Kendi ölümünü oynayan adam: Brandon Lee

page

Brandon Lee, kısa ömrüne sığdırdığı büyük yeteneği ve trajik sonuyla sinema tarihinin en unutulmaz figürlerinden biri haline geldi. Efsanevi dövüş sanatları ustası Bruce Lee’nin oğlu olarak dünyaya gelen Brandon, babasının devasa gölgesinden sıyrılıp kendi kimliğini inşa etmeye çalışırken, tıpkı babası gibi zirveye ulaştığı noktada hayata veda etti.

1 Şubat 1965’te Kaliforniya’da doğan Brandon Lee, dövüş sanatlarının dünyadaki en büyük ismi olan Bruce Lee ve Linda Lee Emery’nin ilk çocuğuydu. Çocukluğunun büyük bir kısmı babasının yanında, dövüş sanatlarının disiplini içinde geçti. Ancak Brandon, sadece bir “aksiyon yıldızı” olmak istemiyordu; o gerçek bir aktör olma tutkusuyla yanıp tutuşuyordu.

Babasını henüz 8 yaşındayken kaybetmesi, onun üzerinde derin bir iz bıraksa da oyunculuk kariyerine 1980’lerin ortasında Kung Fu: The Movie ile adım attı. Ardından Legacy of Rage, Showdown in Little Tokyo ve Rapid Fire gibi aksiyon filmleriyle dikkatleri üzerine çekti. Ancak kariyerinin ve hayatının dönüm noktası, James O’Barr’ın karanlık çizgi romanından uyarlanan The Crow (Ölümsüz Aşk) filmi olacaktı.

THE CROW

1994 yapımı The Crow, gotik ve kasvetli atmosferiyle sinemanın kült eserleri arasına girdi. Film, bir grup çete üyesi tarafından nişanlısı Shelly ile birlikte vahşice katledilen rock müzisyeni Eric Draven’ın hikâyesini anlatır. Cinayetin üzerinden tam bir yıl geçtikten sonra, gizemli bir karga Eric’in mezarına gelir ve onu ölümden geri döndürür.

Artık ölümsüz olan Eric Draven, yüzünü bir pandomim sanatçısı gibi boyayarak intikam peşine düşer. Eric’in acısı ve adaleti arayışı, filmi sadece bir intikam hikâyesi olmaktan çıkarıp derin bir dram haline getirir. Ne var ki, filmin bu ölüm ve yeniden doğuş temalı senaryosu, set ekibinin ve izleyicilerin asla tahmin edemeyeceği korkunç bir gerçekle birleşecekti.

ÖLÜM NASIL VE NEDEN GERÇEKLEŞTİ?

31 Mart 1993 tarihinde, filmin çekimlerinin bitmesine sadece 8 gün kala, sinema dünyasını sarsan o trajik olay yaşandı. Senaryoya göre Eric Draven’ın eve girdiği ve suçlular tarafından vurulduğu sahne çekiliyordu. Aktör Michael Massee (Funboy karakteri), Brandon Lee’ye 44 kalibrelik bir Magnum tabancayla ateş etti.

Silah patladı, Brandon yere yığıldı. Ancak sahne bittiğinde Brandon ayağa kalkmadı. Başta herkes bunun Brandon’ın etkileyici “metot oyunculuğu” olduğunu sandı; fakat karnından sızan kanı fark ettiklerinde durumun ciddiyeti anlaşıldı. Hastaneye kaldırılan ve 6 saat süren bir ameliyata alınan 28 yaşındaki aktör, aşırı kan kaybı nedeniyle kurtarılamadı.

Olaydan sonra yapılan detaylı incelemeler, bunun korkunç bir ihmaller zinciri olduğunu ortaya koydu. Olay bir kasıt değil, tamamen teknik bir hatadan kaynaklanan kazaydı. Bir önceki sahnede kullanılan silahın namlusunda, gerçek mermiden bozma bir “dummy” (sahte) merminin metal ucu sıkışıp kalmıştı.

Brandon’ın vurulduğu sahnede ise silahın içine sadece ses çıkaran “barutlu boş fişek” yerleştirilmişti. Ancak boş fişek ateşlendiğinde, yarattığı basınç namluda sıkışmış olan o metal parçayı gerçek bir mermi hızıyla dışarı fırlattı. Brandon, gerçek bir mermiyle vurulmuş gibi ağır yaralandı. Polis soruşturması olayın kaza olduğuna hükmetti ancak setlerdeki silah güvenliği standartları bu olaydan sonra sonsuza dek değişti

YARIM KALAN BİR HİKÂYE

Brandon Lee’nin ölümü sadece sinema dünyasını değil, kişisel hayatını da paramparça etti. Ünlü aktör, çekimler bittikten sadece 17 gün sonra nişanlısı Eliza Hutton ile evlenecekti. Lee’nin annesi Linda Lee, yapımcılara ihmal davası açtı ve dava mahkeme dışında gizli bir anlaşmayla sonuçlandı. Filmin yönetmeni Alex Proyas, Brandon’ın anısını yaşatmak için filmi tamamlamaya karar verdi. Eksik sahneler, o dönem için devrim niteliğinde olan dijital yüz yerleştirme teknolojisi ve Brandon’ın dublörleri kullanılarak tamamlandı. The Crow, Brandon Lee’nin hem en büyük başarısı hem de hazin veda busesi olarak sinema tarihindeki yerini aldı. Brandon, bugün Seattle’da babası Bruce Lee’nin hemen yanındaki mezarında huzur içinde uyuyor.

Exit mobile version