Açıklamada “Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü Anayasal bir haktır ve kısıtlanmamalıdır. İBB davasında asıl mesele gazetecilerin tutumu değildir. Mahkemenin duruşma düzenini sağlamak için aldığı bu karar, yargı sürecini takip eden gazetecilere yönelik bir caydırıcılık etkisi yaratmaktadır. Yargılama sürecinin aleniyetine, şeffaflığına gölge düşürmektedir. Anayasa’nın 28. Maddesiyle korunan halkın haber alma hakkının ihlalidir. Mahkeme heyetinden, İBB davası görülürken gazetecilerin basın masasında görevlerini sürdürebilmeleri ve meslektaşlarımızın davayı sağlıklı koşullarda izleyebilmeleri için gerekli düzenlemelerin yapılmasını beklediğimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz.” denildi.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu 12 Mart 2026 Perşembe günü İBB davasında gazetecilerin basın bölümünden ayrılıp izleyiciler arasına geçmesinin istenmesi kararıyla ilgili açıklama yaptı. Açıklamada şu görüşler yer aldı:
“Türkiye’de gazetecilerin mesleklerini yerine getirmelerine yönelik çeşitli güçlüklerin sürdüğü görülmektedir. Bu güçlüklerden biri de mahkemelerde görülen davaların gazeteciler tarafından izlenmesine ilişkin yaşanan kısıtlamalardır. Bazı davalarda muhabirler ve gazetecilik meslek örgütlerinin temsilcileri duruşma salonlarına alınmamakta ya da görevlerini yerine getirmelerini zorlaştıran uygulamalarla karşılaşabilmektedir.
Son olarak gazetecilerin çalışmasına yönelik bir müdahale de İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki 1 numaralı salonda görülen İBB davasının dördüncü gününde yaşanmıştır.
CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 407 sanıklı İBB davasının 12 Mart 2026 Perşembe günü görülen duruşmasında, gazetecilerin basın bölümünden, masa ve prizin bulunmadığı, izlemeyi çok güçleştiren salondaki kör bir noktaya alınmasına karar verilmiştir.
Ekrem İmamoğlu’na soru sorulduğu gerekçesiyle alındığı ifade edilen bu kararın ardından meslektaşlarımızın yerlerinden kalkmaması üzerine Mahkeme Başkanı, ‘düzenin sağlanamaması’ gerekçesiyle duruşmayı 16 Mart 2026 Pazartesi gününe ertelemiştir.

“GAZETECİ; TÜM BİLGİ KAYNAKLARINA SERBESTÇE ULAŞMA, İZLEME VE ARAŞTIRMA HAKKINA SAHİPTİR”
Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’nde yer alan Gazetecinin Hakları Bölümü’ne göre ‘Gazeteci; tüm bilgi kaynaklarına serbestçe ulaşma ve kamu yaşamını belirleyen, halkı ilgilendiren tüm olayları izleme ve araştırma hakkına sahiptir’.
Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü Anayasal bir haktır ve kısıtlanmamalıdır. İBB davasında asıl mesele gazetecilerin tutumu değildir. Mahkemenin duruşma düzenini sağlamak için aldığı bu karar, yargı sürecini takip eden gazetecilere yönelik bir caydırıcılık etkisi yaratmaktadır. Yargılama sürecinin aleniyetine, şeffaflığına gölge düşürmektedir. Anayasa’nın 28. Maddesiyle korunan halkın haber alma hakkının ihlalidir.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu olarak mahkeme heyetinden, İBB davası görülürken gazetecilerin basın masasında görevlerini sürdürebilmeleri ve meslektaşlarımızın davayı sağlıklı koşullarda izleyebilmeleri için gerekli düzenlemelerin yapılmasını beklediğimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz.”


