1. Haberler
  2. Kültür Sanat
  3. Bir sakarlık, bir facia, bir dehşet: Sanatı yıkıma götüren 7 büyük hata!

Bir sakarlık, bir facia, bir dehşet: Sanatı yıkıma götüren 7 büyük hata!

Fırça darbelerinden kazara dökülen boyalara, yüzyıllık kirden iyi niyetli felaketlere. Dünyanın en ikonik başyapıtlarının perde arkasındaki gizli yıkımları ve mucizevi kurtuluşları keşfedin.

featured
Player Alanı

Sanat, insan ruhunun zamanı durdurma ve dünyayı anlamlandırma çabasının en zarif dışavurumudur; kelimelerin yetersiz kaldığı noktalarda renkler, formlar ve hikayeler devreye girerek bizi ortak bir insanlık mirasında buluşturur. Bu muazzam mirasın taşıyıcısı olan başyapıtlar, ne yazık ki her zaman yapıldıkları günkü tazeliklerini koruyamazlar.

Sanat eserlerinin tahribat süreci kimi zaman yüzyılların getirdiği yorgunluk ve rutubet gibi doğal etkilerle, kimi zaman bilgisizce yapılan iyi niyetli müdahalelerle, kimi zaman da bizzat sanatçının deneysel seçimleriyle şekillenir.

Bu değişimler her ne kadar eserin orijinal görüntüsüne zarar verse de, aslında onlara yeni ve bazen çok daha ilginç birer hikaye katarak yaşayan birer organizmaya dönüştürür.

ECCE HOMO (BORJA’NIN İSA’SI)

İspanya’nın Borja kasabasında bir kilise duvarında bulunan bu portre, aslında 1930’lu yıllarda Elias Garcia Martinez tarafından yapılmış yerel bir eserdi. Kilisedeki aşırı rutubet nedeniyle boyaları dökülmeye başlayan tabloyu kurtarmak isteyen 81 yaşındaki Cecilia Giménez, 2012 yılında kendi imkanlarıyla eseri restore etmeye karar verdi.

Ancak ortaya çıkan sonuç asıl figürden tamamen uzaklaşarak bir primatı andırınca, eser dünya çapında bir internet fenomenine dönüştü ve ironik bir şekilde kasabayı büyük bir turizm merkezi haline getirdi.

GECE DEVRİYESİ (REMBRANDT)

Rembrandt’ın 1642 tarihli bu devasa eseri, yüzyıllarca “geceyi” anlatan bir sahne olarak bilindi çünkü üzerindeki koruyucu vernik tabakası zamanla oksitlenip kir ve tozla birleşerek simsiyah bir katmana dönüşmüştü. 1940’larda yapılan titiz bir temizlik çalışmasıyla bu karanlık örtü kaldırıldığında, aslında tablonun pırıl pırıl bir gün ışığı altında geçtiği ortaya çıktı.

Tablo orijinal ismini korusa da, eserin tarih boyunca bir kararma nedeniyle yanlış isimlendirilmiş olması sanat dünyasının en ünlü yanılgılarından biri olarak kaldı.

SON AKŞAM YEMEĞİ (LEONARDO DA VINCI)

Leonardo da Vinci’nin bu başyapıtı, daha sanatçı hayattayken dökülmeye başlamıştı çünkü Leonardo geleneksel fresk tekniği yerine kuru duvar üzerine deneysel yağlı boya karışımları denemişti.

Duvarın içindeki nemle birleşen bu teknik seçim, boyanın pul pul dökülmesine neden olurken; Napolyon’un askerlerinin salonu ahır olarak kullanması ve İkinci Dünya Savaşı’ndaki bombardımanlar eseri yok olma noktasına getirdi.

Bugün gördüğümüz hali, yirmi yıl süren mikroskobik bir temizliğin ardından kurtarılabilen orijinal parçaların birleşimidir.

TUTANKAMON’UN ALTIN MASKESİ

MÖ 1323 yılından günümüze ulaşan bu muazzam antik hazine, 2014 yılında inanılmaz bir ihmal sonucu zarar gördü. Kahire Müzesi’ndeki temizlik sırasında maskenin ikonik sakalı koptu ve müze görevlileri bu hatayı gizlemek için sıradan bir kuvvetli yapıştırıcıyla sakalı alelacele geri yapıştırdılar.

Yapıştırıcının altın yüzeyde bıraktığı kaba tortu ancak bir yıl sonra fark edildi ve Alman uzmanlar tarafından gerçekleştirilen aylar süren titiz bir operasyonla maske tekrar antik yöntemlerle eski ihtişamına kavuşturulabildi.

SİSTİNA ŞAPELİ TAVANI (MICHELANGELO)

Vatikan’daki bu muazzam tavan, yüzyıllar boyunca şapelde yakılan mumların isi ve dumanı nedeniyle tamamen kararmıştı; bu yüzden dünya uzun süre Michelangelo’yu koyu ve karanlık renklerin ustası sandı. 1980’lerde başlayan restorasyonda o siyah kurum tabakası kaldırılınca altından inanılmaz derecede parlak pembe, sarı ve turkuaz renkler çıktı.

Bu değişim o kadar çarpıcıydı ki, birçok sanat tarihçisi yeni haliyle eserin “aşırı renkli” olduğunu iddia ederek restorasyonu eleştirdi ancak sonunda Michelangelo’nun gerçek renk dehası kanıtlanmış oldu.

ÇIĞLIK (EDVARD MUNCH)

Munch’un 1893 tarihli bu eseri, ressamın o dönemde yeni olan ancak kimyasal olarak kararsız “kadmiyum sarısı” boyayı tercih etmesi nedeniyle yavaş yavaş solmaktadır. Nemli ortamlarda solmaya ve beyazlaşmaya başlayan bu sarı tonlar, figürün boyun kısmında ve gün batımı renklerinde ciddi kayıplara yol açtı.

Bugün tablo, sadece belirli bir ışık seviyesinde ve özel bir nem kontrol cihazı altında sergilenerek, sanatçının yanlış boya tercihinden kaynaklanan bu kimyasal erime durdurulmaya çalışılıyor.

KIRMIZI BALONLU KIZ (BANKSY)

Banksy, 2018 yılında Londra’daki bir müzayedede eseri satıldığı an çerçeveye gizlediği bir kağıt imha makinesini uzaktan kumandayla çalıştırarak sanat tarihinin en unutulmaz performansına imza attı.

Tablo herkesin gözü önünde şeritler halinde doğranmaya başladı ve yarıda takılarak bugün bildiğimiz o ikonik halini aldı. Banksy bu eylemiyle sanatı “bozarken” aslında ona bambaşka bir değer ve anlam katmış oldu; eserin yeni adı “Aşk Çöpte” olarak tescillendi

Bir sakarlık, bir facia, bir dehşet: Sanatı yıkıma götüren 7 büyük hata!
+ -
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.