Belçika Başbakanı Bart De Wever, Ukrayna’daki savaşı sona erdirmek ve Avrupa’nın “ucuz enerjiye” erişimini yeniden tesis etmek amacıyla Rusya ile müzakere masasına oturulması gerektiğini savundu. Belçika gazetesi L’Echo‘ya verdiği mülakatta De Wever, Avrupa’nın mevcut stratejisinin sürdürülemez olduğunu ileri sürerek, pragmatik bir çözüm çağrısında bulundu.
MÜZAKERE VE SAVUNMA DENGESİ
Başbakan De Wever, konuşmasında Avrupa’nın çıkarlarını korumak adına çatışmanın diplomatik yollarla sonlandırılması gerektiğini belirtti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e karşı “naif” olunmaması gerektiğinin altını çizen De Wever, eş zamanlı bir strateji önerdi. Avrupa’nın yeniden silahlanması ve doğu sınırlarına asker konuşlandırması. Rusya ile ilişkilerin normalleştirilerek ekonomik istikrarın ve enerji güvenliğinin sağlanması. De Wever, mevcut ikili stratejinin (askeri destek ve ekonomik yaptırımlar) ABD desteği olmadan sonuç vermeyeceğini belirterek, “Anlaşma yapmak dışında bir seçenek kalmadığını” savundu.
Polonya ve Baltık ülkeleri, Rusya ile yapılacak herhangi bir müzakerenin Avrupa’nın güvenliğini tehlikeye atacağını savunurken; Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ve Avrupa Konseyi Başkanı António Costa, özellikle ABD’nin Rus petrolüne yönelik yaptırımları gevşetme kararına sert tepki gösterdi.
ENERJİ POLİTİKALARI VE YAPTIRIMLAR
AB, 2022’den bu yana Rus fosil yakıtlarına bağımlılığı azaltma ve önümüzdeki yıl tamamen yasaklama hedefiyle hareket ediyor. Ancak küresel enerji piyasalarındaki fiyat artışları ve Orta Doğu’daki istikrarsızlık, bazı üye ülkelerin direncine neden oluyor.De Wever, artan enerji fiyatlarını sübvansiyonlarla dengeleme yoluna gitmeyeceğini açıklarken, Macaristan ve Slovakya gibi ülkeler Rus enerji kaynaklarının kendi enerji güvenlikleri için “elzem” olduğunu vurgulamaya devam ediyor.
ABD’NİN HAMLESİ VE TRANSATLANTİK GERİLİM
Haberde yer alan bir diğer kritik gelişme ise, ABD yönetiminin Orta Doğu’daki gerilimler nedeniyle enerji fiyatlarını düşürmek amacıyla Rus petrolüne yönelik deniz yaptırımlarını geçici olarak esnetmesi oldu. Bu karar, Berlin ve Brüksel hattında “Avrupa güvenliğini olumsuz etkileyebileceği” gerekçesiyle endişeyle karşılandı.


