CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen “mutlak butlan” kararının ardından CHP’de başlayan kriz sürerken, Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında gerçekleştirilen olağanüstü Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı sona erdi. Yaklaşık 5 saat süren toplantının ardından Özgür Özel’in açılamalarda bulunuyor.
Özel’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle oldu:
-Biz CHP değişmelidir dedik. Bu sözlerimiz tepki görünce, görevi biz üstlendik. Bir yola çıktık. Yola çıktığımızda aday dahi olamayacağımızı söylediler. Biz bütün kampanya boyunca ne yapacağımızı açık açık paylaşarak il il gezdik. Dediler ki delegeleri ikna edemezsiniz. Biz dedik ki o delegeyi biz ikna etmeyeceğiz. O delegeyi kurultaya yollayan oğlu, torunu, eşi, berberi ikna edecek. Ben delegelerimizle konuşurken en güvendiğinizle konuşun öyle gelin dedim. Biz onların vicdanına güvendik.
-Biz AK Parti’nin esas çomağını orada soktuk. Ne bizim suçumuz? bizim suçumuz 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmak, kurulduğu günden bu yana AKP’yi llk kez yenmek! Bizim suçumuz, emeklinin, asgari ücretlinin umudu olmak.
-Demokrasi sandıkla gelenin sandıkla gitmesidir. Göstermelik kurultay yapanlar, demokrasiyi güya savunanlar, bir kere kaybettiler, milli iradeyi yerle bir ettiler. Birileri bizim kurultayı kazanmamızı da hazmetmedi. Bir diğerleri yerel seçimi kazanmamızı hazmetmediler. Müesses nizamın kazanmasını istediklerinin kazanmasına alışık olanlar; müesses nizama itiraz edenlerin zaferiyle hiçbir zaman barışamadılar, hiçbir zaman bunu hazmedemediler. Milletin kararına savaş açmayı seçtiler. Siyaset üretemeyince yargı kollarını devreye soktular.
-Bize sağdan soldan Ekrem’i, mücadeleyi bırak. Ankara’ya dön, Ankara merkezi siyaset yap. Partinin başında otur. Oturmadık o koltukta. Oturmayacağım o koltukta. Oturmayacağım koltuk; mutlu, mesut, güvenli, muhalefet liderliği koltuğu. Ben bu koltuğu reddediyorum. Konforlu muhalefet partisi genel başkanlığı koltuğunu reddediyorum. Saray’ın icazetiyle, yargısının açtığı yolla o koltukta oturmadım, oturmam kimse oturmamalıdır. Bu millet kendisine rağmen kimseyi o koltukta oturtmaz.”
-Bu rejim 30 sene bu koltukta oturmayı vadediyor. Ama bu ülkenin 80 yaşına kadar muhalefet koltuğunun tadını çıkaranlara değil. Muhalefette olduğu her gün ızdırapta olan, bu milletin sorunlarını çözecek iktidarı kuracak bir genel başkana ihtiyacı var.
-Şahsi çıkarlarımızı reddederek her türlü kirli teklife, işbirliği teklifine hayır diyerek. Doğru bildiğimiz yolda bugüne geldik biz. Bu mesele bizim değil milletin meselesidir. Bu savaş bize değil, millete açılmıştır. Bu darbe bize değil millete yapılmıştır. Sandığa, seçme ve seçilme hakkına yapılmıştır. Bu darbe; 19 Mart’ta cumhurbaşkanı adayına, 21 Mayıs’ta da geleceğin iktidar partisine yapılmıştır. Mesele bu darbeye teslim olup olmama meselesidir. Bu kararın mağduru milletir ve maalesef çok daha ağır bedeller ödeyecektir.
Erdoğan, milleti adaysız, partisiz, seçeneksiz, lidersiz bırakma çabası içindedir. CHP tüm darbecilere karşı dimdik ayaktadır.
Siyasi partiler demokrasilerin vazgeçilmez unsurudur. Siyasi partileri ayakta tutan üyeleri delegeleri, kongreleri ve kurultaylarıdır. Bu kararla hiçbir partinin kongresinin artık bir garantisi kalmamıştır. Artık hiçbir siyasinin koltuğunda güvenle oturmaması demektir. Mücadele edilen meselenin kendisi budur. İlk itirazımızı tedbir kararının kaldırılması için süresi içinde yaptık. Yarın YSK’ye başvuracağız. Yargıtay’a tedbirin durdurulması için yaptığımız başvuruların en hızlı şekilde ele alınıp, kendi sorumluluğuna sahip çıkmasını bekliyoruz.”
‘DARBEYE TESLİM OLMAYACAĞIZ’
-“Bu gece Türkiye demokrasisi açısından bir kara gündür. Ama bu gece bir matem gecesi olmaktan umut gecesine dönüştüğünü memnuniyetle ifade etmek isterim. Bir yandan butlana toplumda verilmeyen destek, boş sokak. Çarpık açıklamalar. Bir tarafta demokrasiye sahip çıkanlar. Bu hukuksuz karara tepki gösteren genel başkanlar, sivil toplum örgütlerinin açıklaması bu geceyi umuda dönüştürmüştür. CHP’nin buna karşı hazırladığı bir eylem planı vardır. CHP bu darbeye teslim olmayacaktır. Bu gece seçim akşamı ışıklarını açık tutanların, gelecek seçimlerde ışıklar erkenden kapanmasın diye baba ocağına sahip çıktığı gecedir. Buradayız, darbeye karşı direneceğiz. Onlar sana tuzak kurarken de Allah da karşı plan yapıyordu. Allah plan yapanların en hayırlısıdır. Bu yapılan size, partinize yapılsa ne hissederdiniz? Bir diğer temenni: Yolumuz yolsuza, yüzümüz nursuza, ömrümüz arıza denk düşmesin inşallah. Sözümüze kıymet veren herkesi direnişe, bir arada durmaya, tepkiyi yükseltmeye davet ediyorum. Yarın yanlışın üzerine yanlışla gidilmemesini ümit ediyorum. Bundan sonra partiyi savunmak rekabetli bir seçimi savunmaktan başka bir şey değildir. Bizi teslim alırlarsa sandığı teslim almış olurlar. Buradayız ve bütün kirli teklifleri reddediyoruz. Müessez nizamın makbul muhalefeti olmak yerine her şeyi göze almışız. Düzeni değiştirip iktidar kurmak üzerine risk alıyoruz. Biz bu koltukları reddediyoruz. Sadece milletimizden destek bekliyoruz. Onun dışında her türlü kirli teklife kapalıyız.”
‘BAYRAĞI BIRAKMAYACAĞIZ’
-“Öncelikle mücadeleyi yükselteceğiz. Önümüzde mahkeme kararını YSK nasıl yorumlayacak, hangi hükümlerini tenzil edecek göreceğiz. Biz bize verilen bayrağı yere bırakmayız. Millet bayrağı verir, zoru görünce kaçanı, bayrağı birinin istediği gibi sallayanı haz etmez. Her şartı zorlayacağız. Elimizdeki bayrağı bırakmayacağız.”
‘KILIÇDAROĞLU’NA DÖNMEDİM’
-Yoğun bir toplantı, sonra partilerden ziyaretler vardı. Arayanlar arasında Kılıçdaroğlu var. Henüz dönmedim. Dönüp de ne konuşacağız. Bugün zaten yargı kararına saygılıyız diyen bir vekili disipline vermişiz. Sayın Kılıçdaroğlu’nun AKP yargısı eliyle koltuğa döneceğini hayal bile etmek istemem. Bu gece bu psikoloji içinde o telefona dönmenin manası olmaz. Bu telefon o kararla uzlaşmaysa öyle bir şey olmaz. Elbette bir şekilde telefonuna dönülecek. Bir butlan kararını meşru görmesini beklemesini beklemem. Ben genel merkezdeyim. Bundan sonra gecesiyle gündüzüyle genel merkezdeyiz.“


