1. Haberler
  2. Yaşam
  3. Kendi kendini yok eden bir deha: Richard Milhous Nixon

Kendi kendini yok eden bir deha: Richard Milhous Nixon

Richard Nixon, Amerikan tarihinin en karmaşık, en tartışmalı ve trajik figürlerinden biridir. Bir siyasi deha olarak yükselen ama kendi güvensizliklerinin kurbanı olan "Tricky Dick" (Kurnaz Dick) lakaplı bu adamın hikayesi, bir başarı öyküsünden çok bir Yunan trajedisini andırır. İşte modern siyaseti şekillendiren Nixon'ın hayatına dair derinlemesine bir analiz...

featured
Player Alanı

Richard Milhous Nixon, 9 Ocak 1913’te Kaliforniya’da, limon bahçeleri olan mütevazı bir evde doğdu. Ailesi oldukça dindardı ve Nixon, disiplinli bir Quaker terbiyesiyle büyüdü. Çocukluğu kolay geçmedi; iki kardeşini tüberkülozdan kaybetti. Bu kayıplar ve ailenin ekonomik zorlukları, onda ömür boyu sürecek bir “dışlanmışlık” hissi ve her zaman en iyisi olma hırsı yarattı.

Zekiydi, Duke Üniversitesi’nde hukuk okudu ve hırsı sayesinde okulun en iyilerinden biri oldu. Ancak içindeki o “elitlere karşı duyduğu öfke”, siyasi kariyerindeki en büyük itici gücü ve yıkımı olacaktı.

Savaş başladığında Nixon bir devlet dairesinde çalışabilirdi ama o donanmaya katılmayı seçti. Pasifik cephesinde lojistik subayı olarak görev yaptı. Savaşta bizzat çarpışmasa da organizasyon yeteneğiyle dikkat çekti. Döndüğünde ise hayatını değiştirecek bir teklif aldı.

Cumhuriyetçi Parti, bir aday arıyordu ve Nixon, agresif seçim kampanyasıyla rakiplerini “komünist sempatizanı” olmakla suçlayarak Temsilciler Meclisi’ne girdi. Bu dönemde kurduğu anti-komünist strateji, onun ulusal çapta tanınmasını sağlayan ilk büyük basamağı oldu.

BAŞKANLIĞA UZANAN ENGELLİ YOL

Nixon, genç yaşta Eisenhower’ın Başkan Yardımcısı olarak sekiz yıl görev yaptı. Ancak 1960’ta John F. Kennedy’ye karşı kaybettiği o meşhur televizyon tartışması, kariyerinin bittiği sanılan andı. Sakalı çıkmış, terleyen ve yorgun bir Nixon, karizmatik JFK karşısında yenilmişti. 1962’de Kaliforniya Valiliği’ni de kaybedince basına “Artık Nixon’ı hırpalayacak vaktiniz olmayacak, çünkü bu benim son basın toplantım” diyerek siyaseti bıraktığını açıkladı. Ama yanılmıştı; 1968’de Vietnam Savaşı’yla çalkalanan ABD’de “sessiz çoğunluğun” sesi olma vaadiyle küllerinden doğarak başkan seçildi.

Nixon’ın ilk dönemi aslında büyük başarılarla doludur. “Détente” (Yumuşama) politikasını başlattı ve onyıllardır kapalı olan Çin’in kapılarını dünyaya açan ilk ABD Başkanı oldu. Sovyetler Birliği ile nükleer silahların sınırlandırılması anlaşmasını (SALT I) imzaladı.

İç politikada ise ironik bir şekilde çevre koruma ajansını (EPA) kurdu. 1972 seçimlerine girerken o kadar popülerdi ki, ABD tarihinin en büyük seçim zaferlerinden birini kazanarak 49 eyalette birinci çıktı.

WATERGATE SKANDALI: BİR ÇÖKÜŞÜN ANATOMİSİ

İkinci dönemi başladığında her şey yolunda görünüyordu ama arka planda Nixon’ın paranoid yapısı büyük bir felaketi hazırlıyordu. 1972 seçim kampanyası sırasında, Demokrat Parti’nin Watergate iş merkezindeki ofisine gizlice girip dinleme cihazı yerleştirmeye çalışan beş adam yakalanmıştı. Nixon başlangıçta bunu reddetti ancak sızan bilgiler ve “Deep Throat” (Derin Gırtlak) kod adlı köstebeğin yardımıyla gazeteciler olayın peşini bırakmadı. Skandalın asıl patladığı nokta, Nixon’ın Beyaz Saray’daki tüm konuşmaları kaydettiğinin ortaya çıkmasıydı. Bu kayıtlar, Nixon’ın adaleti engellemeye çalıştığını ve FBI’ı durdurmak için yetkisini kötüye kullandığını kanıtlıyordu.

Hakkında azil süreci başlatılan ve partisinden desteği kaybeden Nixon, 9 Ağustos 1974’te görevinden istifa eden ilk ve tek ABD Başkanı oldu. Helikoptere binerken yaptığı o meşhur zafer işareti, aslında büyük bir yenilginin sembolüydü. Halefi Gerald Ford tarafından affedildiği için hapse girmedi.

Emeklilik yıllarında ise kendini bir “bilge devlet adamı” olarak yeniden konumlandırmaya çalıştı. Birçok kitap yazdı ve dış politika konusunda danışılan biri haline geldi. 1994 yılında öldüğünde, arkasında hem nefret edilen bir figür hem de dış politika dehası olarak anılan bölünmüş bir miras bıraktı.

Kendi kendini yok eden bir deha: Richard Milhous Nixon
Yorum Yap