Hamilelik dönemindeki beslenme tercihlerinin yalnızca annenin değil, doğacak çocuğun sağlığı üzerinde de belirleyici olduğu bir kez daha kanıtlandı. Journal of Epidemiology & Community Health dergisinde yayımlanan yeni bir çalışmaya göre, iltihaplanmayı artıran (inflamatuar) gıdaların yoğun tüketimi, çocuklarda tip 1 diyabet riskini %16 oranında yükseltiyor. Danimarka Ulusal Doğum Kohortu verilerine dayanan araştırma, anne karnındaki bağışıklık gelişiminin çevresel etkilerle ne kadar yakından bağlantılı olduğunu gözler önüne seriyor.
İNFLAMATUAR DİYETLER DİYABET RİSKİNİ ARTIRIYOR
Araştırma kapsamında 67.701 anne-çocuk çifti incelendi. Gebeliğin yaklaşık 25. haftasında yapılan detaylı beslenme anketleri doğrultusunda her katılımcıya “EDII” (Empirical Dietary Inflammatory Index) puanı verildi.
Puanı artıran gıdalar arasında kırmızı ve işlenmiş etler, şekerli içecekler, rafine karbonhidratlar, kızartmalar ve trans yağlar yer aldı. Buna karşılık yeşil yapraklı sebzeler, domates, sarımsak, tam tahıllar, meyve, kahve ve çay gibi besinler ise iltihap önleyici özellik göstererek puanı düşüren gıdalar arasında listelendi.
Sonuç: EDII puanındaki her bir birimlik artış, çocukta tip 1 diyabet gelişme riskini %16 oranında artırıyor.
YÜKSEK GLUTEN VE SİGARA DA RİSK FAKTÖRÜ
Araştırmanın dikkat çeken bulgularından biri de yüksek glüten tüketimi ile ilgili. Günlük glütende her 10 gramlık artışın, çocuklarda diyabet riskini %36 oranında artırdığı belirtildi. Ayrıca, hamilelikte sigara kullanımının bazı vakalarda “koruyucu” etki gösterdiği gibi görüldüğü ancak bu sonucun biyolojik bir etkiye mi yoksa metodolojik bir yanılgıya mı dayandığının henüz netleşmediği ifade edildi. Araştırmacılar, bu konunun daha fazla çalışma ile aydınlatılması gerektiğini vurguladı.
ANNE KARNINDA BAĞIŞIKLIK TEMELLERİ ATILIYOR
Tip 1 diyabet, bağışıklık sisteminin pankreastaki insülin üreten hücrelere saldırmasıyla ortaya çıkan otoimmün bir hastalık. Genetik yatkınlık hastalığın gelişiminde rol oynasa da, dünya genelinde vakaların her yıl %3 ila %4 oranında artması çevresel faktörlerin de etkili olduğunu gösteriyor.
Araştırmacılar, “düşük düzeyde kronik inflamasyon”un hamilelik döneminde bile çocukların bağışıklık sistemini nasıl etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Çalışma, doğum öncesi dönemin yalnızca fiziksel değil, bağışıklık gelişimi açısından da kritik bir eşik olduğunu ortaya koyuyor.
UZMANLAR UYARIYOR: BİLİNÇLİ BESLENME ŞART
Araştırmanın başyazarı Prof. Sjurdur F. Olsen, hamilelikte dengeli ve anti-inflamatuar özellik taşıyan gıdaların tercih edilmesinin uzun vadede çocuk sağlığı açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Uzmanlar, anne adaylarını işlenmiş gıdalardan, şekerli içeceklerden ve rafine karbonhidratlardan uzak durmaya çağırıyor.
Sonuç olarak, anne karnındaki beslenme yalnızca bugünü değil, çocuğun tüm yaşamını etkileyebilecek biyolojik temelleri atıyor.


