1. Haberler
  2. Kültür Sanat
  3. Çizgilerle bir ülkenin hafızası: Türk mizahının ölümsüz kahramanları

Çizgilerle bir ülkenin hafızası: Türk mizahının ölümsüz kahramanları

Sıdıka’nın zekasından Kötü Kedi Şerafettin’in asiliğine, Bezgin Bekir’in ataletinden Abdülcanbaz’ın adaletine. Mizah dünyamızın fenomen karakterleri, aslında bize ayna tutan birer toplumsal portre niteliğinde.

featured
Player Alanı

Türkiye’de karikatürün temelleri 19. yüzyılın ikinci yarısında, özellikle Tanzimat dönemiyle birlikte atılmıştır. İlk mizah dergisi olan Diyojen (1870), Teodor Kasap tarafından yayımlandığında, karikatür henüz yeni bir ifade biçimi olmasına rağmen siyasi ve toplumsal eleştiri gücünü hemen kanıtlamıştır. Osmanlı’nın son dönemlerinden Cumhuriyet’e geçişte karikatür, modernleşen Türkiye’nin değişim sancılarını ve yeni kimliğini kağıda döken en önemli araçlardan biri olmuştur.

1950’li yıllarda Turhan Selçuk ve arkadaşları (50 Kuşağı), karikatürü sadece yazıya eşlik eden bir resim olmaktan çıkarıp, yazısız da kendini anlatabilen grafiksel bir sanat formuna dönüştürdüler. 1970’lere gelindiğinde ise Oğuz Aral ve efsanevi Gırgır dergisi, karikatürü milyonlara ulaştırarak dev bir ekol başlattı. Bugünün mizah anlayışı, Gırgır okulundan yetişen çizerlerin kurduğu Leman, Uykusuz ve Penguen gibi dergilerin mirasıyla şekillenmeye devam ediyor.

AVANAK AVNİ

Türk mizahının en saf ve en “bizden” karakteri olan AVANAK AVNİ, 1973 yılında efsanevi çizer Oğuz Aral tarafından Gırgır dergisinde yaratılmıştır. Ofis boy olarak çalışan bir gencin çocuksu tavırlarından ilham alınarak doğan bu karakter, aslında otoriteye ve hayata karşı sessiz ama en etkili direnişi temsil eder.

Hiç konuşmaması, kendine has “Dıııt” ve “Vıjtt” gibi seslerle iletişim kurması onu evrensel bir figür haline getirmiştir. Halkın onu bu kadar çok sevmesinin nedeni, toplumun ezilen, itilen ama saflığını ve haylazlığını asla kaybetmeyen o mahzun yanını simgeliyor olmasıdır.

OTİS ABİ

Şehirli erkeğin ilişkiler konusundaki pragmatik, bazen bencil ama her zaman dürüst tarafını temsil eden OTİS ABİ, 1990’lı yılların başında Emre Ulaş tarafından yaratılmıştır. Pişmanlık duymayan, kadın-erkek ilişkilerindeki dengeleri kendi lehine çeviren, kural tanımaz bir karakterdir.

Sevilme sebebi, toplumsal ahlak kurallarının ve romantizm klişelerinin arkasına saklanmadan, insanın içindeki o karanlık ve çıkarcı arzuları mizahi bir dille dışa vurmasıdır. Okuyucu, Otis Abi’de kendi itiraf edemediği kaçamak düşünceleri bulduğu için karakter kısa sürede bir kült haline gelmiştir.

KÖTÜ KEDİ ŞEREFETTİN

Mizah dünyamızın en “arıza” karakterlerinden biri olan KÖTÜ KEDİ ŞEREFETTİN, 1996 yılında Bülent Üstün tarafından Leman dergisinde doğmuştur. Çizerin kendi kedisinden esinlenerek yarattığı “Şero”, bir kediden beklenen sevimliliğin tam aksine küfreden, içki içen ve şiddete meyilli bir sokak serserisidir.

Bu karakterin bu kadar tutulmasının nedeni, Türkiye’deki alt kültürün ve sokak hayatının tüm çiğliğiyle, filtresiz bir şekilde karikatürize edilmesidir. Şero, evcilleşmeyi reddeden tavrıyla sistem dışı kalmak isteyenlerin hayalindeki “kötü” kahramandır.

BEZGİN BEKİR

90’lı yılların ruhunu ve Türk toplumundaki o meşhur ataleti en iyi özetleyen karakter olan BEZGİN BEKİR, 1989 yılında Tuncay Akgün tarafından yaratılmıştır. Her şeye üşenen, sürekli koltuğunda yatan, hayata karşı derin bir kayıtsızlık besleyen ama bu kayıtsızlığın altında felsefi bir derinlik barındıran bir tiplemedir.

Toplumun koşturmacasından ve siyasetin gürültüsünden yorulan şehirli insanın “hiçbir şey yapmama” arzusuna tercüman olduğu için çok sevilmiştir. O, hepimizin içindeki o yorgun ama zeki, dünyayı sadece izlemekle yetinen adamdır.

SIDIKA

Türk aile yapısını ve genç bir kızın bu yapı içindeki zihinsel kaçışlarını anlatan SIDIKA, yazar Atilla Atalay tarafından yaratılmış, çizerliğini ise Latif Demirci yapmıştır. Okumuş, entelektüel derinliği olan ama ev hapsinde yaşayan bir genç kızın, annesi ve abisi ile olan absürt diyalogları üzerine kuruludur. Sıdıka’nın sevilme nedeni, baskılanmış kadın kimliğinin mizah ve zeka yoluyla nasıl bir savunma mekanizması geliştirdiğini göstermesidir. Evin dört duvarı arasına sıkışmış bir zekanın, dış dünyadan çok daha geniş ufuklara sahip olması okuyucuyu derinden etkilemiştir.

FIRAT

Modern dönemin en büyük fenomenlerinden biri olan FIRAT, 2007 yılında Uğur Gürsoy tarafından yaratılmıştır. 4-5 yaşlarında, hayal dünyası geniş, her şeyi kendi çocuk mantığıyla yorumlayan bu küçük çocuk, aslında hepimizin ortak çocukluk hafızasıdır. Sevilmesinin temel sebebi, nostalji duygusunu tetiklemesi ve bir çocuğun gözünden dünyadaki saçmalıkları en çıplak haliyle göstermesidir. “Annelerin terliği” ile olan imtihanı veya hayali oyun arkadaşlarıyla kurduğu diyaloglar, onu kısa sürede bir internet efsanesine dönüştürmüştür.

ABDÜLCANBAZ

Türk karikatürünün en asil kahramanı olan ABDÜLCANBAZ, 1957 yılında büyük usta Turhan Selçuk tarafından yaratıldı. İlk olarak bir dolandırıcı olarak tasarlanmış olsa da, kısa sürede evrimleşerek halkın dostu, haksızlığa karşı duran ve her devrin adamı olan bir jöne dönüştü. Halk tarafından bu kadar çok sevilmesinin nedeni, sadece fiziksel gücüyle değil, zekasıyla ve adaleti savunmasıyla Türk halkının idealize ettiği “aydın” ve “delikanlı” tipini temsil etmesidir.

ÇILGIN BEDİŞ

90’ların başında değişen gençlik yapısını simgeleyen ÇILGIN BEDİŞ, 1987 yılında Özden Öğrük tarafından yaratılmıştır. Lise çağındaki bir genç kızın hayalleri, aşkları ve arkadaşlıkları üzerine kurulu olan bu karakter, Türkiye’de gençlik kültürünün karikatürdeki ilk ve en güçlü temsilcilerinden biridir. Sevilme sebebi, o dönemdeki gençlerin kendilerini ifade etme biçimlerini, haylazlıklarını ve masum aşklarını çok samimi bir dille yansıtmasıdır.

KILLANAN ADAM

Toplumsal paranoyayı ve her şeyin altında bir bit yeniği arayan Türk insanını temsil eden KILLANAN ADAM, Engin Ergönültaş tarafından yaratılmıştır. Her olaydan şüphelenen, en basit durumlarda bile gizli bir komplo teorisi üreten bu karakter, aslında toplumun güven duygusunu yitirmiş kesiminin bir parodisidir. Sevilme nedeni, Türk insanının o bitmek bilmeyen “Acaba arkasında ne var?” sorgulamasını en uç noktaya taşıyarak bizleri kendi takıntılarımızla yüzleştirmesidir.

Çizgilerle bir ülkenin hafızası: Türk mizahının ölümsüz kahramanları
+ -
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.