Tüm dünyada ve ülkemizde ölümlerin en başta gelen nedeni olan koroner arter hastalığına karşı uzmanlar hayati uyarılarda bulunuyor. Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği İdari Sorumlusu Doç. Dr. Dilay Karabulut; genetik faktörler, diyabet, hipertansiyon, obezite ve sigara kullanımının kalp sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini ve sessiz kalp krizi riskini anlattı.
Kalp krizinin en sık görülen semptomunun göğüs ağrısı olduğunu ancak bu ağrının kalp dışı hastalıklardan da kaynaklanabileceğini belirten Doç. Dr. Dilay Karabulut, bazı hasta gruplarında ise hiçbir belirti görülmeyebileceğine dikkat çekti. Karabulut, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Diyabetik ve yaşlı kadın hastalarda kalp krizini çok daha sessiz görebiliyoruz. Hastanın öncesinde çok tipik göğüs ağrısı ya da bir nefes darlığı, bir bulantı kusması olmadan direkt ani ölümle karşı karşıya kalabiliyoruz. Özellikle diyabetik hastalarda ağrı sinirlerindeki harabiyet ve hissizlik sebebiyle sessiz kalp krizi dediğimiz tabloyla daha sık karşılaşabiliyoruz. O yüzden diyabet bizim için artık koroner arter hastalığının eş değeridir. Diyabeti olan her hastanın mutlaka düzenli kardiyoloji polikliniğinde muayene olması gerekmekte.”
GENETİK YATKINLIK VE SİGARA KULLANIMI RİSKİ KATLIYOR
Kalp hastalıklarında aile öyküsünün kritik bir belirteç olduğunu ifade eden Doç. Dr. Karabulut, ailesinde 40-45 yaşından önce kalp krizi veya koroner arter hastalığı öyküsü bulunan kişilerin yaşam boyu bu riski taşımaya daha yatkın olduğunu söyledi.
Son yıllarda sigara kullanım yaşının düşmesinin de kalp damarları üzerinde kronik inflamasyona yol açtığını belirten Karabulut, sigaraya diyabet, hipertansiyon ve kolesterol yüksekliği eklendiğinde riskin normal popülasyona göre çok daha fazla arttığını vurguladı.
“KALP KRİZİNDE ZAMANLA YARIŞIYORUZ”
Tipik bir kalp krizinde göğsün tam orta noktasında başlayan; boyna, çeneye, mideye ve kollara yayılabilen baskı tarzında bir ağrı hissedildiğini belirten Karabulut, şu uyarılarda bulundu:
Erken Müdahale: Göğüs ağrısına ciddi nefes darlığı veya bayılma şikayeti eşlik ediyorsa vakit kaybetmeden acil servise başvurulmalıdır. Kalp krizinde zamanla yarışılır. Damar ne kadar erken açılırsa, kalbin kas dokusu o kadar korunur.
Takip ve Tedavi: Riskli hastalarda tomografik (sanal) anjiyografi ile kalp damarlarındaki plak ve darlıklar erken dönemde tespit edilerek tedaviye başlanabilmektedir. Diyabetik hastalar ise 6 ayda bir daha yakın takip edilmelidir.
KALP SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN YAŞAM TARZI TAVSİYELERİ
Doç. Dr. Dilay Karabulut, kalp sağlığını korumak ve kan şekerini regüle etmek için şu temel adımların atılması gerektiğini belirtti:
Egzersiz: Tüm bireyler için günde en az 30 dakika orta düzeyde yürüyüş, hafif koşu ya da yüzme önerilmektedir.
Beslenme: Doymuş yağlardan fakir, doymamış yağlardan zengin, sebze ve meyve porsiyonlarının dengelendiği Akdeniz tipi diyet tercih edilmelidir.
Kahve ve Enerji İçecekleri: Karışım ve şuruplu kahvelerden uzak durulmalıdır. Aritmisi ve çarpıntı atağı olan hastalarda kafein bu durumları tetikleyebileceği için dikkatli olunmalıdır. Enerji içecekleri ise kesinlikle tüketilmemelidir.
