Dilek Kaya’dan ‘İmamoğlu’ çağrısı: ‘Buyurun mahkemeye, buyurun duruşma salonlarına’

dilek kaya'dan imamoğlu çağrısı

19 Mart operasyonu mağdur yakınları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı (ADA), 28. buluşmasını Saraçhane Parkı’nda gerçekleştirdi. Buluşmaya; CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Millî Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, CAO Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Kayıhan Pala, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, milletvekilleri, gazeteciler, sanatçılar ve bir grup vatandaş topluluğu destek verdi. 28. buluşmanın basın açıklaması, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı, CHP’nin ve 25,1 milyon vatandaşın cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun eşi ve sivil toplum gönüllüsü Dr. Dilek Kaya İmamoğlu tarafından okundu.

“EL SALLAMAYA,GÖZ GÖZE GELMEYE, KISACIK BİR TEMAS KURMAYA BİLE ENGEL OLUNMAYA ÇALIŞILDIĞINA ŞAHİT OLUYORUZ”

Bir yılın özlemi, bazen birkaç saniyeye sığdırılmaya çalışılıyor. Ne yazık ki bazı aileler o birkaç saniyeden bile mahrum bırakılıyor. Bazı aileler, salon düzeni, giriş-çıkış kısıtlamaları ve içerideki uygulamalar nedeniyle yakınlarını göremeden geri dönmek zorunda kalıyor; büyük bir kırgınlık ve çaresizlik yaşıyor. El sallamaya, göz göze gelmeye, kısacık bir temas kurmaya bile engel olunmaya çalışıldığına şahit oluyoruz. Bir yıldır ayrı bırakılmış ailelerin hasret gidermesinden bile rahatsız olan bir yaklaşım kabul edilemez. Üstelik burada sözünü ettiğimiz şey yalnızca fiziksel zorluklar değil. Sevdiklerimiz bir yıldır, sadece beyanlara dayanan iddialarla tutuklu bulunuyor; bizler de bir yıldır onlardan ayrı bırakılıyoruz. Yetmezmiş gibi, duruşmalar da olağan bir yargılama düzeni içinde değil, son derece zorlayıcı koşullar altında yürütülüyor. Oysa hiçbir vatandaş, devlet karşısında böylesine bir muameleyle karşı karşıya kalmamalıdır. Türkiye, geçmişte benzer yargılama süreçlerinin nasıl ağır sonuçlar doğurduğunu acı biçimde yaşadı.

“HUKUKTAN UZAKLAŞILDIĞINDA, BEDELİNİ SADECE YARGILANANLAR DEĞİL, AİLELERİ VE TOPLUMUN BÜTÜNÜ ÖDÜYOR”

Yıllar sonra çöken davalar, beraat kararları ve ortaya çıkan gerçekler bize şunu gösterdi: Hukuktan uzaklaşıldığında, bedelini sadece yargılananlar değil, aileleri ve toplumun bütünü ödüyor. O dönem yaşanan acılar hâlâ hafızalardayken, benzer yanlışların yeniden tekrarlanmasına kimse izin vermemelidir. Bu nedenle tüm yetkili makamlara sesleniyoruz: Kaçma şüphesi bulunmayan, delilleri karartma imkânı olmayan insanların tutuksuz yargılanması gerekir. 21. yüzyıl Türkiye’sinde hiçbir aileye bu kadar ağır bir belirsizlik, bu kadar derin bir ayrılık ve bu kadar yıpratıcı bir süreç yaşatılmamalıdır. Bırakın bayramda aileler kavuşsun. Biz bu davanın, yalnızca mahkeme salonlarının duvarları arasında kalmaması gerektiğini düşünüyoruz. Kamu vicdanını tatmin eden bir duruşma süreci yürütülmesini istiyoruz; adil ve şeffaf bir yargılama talep ediyoruz. Bu sadece bizler için değil bu toplum için bir ihtiyaçtır. Duruşmaların canlı yayınlanması talebimizi daha önce defalarla yineledik. Bu konuda hem siyasilerden hem de halktan destek gördük.

TÜM PARTİLERE ÇAĞRI: “BUYURUN MAHKEME, BUYURUN DURUŞMA SALONLARINA”

Sayın Bahçeli, bu konuya tam iki kez değindi. İki kez dile getirdi bu konuyu. Cumhuriyet Halk Partisi, dün Meclis’e bu konuyla ilgili bir öneri teklifinde bulundu. Yine Meclis’in oylarıyla, MHP ve AKP oylarıyla bu teklif önerisi reddedildi. Neden? Soruyoruz aileler olarak; neden reddettiniz? Bize bir mesajınız mı var? Bize bir mesaj mı veriyorsunuz? Diyorsunuz ki ‘Biz Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarını suçsuz yere bir yıldır tutsak edildiğine inanıyoruz. Yani siz ailelere inanıyoruz. Bir yıldır sizin adalet çağrınıza, hukukun işletilmesine inanıyoruz’ diyorsunuz. Ama Türkiye’ye, yani 86 milyona bu durumu açıklayamayız. Bizim sizden aldığımız mesaj budur. O halde benim size iki önerim olacak: AKP, MHP ve DEM başta olmak üzere, tüm partilerin hukuk komisyonlarından birer liyakatlı hukuk temsilcinizi mahkemeye, duruşmalara gözlemci olarak yollayın. Onlar, size gün sonunda, duruşmaları rapor etsin. İki; Ekrem İmamoğlu’nun savunmasına, yine aynı şekilde tüm parti genel başkanları katılsın. Ekrem İmamoğlu’nun ve avukatlarının savunmasını mahkemede tüm parti genel başkanları izlesin. Öyle ya; siz eşimi, çocuklarımın babasını, Türkiye Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanı adayını, 25,5 milyon oyla seçilmiş cumhurbaşkanı adayını bir yıldır tutsak ettiniz. Onu azılı suçlu ilan ettiniz. Ve biz de size diyoruz ki, ‘Mahkemeler canlı yayınlansın’ ve siz bunu kabul etmiyorsunuz. O halde buyurun mahkemeye, buyurun duruşma salonlarına. ‘Yok. Hayır olmaz’ diyorsanız, o zaman hukuku işletin ve Ekrem İmamoğlu’nu, arkadaşlarını tutuksuz yargılayın. Hemen şimdi hepsini serbest bırakın.

“SADECE ADİL, ŞEFFAF VE TARAFSIZ BİR YARGILAMA SÜRECİ İSTİYORUZ”

Tutuksuz yargılama esastır. Bunu hepimiz çok iyi biliyorsunuz. Bayramda herkesi ailelerine kavuşturun. Biz, hüküm kurmuyoruz. Sadece adil, şeffaf ve tarafsız bir yargılama süreci istiyoruz. Böyle olduğunda gerçeklerin ortaya çıkacağından ve sevdiklerimizin özgürlüklerine kavuşacağından hiç şüphemiz yok. Bir yıldır hak hukuk ve adalet arayışında olsak da adalete inancımızdan asla vazgeçmedik. Hukuk er ya da geç sonunda işleyecek. Toplumun vicdanından, bizlere destek olan milyonlardan ve birbirimizden güç aldık. Ayrıcalık değil, hukukun temel ilkelerine uyulmasını istiyoruz. Sevdiklerimize güveniyor, onlarla gurur duyuyoruz. Adil, şeffaf ve de tarafsız bir yargılama için hep birlikte durmaya, mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Bir kez daha hepimizin Ramazan Bayramını kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”

Exit mobile version