Türk basınının ve televizyon dünyasının en ikonik isimlerinden gazeteci ve haber spikeri Reha Muhtar, Bodrum’da rahatsızlanmasının ardından kaldırıldığı hastanede 66 yaşında kalp yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirdi. Medya dünyasını yasa boğan bu ani ölümün ardından, Muhtar’ın yakın dostlarından biri olan Seren Serengil, sosyal medya hesabı üzerinden herkesi derinden etkileyen ve usta televizyoncunun son günlerine ışık tutan çarpıcı bir veda mesajı yayımladı.
“HEM MENTAL HEM DE BEDENSEL SAĞLIĞINI KAYBEDİYORDU”
Seren Serengil, yaptığı duygusal ve samimi paylaşımda Reha Muhtar’ın son yıllarda ciddi sağlık sorunlarıyla mücadele ettiğini ancak bunu kabullenmekte zorlandığını belirtti.
Muhtar’ın en büyük savaşının kendisiyle olduğunu vurgulayan Serengil, şu ifadeleri kullandı:
“Benim hayatıma girdiği noktada maalesef hem mental hem de bedensel sağlığını yavaş yavaş kaybetmeye başladığı bir süreçti. En büyük savaşı belki de kendisiyleydi. Hastalığını kabul etmek istemedi, doktora gitmeyi çoğu zaman reddetti. Kendi doğrularıyla yaşadı, kendi kurallarıyla mücadele etti ve yine kendi bildiği gibi gitti.”
“ÇOCUKLARINA BAKAMAYACAK DURUMA GELDİĞİNDE ÇEVRESİNİ KIRDI”
Reha Muhtar’ın hayatta en çok çocuklarını ve Beşiktaş’ı sevdiğini dile getiren Serengil, usta gazetecinin durumunu fark eden yakın çevresinin ona hiçbir zaman kalpten kırılmadığını ifade etti.
Serengil, yazısının devamında Muhtar’ın son dönemdeki hırçın yapısına dair şu itirafta bulundu:
“Sağlığının bozulduğu dönemlerde çocuklara bakamayacak duruma geldiğinde; bunu ona söyleyen, ben dahil herkese verdiği tepkilerle çevresindekileri üzse de, kimse durumunu bildiğinden ona kalpten kızamadı. Ben de zaman zaman onun kızgınlığından nasibimi alanlardan biriydim. Bazen beni de azarladı, bazen kırdı. Durumunu, sağlığının bozukluğunu ve karakteristik yapısını çok iyi bildiğimden hiçbir zaman alınmadım.”
“ÖLÜM, BÜTÜN KIRGINLIKLARIN ÖNÜNE GEÇEN BİR SESSİZLİK”
Ölüm haberinin ardından Deniz Akkaya ile telefonda ağlaştıklarını da belirten Serengil, mesajını Reha Muhtar’a hakkını helal ederek sonlandırdı:
“Bugün Deniz (Akkaya) ağlayarak beni aradı, karşılıklı telefonda ağlaştık. ‘Ne adamdı, hepimize neler yapardı, yine ona kızamazdık… Deniz, insan böyle bir durumda güzel günleri, güzellikleri hatırlıyor, Allah onu affetsin’ dedi. Çünkü ölüm, bütün kırgınlıkların önüne geçen bir sessizlik bırakıyor insana. Bugün bir gazeteci değil sadece; bir baba, bir Beşiktaşlı, bir televizyon efsanesi ve hayatımıza iz bırakmış bir insan uğurlanıyor. Allah tüm günahlarını affetsin. Ve sana da hakkımı helal ediyorum Reha Muhtar.”


