Astronominin çözemediği bilmece: Einstein Çölü nedir?

Astronominin çözemediği bilmece Einstein Çölü nedir

Son otuz yılda ötegezegen keşiflerinde yaşanan büyük artış, evrenin gezegen çeşitliliğine dair ezberleri bozdu. Ancak yıldızına bağlı olmayan, galakside başıboş şekilde dolaşan gezegenlere ilişkin gözlemler, bilim insanlarını hâlâ açıklanamayan bir gizemle karşı karşıya bırakıyor: “Einstein çölü”.

ÖTEGEZEGEN KEŞİFLERİNDE BÜYÜK SIÇRAMA

Astronomide ilk doğrulanmış ötegezegen keşfi 1992 yılında Aleksander Wolszczan ve Dale Frail tarafından yapıldı. Güneş benzeri bir yıldızın etrafında dönen ilk gezegen ise 1995’te gözlemlendi. Kepler ve TESS gibi uzay teleskoplarının devreye girmesiyle birlikte bugüne kadar 6 binden fazla ötegezegen tespit edildi.

Bu keşifler, yalnızca yıldızların etrafında dolanan gezegenlerle sınırlı kalmadı. Hiçbir yıldıza bağlı olmayan ve “başıboş gezegen” ya da “özgür dolaşan gezegen” olarak tanımlanan gökcisimleri de astronominin ilgi odağı haline geldi.

BAŞIBOŞ GEZEGENLER NASIL BULUNUYOR?

Ötegezegenlerin büyük bölümü, yıldızlarının önünden geçerken oluşturdukları ışık azalması ya da yıldızın hareketindeki küçük salınımlar sayesinde keşfediliyor. Ancak başıboş gezegenlerin bir “ev sahibi” yıldızı olmadığı için bu yöntemler işe yaramıyor.

Bu noktada kütleçekimsel mikromerceklenme yöntemi devreye giriyor. Albert Einstein’ın genel görelilik kuramına dayanan bu etki, kütleli bir cismin uzay-zamanı bükerek arkasındaki uzak bir yıldızın ışığını kısa süreliğine büyütmesiyle ortaya çıkıyor. NASA, bu olguyu “trambolin üzerindeki bir bowling topunun yarattığı çöküntü” benzetmesiyle açıklıyor.

“EİNSTEİN ÇÖLÜ” OLARAK ADLANDIRILAN BOŞLUK

Başıboş gezegen gözlemlerinde dikkat çeken en çarpıcı bulgulardan biri, “Einstein çölü” olarak adlandırılan gizemli boşluk. Gözlemler, çok düşük kütleli gezegenler ile kahverengi cüceler ve yıldızlar arasında belirgin bir eksiklik olduğunu ortaya koyuyor.

Özellikle Satürn ile Jüpiter kütleleri arasında olması beklenen çok sayıda başıboş gezegenin gözlemlenememesi, bilim insanlarını şaşırtıyor. Mikromerceklenme verileri, belirli bir kütle aralığında neredeyse hiç cisim tespit edilmediğini gösteriyor.

BÜYÜK KÜTLELİ GEZEGENLER NEDEN YOK?

Araştırmacılara göre bu boşluğun nedeni henüz kesin olarak bilinmiyor. Öne sürülen teorilerden biri, gezegenlerin doğdukları sistemlerden güçlü kütleçekim etkileşimleri sonucu koparak uzaya savrulması.

Ancak büyük kütleli gezegenlerin sistemlerinden fırlatılmasının, küçük gezegenlere kıyasla çok daha zor olduğu düşünülüyor. Bu nedenle Satürn ve Jüpiter büyüklüğündeki gezegenlerin çoğunlukla sistemlerinde kalabildiği, daha küçük kütleli gezegenlerin ise başıboş hale gelme ihtimalinin daha yüksek olduğu değerlendiriliyor.

Exit mobile version