Gökbilimciler yaklaşık yüz yıldır evrenin sürekli genişlediğini biliyorlar. Ancak bu genişlemenin hızı konusunda devasa bir sorun var: Bilim dünyası ikiye bölünmüş durumda. “Hubble Gerilimi” adı verilen bu anlaşmazlığı çözmek için şimdi uzay-zamandaki minik titreşimleri kullanan yepyeni ve yaratıcı bir yöntem geliştirildi.
“HUBBLE GERİLİMİ” NEDİR? NEDEN ANLAŞAMIYORLAR?
Evrenin genişleme hızına Hubble Sabiti deniyor. Bilim insanları bu hızı ölçmek için iki ana yol kullanıyor:
Eski Yöntem (Kozmik Fon Radyasyonu): Büyük Patlama’dan kalan ilk ışıkları inceliyor.
Yeni Yöntem (Mesafe Merdiveni): Uzaktaki yıldızların ve süpernovaların parlaklığına bakıyor.
Sorun şu ki; bu iki yöntem farklı sonuçlar veriyor. Biri evrenin daha yavaş, diğeri ise daha hızlı genişlediğini söylüyor. Bu tutarsızlık, kozmolojinin en büyük gizemlerinden biri olarak kabul ediliyor çünkü iki yöntemden biri hatalıysa, evrenin işleyişine dair bildiğimiz her şeyi yeniden yazmamız gerekebilir.
YENİ ÇÖZÜM: UZAYIN “STOKASTİK UĞULTUSU”
Illinois ve Chicago üniversitelerinden bir ekip, bu kördüğümü çözmek için Yerçekimi Dalgaları’nı (uzay-zamandaki dalgalanmalar) kullanmayı önerdi. Kara deliklerin veya nötron yıldızlarının çarpışmasıyla oluşan bu devasa dalgalar, evrenin genişlemesine dair eşsiz ipuçları taşıyor.
Bilim insanları bu yeni yönteme “Stokastik Standart Siren” adını verdi. Buradaki fikir şu: Uzayda o kadar çok çarpışma oluyor ki, mevcut cihazlarımız her birini tek tek duyamasa da arka planda sürekli bir “uğultu” oluşuyor. Tıpkı kalabalık bir stadyumda her konuşmayı tek tek ayırt edemeseniz de ortamdaki genel gürültüden (uğultudan) içeride kaç kişi olduğunu tahmin edebilmeniz gibi.
“BELKİ DE EVRENİN YAŞINI BU UĞULTU SÖYLEYECEK”
Araştırmacılar, bu arka plan uğultusunun (GWB) gücünü inceleyerek evrenin genişleme hızını çok daha hassas bir şekilde ölçebileceklerini kanıtladılar. Profesör Daniel Holz, “Uzak galaksilerdeki kara delik çarpışmalarından kaynaklanan bu uğultuyu kullanarak evrenin yaşı ve bileşimi hakkında bilgi edinebileceğimizi gösterdik” diyerek bu keşfin heyecanını paylaşıyor.
Ekibin analizi, genişleme hızı (Hubble Sabiti) düşük olduğunda, bu çarpışmaların daha dar bir alanda toplandığını ve arka plan uğultusunun daha güçlü çıktığını ortaya koydu. Bu veri, elimizdeki diğer ölçümlerle birleştirildiğinde “Hubble Gerilimi”ni ortadan kaldıracak net bir sayıya ulaşmamızı sağlayabilir.
ÖNÜMÜZDEKİ 6 YIL KRİTİK
Şu anki teknoloji bu arka plan uğultusunu tam netliğiyle duymaya yetmiyor. Ancak bilim insanları, önümüzdeki 6 yıl içinde gelişmiş cihazların (LIGO-Virgo-KAGRA gibi gözlemevleri) bu uğultuyu kesin olarak tespit edebileceğini öngörüyor. O gün geldiğinde, evrenin genişleme hızı hakkındaki o meşhur kavga sona erebilir ve evrenin gerçek yaşına dair nihai cevabı alabiliriz.


