Genç oyuncu Doğa Lara Akkaya, 2022’de rol aldığı Tozluyaka dizisindeki partneri Tayanç Ayaydın’ın kendisini taciz ettiğini öne sürmüş ve oyuncunun kendisine gönderdiğini iddia ettiği mesajları ifşa etmişti. Akkaya’nın paylaşımında Ayaydın’ın, “Dünyanın en güzel kadını! Mutlu yıllar” şeklindeki mesajı dikkat çekmişti. Akkaya ise buna karşılık, “Dünyanın en güzel kadını sence de karın değil mi?” yanıtını vermişti.
Olayların ardından Ayaydın’ın yeni projesindeki rol arkadaşı Burçin Terzioğlu da oyuncuyu sosyal medyadan takipten çıkarmış ve yaptığı paylaşımda “Her kadının yanındayım” mesajını vermişti.
5 gündür sessizliğini koruyan Tayanç Ayaydın ise dün yaptığı açıklamada, mesajın kötü niyet taşımadığını ancak uygunsuz olarak algılanabileceğini kabul ederek özür diledi.
Ayaydın’ın açıklamasının tamamı şu şekilde:
“Son günlerde adım bazı mesaj ifşalarında yer aldı. Artık doğrudan ve net bir şekilde konuşma zamanı geldiğine inanıyorum. Açıklama yapmayı ertelememin sebebi duygusal bir tepki vermek istemem ve durumu sakin, bilinçli bir şekilde değerlendirmek istememdi. Yılbaşı gecesi bir meslektaşıma bir mesaj gönderdim. Bugün geriye dönüp baktığımda, bu mesajın kötü niyet taşımamasına rağmen uygunsuz olarak algılanabileceğini görüyorum. Bunun için içtenlikle özür dilerim. Gelen yanıt bana mesajın hoş karşılanmadığını açıkça gösterdi ve ben de iletişimi sürdürmedim. Şunu da açıkça belirtmeliyim: düşüncesiz davranmış olabilirim ama kimseyi taciz etmedim. Taciz; ısrar, baskı ya da birinin sınırlarını ihlal etmek demektir. Ben bunların hiçbirini yapmadım. Tepkiyi anladığım anda durdum. Tacizin her türlüsü kabul edilemez ve kadınların seslerini yükseltebilmesi, kendilerini güvende hissedebilmeleri her zaman korunmalıdır. Böylesine ciddi bir suçlamayla bugün ilişkilendirilmek, yaşanan olayın yalnızca tek bir düşüncesiz mesajdan ibaret olması benim için son derece üzücü. Kamuoyunda oluşan algının hatamla orantısız şekilde büyüdüğünü görüyorum. Bunun sonuçlarının ağırlığı beni haksız bir mağduriyetle karşı karşıya bıraktı. Bu nedenle kendimi adımı ve itibarımı korumak için yargı yoluna başvurmak zorunda hissediyorum. Bu adım, kadınların seslerini duyurma hakkına karşı değil, yalnızca bana yönelen haksız ve ağır zararı gidermeye yöneliktir. 20 yıllık profesyonel hayatım boyunca pek çok değerli meslektaşımla saygı, işbirliği ve güven temelleri üzerinde çalıştım. Bugüne kadar bu tür bir olayla hiç karşılaşmadım. Bunun aksini düşünen bir çalışma arkadaşım varsa lütfen kanıtıyla ortaya çıkmaktan çekinmesin. İstemeden kalbini kırdığım herkesten özür diliyorum. Tek dileğim, gerçeğin adil bir şekilde anlaşılması ve hepimizin yoluna güven ve huzur içinde devam edebilmesidir.
Saygılarımla.”
