI NEDEN CAZİP GELİYOR?

Kalori takibi, birçok kişiye kontrol hissi veriyor. Günlük alınan enerjiyi hesaplamak, “fazla yemediğinden emin olma” duygusu yaratabiliyor. Özellikle yoğun yaşam temposunda beslenmesini düzenlemek isteyenler için bu yöntem ilk etapta pratik bir çözüm gibi görünüyor. Ancak uzmanlara göre bu kontrol hissi çoğu zaman stres ve kaygıyla sonuçlanıyor.

ÖNERİLEN KALORİLER HERKES İÇİN GEÇERLİ Mİ?

Genel sağlık kılavuzlarında günlük kalori ihtiyacı erkekler için yaklaşık 2.500, kadınlar için 2.000 kalori olarak belirtiliyor. Ancak uzmanlar bu rakamların “ortalama” bireyler için geçerli olduğuna dikkat çekiyor. Uyku düzeni, stres seviyesi, hormonlar ve fiziksel aktivite gibi pek çok değişken, günlük enerji ihtiyacını doğrudan etkiliyor.

SAYILAR AÇLIK VE TOKLUK SİNYALLERİNİ BASTIRABİLİR

Diyetisyenlere göre kaloriye aşırı odaklanmak, vücudun doğal sinyallerini görmezden gelmeye yol açabiliyor. Aç olunduğunda yememek ya da tok olunduğu halde sadece “kalori sınırı dolmadı” diye yemeye devam etmek, sağlıklı bir beden algısını zedeliyor. Bu durum uzun vadede yeme bozukluklarına zemin hazırlayabiliyor.

SEZGİSEL BESLENME ÖNE ÇIKIYOR

Son yıllarda uzmanların sıkça önerdiği sezgisel beslenme yaklaşımı, yiyecekleri “iyi” ya da “kötü” olarak etiketlemek yerine vücudu dinlemeyi esas alıyor. Açlık hissedildiğinde yemek, doyulduğunda durmak ve besin kalitesine odaklanmak bu yaklaşımın temelini oluşturuyor. Amaç kilo kontrolünden çok, fiziksel ve zihinsel sağlığı korumak.

HER KALORİ AYNI DEĞİL

Uzmanlar, kalori sayımının en büyük handikaplarından birinin besin kalitesini göz ardı etmesi olduğunu vurguluyor. Aynı kalori değerine sahip iki farklı besin, vücutta tamamen farklı etkiler yaratabiliyor. Lif, protein ve sağlıklı yağ içeren besinler uzun süre tok tutarken; işlenmiş gıdalar kısa süreli enerji artışı sonrası ani düşüşlere yol açabiliyor.

UZMANLAR NE ÖNERİYOR?

Kalori saymak kısa vadede farkındalık sağlayabilir. Ancak uzmanlara göre bu yöntemin bir yaşam tarzına dönüşmesi sağlıklı değil. Beslenmede sürdürülebilirlik, denge ve keyif ön plana çıkarılmalı. Sayılar yerine vücudun ihtiyaçlarını merkeze alan bir yaklaşımın hem beden hem de ruh sağlığı açısından daha koruyucu olduğu ifade ediliyor.

Kalori hesabı mı, sezgisel beslenme mi? Uzmanlar açıkladı!
Yorum Yap