Gece yarısı uyanıp bir bardak su içmek birçok kişi için alışıldık bir refleks. Yatağın başucunda bekleyen su, çoğu zaman kısa sürede rahatlama sağlıyor. Ancak uzmanlar, özellikle her gece tekrarlayan susuzluk hissinin vücudun verdiği önemli bir uyarı olabileceğine dikkat çekiyor.
HER GECE SUSAYARAK UYANIYORSANIZ…
Uzmanlara göre ara sıra yaşanan gece susuzluğu genellikle endişe verici değil. Gün içinde yeterince su içmemek, akşam saatlerinde tuzlu veya baharatlı besinler tüketmek, alkol almak ya da kuru bir ortamda uyumak bu duruma yol açabiliyor. Ancak neredeyse her gece su içme ihtiyacıyla uyanmak, basit nedenlerin ötesine işaret edebiliyor.
EŞLİK EDEN BELİRTİLER ÖNEMLİ
Gece susuzluğuna sık idrara çıkma, ağız kuruluğu, sabah baş ağrısı, halsizlik ve gün boyu devam eden yorgunluk eşlik ediyorsa tablo değişiyor. Uzmanlar, bu belirtilerin kan şekeri dengesizlikleri, diyabet, uyku apnesi ve bazı hormonal bozukluklarla bağlantılı olabileceğini vurguluyor. Sürekli bölünen uyku ise bağışıklık sistemi ve metabolizma üzerinde olumsuz etkilere yol açabiliyor.
MASUM GÖRÜNEN HİJYEN RİSKİ
Uzmanlar, yatağın başucunda saatlerce açık şekilde bekletilen suyun da hijyen açısından risk taşıdığını belirtiyor. Oda içerisindeki toz ve mikro partiküller zamanla suya karışabiliyor. Bu nedenle suyun kapaklı bir şişede saklanması ve her gün taze su konulması öneriliyor.
NE ZAMAN DOKTORA BAŞVURMALI?
Gece susayarak uyanmak zaman zaman yaşanıyorsa genellikle yaşam tarzıyla ilişkili nedenlere dayanıyor. Ancak bu durum alışkanlık haline geldiyse, gündüz saatlerinde de yoğun susama hissi varsa ve gece idrara çıkma artmışsa uzmanlara göre mutlaka bir sağlık kontrolü yaptırmak gerekiyor. Çünkü bazen en sıradan görünen alışkanlıklar, vücudun verdiği en güçlü uyarılar arasında yer alabiliyor.
