Edirne’de son iki yıldır etkili olan kuraklığın ardından son haftalarda görülen yoğun yağışlar su kaynaklarında artış sağladı. Ancak uzmanlar, yağışların kısa bir zaman diliminde yoğunlaşmasının uzun vadede risk oluşturabileceği uyarısında bulunuyor.
Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Jeomorfoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Musa Uludağ, yağış rejimindeki değişimin iklim değişikliği ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Uludağ, bölgede uzun sürede düşmesi beklenen yağışın kısa bir periyotta gerçekleştiğine dikkat çekerek, “Yağışın belli bir döneme sıkışması iklim değişikliğinin bir sonucu olarak ele alınmalı. Bu durum sağlıklı değil ve planlama açısından risk oluşturuyor” dedi.
Şubat ayında metrekareye 145 kilogram yağış düşen Edirne’de, ekim ayından bu yana toplam yağış miktarının ortalama 450 kilogramı bulduğu belirtildi. Yoğun yağışlar ve Bulgaristan’daki barajlardan bırakılan suların etkisiyle Meriç ve Tunca nehirlerinde taşkınlar yaşanırken, baraj doluluk oranlarında da artış kaydedildi.
Kentin içme suyunun karşılandığı Süloğlu Barajı tam kapasiteye ulaşırken, yaz aylarında kritik seviyelere gerileyen Kayalı Barajı’nın doluluk oranının yüzde 56’ya yükseldiği ifade edildi.
Uludağ, yağış artışının kısa vadede olumlu sonuçlar doğurduğunu ancak uzun vadede taşkın ve kuraklık döngüsünün süreceğini vurgulayarak, su yönetimi ve planlamanın bu yeni koşullara göre yapılması gerektiğini kaydetti.


