Tolga Aydoğan
  • 5 Yazı
  • 0 Yorum

Tolga Aydoğan - Tüm Yazıları

Reşit Galip Anarken

“İki gün önce Keçiören’deki küçük evinin kitap odasında merhametsiz bir rüzgârın söndürdüğü bir ışık gibi Reşit Galip dünden beri Cebeci’de ülkü ve dava arkadaşı Mustafa Necati’nin yanında taze bir yığın topraktır.” Reşit Galip 5 Mart 1934 tarihinde aramızdan ayrılırken ardından...

Devamını Oku

‘Çok Oku Çok’

On bir yaşındayken annem, babam ve ben Söğüt’e gidiyoruz. Trenle… Söğüt’e kadar giden tren yok. Yolda bir yerde iniyoruz. 1941 yılı, savaş yılları… ‘Posta’ dedikleri bir otobüs var. Hem trenden gelen PTT evrakını alıyor, hem de yolcuları… Çok külüstür bir...

Devamını Oku

Nahit Hanım

“Nahit Hanım… Nahit Hanım… Nahit Hanım” diye seslendi postacı…. 1950… Edirne’de bir okulda teneffüs sırasında… Nahit Hanım aldı mektubu, önce burnuna götürdü, içine çekti kokusunu… Sevdiğinin kokusunu içine çeker gibi… Sonra bastırdı göğsüne… Bir çocuğu hasretle kucaklar gibi… Gülümsedi buruk…...

Devamını Oku

Atatürk’ün Tutamadığı Söz

1938… İstanbul Sıraselviler Caddesi’nde, Alman Hastanesi’nin karşısındaki bir apartmanın birinci katına çıktı iki kişi… Gelenlerin biri Atatürk’ün Özel Kalem Muavini ve Dolmabahçe Sarayı Protokol Şefiydi. Zili çaldılar ve açıldı kapı… “Buyurun!” dedi bir kadın kapının aralığından başını uzatarak. Adam “Gazi...

Devamını Oku

‘BAHÇELİEVLER’DE BİR BODRUM KATI’

1955 senesinin soğuk bir kış günü… Ankara Bahçelievler’de 36. Sokak 4 numaralı kooperatif evinin 2 numaralı dairesi… Burası bir bodrum katı… 1955’e dönüp o gün kapının eşinde elinizi kapıyı çalmak için zile uzatsanız bir an için tereddüt yaşardınız. Neden mi?...

Devamını Oku