Fenerbahçe Başkan Adayı Aziz Yıldırım, yapılacak başkanlık seçiminden önce HT Spor’da açıklamalarda bulundu.
Aziz Yıldırım açıklamalarında şu ifadeleri kullandı:
“Fenerbahçe’nin birlik içerisinde olması gerektiğini ifade eden bir konuşma yaptım. Çünkü Fenerbahçe çok ayrışmış durumda. 2024’te bu kadar değildi. Çok sayıda dernek ve platform kurulmuş, hepsi birbirinden kopmuş gibi. Bu durum aynı zamanda tribünleri de etkilemiş. Tek ses yok. Bunların düzelmesi lazım. Seçimi biz kazanırsak bunların hepsini bir araya getireceğim; bu gücün bir arada olması lazım. Bu güçle Fenerbahçe her zorluğun üstesinden gelir.”
“BİRLİK OLUNMAZSA BAŞARI GELMEZ”
“Kongrelerde çıkan tezahürat sesleri, normal bir maçtan daha fazla çıkıyor. Bu kulüp için bir problem değil mi?”
“Problem, biz de onu söylüyoruz. Onun için tribünlerin bir araya gelmesi ve camianın toplanması lazım. Birlik ve beraberlik içerisinde olmak lazım. Aksi halde başarı gelmez.”
“Kongrede bir ara ayağa kalktınız, bir diyalog oldu. Orada tam olarak ne oldu?”
“Gereksiz tezahürat yapıyorlar. Saygıyı kaçırırsanız kötü olur. Tezahüratların hepsi saygılı olmalı. O yüzden tepki verdim. Dinlemek lazım; konuşmacı kimse onu dinlemek lazım.”
“YAŞLANINCA İNSAN OLGUNLAŞIYOR”
“En çok kongre gören isim sizsiniz. Bugünkü tabloyu nasıl görüyorsunuz?”
“Seçim için bilemem. Bugün 5 bine yakın kongre üyesi vardı. Ama yarın ne kadar katılım olur bilmiyorum. Bütün kongre üyelerini davet ediyoruz, gelsinler ve oylarını kullansınlar. Arkadaşlar 20-25 bin kişinin gelebileceğini söylüyor. Önemli olan, kongre üyelerinin hakları olan oylarını kullanıp başkanı seçmesi. Kongre üyelerine buradan katılım çağrısı yapıyorum.”
“Daha ılımlı bir Aziz Yıldırım görüyoruz diyebilir miyiz?”
“Yaşlandık, yaşlanınca insan olgunlaşıyor. Biz de olgunlaştık yani. Kapsayıcı bir yaklaşım yapıyorum, her şeyi bir araya getirmeye çalışıyorum. Camianın gidişatının iyi olmadığını görüyorum. Bir şehre gidiyorsun, dernek var; içindeki insanlar derneğe küsmüş ve yeni bir dernek daha açmışlar. Onların bir arada olması lazım. Şampiyonluğun birleştireceğine kesinlikle inanıyorum. Kazanmaya başladığımız andan itibaren insanlar birbirine sarılacaktır, daha hoşgörülü olacaktır. Kaybettiğiniz zaman bunun tersi oluyor. Biz kazanmaya odaklanacak bir takım yaratacağız. Takım diyorum, yıldız oyuncu demiyorum.”
“TEK DERDİM ÇOCUKLAR AĞLAMASIN”
“İlk günden beri birlik mesajları verdiniz. Bunu bir strateji için mi yapıyorsunuz?”
“Benim strateji yapacak ne zamanım ne de yaşantım var. Ben strateji yapmıyorum. 12 senedir başarısız olan bir Fenerbahçe var. Bunun 4 yılını da kabul ediyorum; benim zamanımda geçti. Son 40 senenin 6 şampiyonluğunu ben ve arkadaşlarım kazandık. Böyle bir durumda strateji yapacak ne zamanım ne de halim var.
Benim tek derdim var: çocuklar ağlamasın. 2024’te de bu yüzden geldim. Şimdi bakıyorum; yalnız çocuklar değil, gençler, orta yaşlılar ve büyükler de ağlıyor ve üzülüyor. Bu üzüntülerin bitmesi için bu senenin uygun olduğunu gördüm. Neden uygun? Rakip başarılar yakalamış; 1998’de benim geldiğim günlere benzeyen bir dönem yaşıyoruz.
İyi bir ekip kurduk, değerli insanlar var. Fenerbahçe onlardan çok faydalanacak. Tek çare şampiyon yapmak. Rakibimizle aramızda 7 sene fark var. Biz şampiyon olmadıkça bu mesafe uzayacak. Bizim büyüklüğümüzde bir takımın, camianın bunu kabul etmesi mümkün değil. Şampiyon yaparak bunu durdurmamız lazım.
1 yılda başarılı olursak, arkadaşlarımızla konuşuruz. İçimizden biri “Ben aday olurum” ya da “Sen devam et” der. Bu şekilde 1 yıllık süreci geçmiş oluruz; aksi halde sıkıntılar olacak.
“GÜÇLÜ BİR YÖNETİM VAR”
“Yönetim kurulunuzu maddi anlamda mı güçlü, nüfus açısından mı güçlü, bize biraz anlatır mısınız?”
“Bunu anlatmaya çalışırsam uzun sürer. Listeye bakacaksınız; arkadaşlar hangi şirketlerin sahibiler, ne iş yaparlar, maddi anlamda ne durumdalar… Bunlara göre değerlendireceksiniz. Güçlü bir yönetim, her anlamda. Bu arkadaşlar görevlerini yapacaklar ve başarılı olacaklar.”
“Gençlerin merak ettiği bir şey var. 20 yılda bir Aziz Yıldırım portresi var. Bu dönemde, oradan buraya fark ne olacak? Bazen gençler korkuyor açık konuşayım, kızıyorsunuz mesela, böyle şeylerden çekinenler oluyor.”
“Babalar çocuklarına kızarlar. Yanlış yapmazlarsa kimseye kızmam. O çocuklar benimle beraber yaşadılar mı? Benim yaşadıklarımı yaşadılar mı? Ben hiçbir menfaatim olmadığı halde yaşadım bunları. “Başkan olurum, giderim iş alırım zengin olurum” deseydim bunları söyleyebilirler. Beni tenkit edebilirler. Ama benimle beraber yaşamadılar ki hiçbir şeyi. Ben yaşadım. 60 kişi hapse girdiğimizde onlar yaşadı. Gençler bizim ne yaptığımızı öğrensinler. Ben ve yanımdaki insanlar 98’de gelip ne yapmışlar bir baksınlar. Şampiyonlukların tarihlerinin %35’inde ben varım.”
“KİMLERİ KİMLERİ GETİRMİŞİM”
“İlk sportif direktör denemelerini siz yaptınız. 2001’de yerli bir hocayla şampiyon oldunuz, sonra yabancı hoca getirdiniz…”
“2003-2004’te Christoph Daum’u getirdim, daha önce Beşiktaş’ta çalışmıştı. 2003-2004’te Daum şampiyon yaptı, 2004-2005’te yine şampiyon yaptı. 2006’da da takımın başındaydı. Denizli’de kaybettik ve ayrıldı.
Zico’yu da dünya teknik direktörü olarak kimse tanımıyordu; Japonya’da bir takımı çalıştırıyordu. Löw’ü getirdim. Ancelotti ile ön sözleşme yaptık ama anlaşamadık. Kimleri getirmişim yani… Löw, Almanya Milli Takımı’nı Dünya Kupası kazanan teknik direktördü.”
“1-2 FUTBOLCUYLA BU KAN DURMAZ”
“Nasıl durduracaklar bu kanı? 1 tane 2 tane futbolcu almakla bu kan durmaz. Hiçbir şey yapamıyor kimse. Başarısız oldular 8 senedir. Başarılı olsalar ben gelir miyim, niye geleyim ya? Ailem var, dostlarım var, işim iyi, zamanımı gayet güzel geçiriyorum. Ama görüyorum ki bizden başkası bunu durduramaz. Bunu durduracak nedir? Şampiyon olmak. Biz şampiyon olacağız ve geleceğe daha emin olarak bakacağız.”
“ANTRENÖRE ŞU AN KARAR VERMEDİK”
“Futbol aklını nasıl belirliyorsunuz?”
“Daha net söyleyeyim: Şu anda antrenöre karar vermedik. Antrenöre yönetim seçilirse oturup konuşacağız. Herkesin fikrini alacağız.
Bugün kimi istersem telefon edeyim getirtebilirim. Geçen sene Mourinho ile hemen Roma’da buluştuk. Kalktım gittim, iki saat konuştuk ve çözdük. Bizim için bunlar basit, önemli değil. Önemli olan teknik adamın bizim isteğimize uyması.
Bizim isteğimiz ne? Benim taraftarım diyor ki: “Ben yavaş oynamak istemiyorum, hücum istiyorum.” Kimi getireceksek onunla konuşacağız. Bunu yapabileceksen “Buyur” diyeceğiz.”
“ÖYLE BİR ŞEY YOK”
“İddialar, Aykut Kocaman’ı getireceğiniz ve seçimden dolayı bunu açıklamadığınız yönünde. Böyle bir tarzınız var mı?”
“Öyle bir şey yok. Ben bir oyuncu ya da antrenör getirmekle başkanlığa seçileceksem seçilmeyeyim kardeşim! Ben nedenlerini söyledim. Biz, Aykut Kocaman’ı çağırdık ve anlattık. Dedik ki: ‘Kardeşim, biz böyle istiyoruz, böyle olacak.’ Bir başkasına da döndük ve onunla konuştuk. En sonunda Aykut Hoca ile çalışmanın daha faydalı olacağını düşündük. O, antrenör olarak seçilecek.
Antrenör olarak çalışırken de Oğuz Çetin ve o ekip, bizim yöneticilerimizle birlikte karar verecek. İşi zorlaştırdık yani. Sistemi buraya çeviriyoruz. Futbol A.Ş’de çok değerli insanlar var. Ben yavaş yavaş belki de bütün futbolu Futbol A.Ş’ye bırakacağım. Kulüp yöneticileri dernek işleriyle ilgilenecek, futbol ile ise Futbol A.Ş ilgilenecek.”
