1. Haberler
  2. Haber
  3. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasından bu yana en 1605 kadın öldürüldü

İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasından bu yana en 1605 kadın öldürüldü

İktidarın İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılmasının üzerinden geçen 5 yılda en az 1605 kadın öldürüldü. Kadın örgütleri ve hukukçular kadın cinayetlerindeki artışa dikkat çekerek Türkiye'nin sözleşmeye yeniden yürürlüğe konması için çağrıda bulunuldu. Çünkü "Kadınların yaşam hakkı, hiçbir siyasi tartışmanın konusu olamaz."

featured
Player Alanı

Türkiye, Cumhurbaşkanı kararıyla İstanbul Sözleşmesi’nden resmi olarak 1 Temmuz 2021 itibarıyla çıktı. Kadınların yaşam güvencesi olan İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının üzerinden beş yıl geçti. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre sözleşmeden çıkılmasından bu yana en az 1605 kadın öldürüldü, 1294 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu.

Kadın örgütleri ve hukukçuları kadın cinayetlerindeki artışa dikkat çekerek kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerinin arttığını, şiddetle mücadelede etkin politikaların önemini bir kez daha ortaya koydular. Türkiye’nin yeniden sözleşmeye tarafı olması için çağrıda bulunuldu.

FAİLLERİ CESARETLENDİRDİ

Eşitlik İçin Kadın Platformu Üyesi avukat Selin Nakıpoğlu da “İstanbul Sözleşmesi’nin en önemli özelliği, kadına yönelik şiddeti bireysel bir mesele olarak değil, devletin önlemekle yükümlü olduğu yapısal bir insan hakları ihlali olarak tanımlamasıdır. Devlete; önleme, koruma, etkin soruşturma ve failleri cezalandırma yükümlülüğü yükler” dedi. Nakıpoğlu sözlerini şekilde sürdürdü: “Bugün geldiğimiz noktada kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri azalmadığı gibi, cezasızlık algısı derinleşmiş durumda. Elbette her kadın cinayetini yalnızca sözleşmeden çekilmeye bağlamak hukuken doğru olmaz. Ancak sözleşmeden çekilme kararı, erkek şiddetiyle mücadelede geri adım atıldığı yönünde çok güçlü bir siyasi mesaj vermiştir”

Nakıpoğlu, Türkiye’nin yeniden sözleşmeye taraf olmasının hem kadınların yaşam hakkına verilen önemi göstereceğini hem de hukuki ve toplumsal açıdan kritik bir adım olacağını vurguladı. Kadına yönelik şiddeti münferit olaylar değil, ayrımcılık ve eşitsizliğin sonucu olarak ele aldığını belirterek sözleşmenin devletlere şiddeti önleme, mağdurları koruma, failleri cezalandırma ve bütüncül politikalar geliştirme yükümlülüğü getirdiğini söyledi. Nakıpoğlu, “Kadına yönelik erkek şiddeti kader, münferit ve özel hayat meselesi değildir. İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe konması, kadınların yaşam hakkı açısından vazgeçilmez adımlardır. Çünkü ‘Kadınların yaşam hakkı, hiçbir siyasi tartışmanın konusu olamaz'” dedi.

İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasından bu yana en 1605 kadın öldürüldü
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.