Basın açıklamasını CHP Kadıköy İlçe Başkanı Ali Narin okudu. Açıklamada, Lozan Barış Antlaşması’nın Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlık ve egemenliğinin belgesi olduğu vurgulandı. Narin, “Lozan sadece bir diplomatik zafer değil, emperyalizme karşı verilen mücadelenin uluslararası tescilidir. Biz Lozan’ın yanındayız, Sevr’in değil. Lozan, ulusal egemenlik demektir” ifadelerini kullandı.
Açıklamada ayrıca, 102 yıl önce imzalanan Lozan Antlaşması ile Sevr dayatmasının tarihe gömüldüğü, kapitülasyonların kaldırıldığı ve Türkiye’nin ekonomik ve siyasi bağımsızlığını kazandığı hatırlatıldı. Lozan’ın Türkiye’nin sınırlarının, uluslararası statüsünün ve bağımsızlığının temelini oluşturduğu belirtildi.
Ali Narin konuşmasında, “Lozan’a saldırmak, bu milletin bağımsızlık mücadelesine hakarettir. Lozan, laik, bağımsız ve halk egemenliğine dayalı bir cumhuriyetin temelidir.
Gazi Mustafa Kemal; Sevr’i bir öldürme belgesi, Türk milletinin idam fermanı olarak tanımlamıştı.
Doğu Anadolu’da bir Ermeni devleti, Güneydoğu Anadolu’da Kürt devleti, İzmir ve Batı Anadolu’nun Yunanistan’a; Adana, Antep, Maraş ve Urfa’nın Fransızlara; Musul’un İngilizlere bırakıldığı, boğazların uluslararası komisyona verildiği, kapitülasyonların yeniden yürürlüğe girdiği bu ucube anlaşma Türk varlığının sonu demekti.
Türk milleti bu anlaşmayı tanımadı, karşı çıktı, isyanlar başladı!
İşgallere karşılık Misak-ı Millî kabul edildi, TBMM açıldı, Gazi Mustafa Kemal önderliğinde ulusal kurtuluş mücadelesi başladı ve askeri zafer elde edildi.
Mudanya Ateşkes Antlaşması ile savaş fiilen sona erdi, Doğu Trakya savaşılmadan alındı.
İtilaf Devletlerinin Osmanlı hükümetini masaya çağırma hamlesi, saltanatın kaldırılmasıyla boşa çıktı.
Görüşmeler İsviçre’nin Lozan kentinde başladı.
İsmet İnönü, TBMM adına Lozan’a baş delege olarak gönderildi.
İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, gibi devletlerle sert görüşmeler yapıldı.
Görüşmeler 20 Kasım 1922’de başladı, emperyalizmin simsi hamleleriyle 4 Şubat 1923’te kesildi, 23 Nisan’da yeniden başlafı ve nihayetinde 24 Temmuz 1923’te tarihin akışını değiştiren imzalar atıldı.
O imza yalnızca bir anlaşma değil, Anadolu halkının onuru, emeği, kanı ve geleceğiydi.
Lozan ne getirdi?
Lozan, Sevr paçavrasını yırtıp atan bir devrimdir!
Batı sınırımız Meriç Nehri ile çizildi; savaş tazminatı yerine ekonomik zorluk içindeki Yunanistan’dan Karaağaç alındı.
Suriye sınırı Ankara Antlaşması esas alınarak belirlendi.
Kapitülasyonlar kaldırıldı. Türkiye tam bağımsız ekonomik egemenliğine kavuştu.
Osmanlı borçları bölüştürüldü, Türkiye kendi payını ödemeyi kabul etti.
Irak sınırı İngiltere’nin Musul üzerindeki emperyalist çıkarları nedeniyle netleşmese de Türkiye bu meseleyi Milletler Cemiyeti’ne taşıyacak kararlılığı gösterdi.
Ve nihayetinde 6 Ekim 1923’te İstanbul’daki son emperyalist asker de çekildi.
Lozan, bağımsızlık demektir.
Lozan, ulus egemenliği demektir.
Bugün, aradan geçen 102 yıla rağmen; bazı siyasi çevrelerin Lozan’a olan düşmanlığı, aslında emperyalizme olan sadakatlerinin açık ifadesidir.
Başta AKP iktidarı olmak üzere, iktidarın etrafında kümelenmiş tarih ve bilim dışı ucube çevreler, Lozan’ı “hezimet” olarak göstermeye çalışmakta; Sevr özlemini dolaylı biçimlerde yeniden üretmektedir.
Dün Sevr’e alkış tutanların bugün Lozan’ı hedef alması şaşırtıcı değil.
Lozan’a saldırmak, bu milletin bağımsızlık mücadelesine hakaret etmektir.
Lozan’a saldırmak, Atatürk’e, İsmet Paşa’ya, TBMM’ye ve Anadolu halkına ihanet etmektir.
Lozan’a saldırmak, bugün “bölgesel güç” kisvesi altında Türkiye’yi Büyük Ortadoğu Projesi’nin taşeronu yapmaktır.
BOP eş başkanlığına soyunarak, Suriye’deki emperyalist dizayna figüran olanlar, Irak sınırında Misak-ı Millî değil, NATO planları gözetenler; içte hilafet özlemiyle yanıp tutuşup dışta ABD’ye bağımlı bir dış politika güdenler, bugün Lozan’a neden saldırdıklarını gayet iyi bilmektedirler.
Çünkü Lozan, onların asla kabul edemeyeceği bir şeyi temsil eder:
Bağımsız, laik ve halk egemenliğine dayalı bir Cumhuriyet!
Biz Lozan’ın Tarafıyız, Sevr’in Değil!
Bizler, CHP Kadıköy İlçe Örgütü olarak, Lozan’ın 102. yılında; Cumhuriyetimizin kurucu iradesine ve onun en büyük belgesi olan Lozan Antlaşması’na sahip çıkıyoruz.
Bugün Kadıköy’den yükselen bu ses, bir anma değil, bir direniştir.” dedi. AKP iktidarının Lozan’a yönelik eleştirilerinin hedefinde halk egemenliğinin olduğu ileri sürüldü.
Etkinlikte ayrıca Erzurum Kongresi’nin 106. yılı ve Hatay’ın anavatana katılışının 86. yılı da anıldı.
Basın açıklaması “Tam Bağımsız Türkiye Lozan’da Başladı, İkinci Yüzyılda Yeniden Yükselecek!” sloganıyla sona erdi.


