Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Yürütme Kurulu, bugün Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel başkanlığında toplandı.
Özgür Özel, toplantının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
“ÖZGÜRLÜKLERİ KISITLAYAN YASAKÇI BİR YÖNETİM”
Konuşmasında iktidara eleştirilerini sıralayan Özgür Özel, “Bugün gençler, otoriter bir yönetimin ağır baskıları altındadır. Hem ekonomik yoksulluk hem de sosyal yoksunluk çekiyorlar. Çünkü özgürlükleri kısıtlayan yasakçı bir yönetimle muhataplar” dedi.
Gençler için vaatlerde bulunan Özel, “1 yılda öğrenim burslarını 1,5 çeyrek altın seviyesine yükselteceğiz. Cumhuriyet Yurtları ile barınma sorununu çözeceğiz. Genç Kiracı Yasası’nı çıkaracağız. Kiralık sosyal konutları gençlerin kullanımına sunacağız” diye konuştu.
AKP’nin Kocaeli’deki gençlik şöleni ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Özel, “Gençlerin tribünlerde dans ettiği görüntülerden yine AK Parti yöneticileri utanıp, ‘bu nasıl etkinlik’ diye birbirlerine düşmüşler. Gençlerimizin eğlendiği görüntülerden bile rahatsız olmuşlar” ifadelerini kullandı.
“19 MAYIS’IN IŞIĞI, 19 MART’IN KARANLIĞINI YENECEK”
Gençlere seslenen Özel, “Sözünüz kıymetlidir, oyunuz kıymetlidir, emeğiniz kıymetlidir. Sizden susmanızı isteyenler var; siz konuşmaya devam edin. Sizden beklemenizi isteyenler var; siz yürümeye devam edin” dedi.
CHP Genel Başkanı Özel, “Cumhurbaşkanı adayınız Ekrem İmamoğlu’nu hapse atanlar, bu milleti her sabah hukuksuz bir operasyon haberine uyandıranlar, Türkiye’yi karanlığa hapsetmek istiyorlar. Ama bilsinler ki: 19 Mayıs’ın ışığı, 19 Mart’ın karanlığını yenecek. Gençlerin umudu kazanacak. Türkiye kazanacak” vurgusunda bulundu.
Özgür Özel’in açıklamaları şöyle:
“Yarın 19 Mayıs… Birinci Dünya Savaşı’ndan mağlup çıkan ve Mondros Mütarekesi ile işgale uğrayan ülkemizde, herkes gelecekten umutsuzken, milli mücadele kıvılcımının yakıldığı o tarihin, 107’inci yıl dönümündeyiz. 19 Mayıs 1919 tarihinin önemi şudur: Bu millet, en karanlık ve zor zamanlarda bile, aydınlığa bir yol açma iradesini gösterebilen bir millettir. Bu vesileyle, işgal altındaki İstanbul’dan Bandırma Vapuruna binerek bize bağımsızlığı getiren direnişi başlatan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve yol arkadaşlarını minnetle anıyorum.
Atatürk Cumhurbaşkanıydı ama bu dünyadan göçüp giderken, bu ülkeyi siyasetçilere emanet etmedi. Kendisi askerdi, Genelkurmay Başkanlarına emanet etmedi. Atatürk, Cumhuriyeti gençlere emanet etti. Ama bugün gençler, otoriter bir yönetimin ağır baskıları altındadır. Hem ekonomik yoksulluk hem de sosyal yoksunluk çekiyorlar. Çünkü özgürlükleri kısıtlayan yasakçı bir yönetimle muhataplar. Eskiden evlatlar anne-babalarından daha iyi bir eğitim alır, daha iyi gelir koşullarına kavuşur ve ebeveynlerine destek olurlardı. Bugün herkesin kızı kendinden güzel, oğlu kendinden yakışıklı… Ama ortak bir noktaları var, her evlat anne-babasından daha yoksul. Bugün, ailesinden miras kalmamışsa ya da hasbel kader piyango çıkmamışsa hiçbir genç, kendi imkanlarıyla bir ev, bir araba alma hayali bile kuramamaktadır.
İşte ülkemizdeki gençlerin durumun özeti budur. Gençler, ömürlerinin baharında ağır bir hayatla yüzleşiyorlar. İyi okulları kazanabilmek için zengin ailelerin evlatlarıyla eşitsiz bir rekabetin içine giriyorlar. Okumak için borçlanıyorlar. Barınmak istediklerinde kira duvarına çarpıyorlar. Sosyalleşmek istediklerinde yasakçı yönetimle muhatap oluyorlar. Mezun olduklarında işsizlikle karşılaşıyorlar. Çalıştıklarında güvensiz ve güvencesiz koşullara itiliyorlar. Ve bu gençler bu koşullarda, kendi ülkelerinde kalmak ve gitmek arasında acı bir tercihe zorlanıyorlar.”
GENÇLER İÇİN VAATLER
“Biz bu düzeni gençlerin lehine değiştireceğiz. İşe ilk önce eğitimden başlayacağız. Kaliteli eğitimi zengin ailelerin evlatlarının ulaşabildiği sınıfsal bir melese olmaktan çıkaracağız. Devletin okullarına yeterli öğretmen, güvenlik görevlisi ve sağlık personeli atamalarını yapacağız. Okullarda bir öğün ücretsiz okul yemeği ve ücretsiz temiz içme suyu uygulamasını hayata geçireceğiz. Okullarda uyuşturucu, suç çeteleri ve akran zorbalığına karşı, kararlı ve etkili önlemler alacağız. Liseyi bitiren her gencin, iyi bir yabancı dil bilmesini ve dünyadaki akranlarıyla rekabet edecek teknolojik kabiliyetlere sahip olmasını temin edeceğiz. 1 yılda öğrenim burslarını 1,5 çeyrek altın seviyesine yükselteceğiz. Cumhuriyet Yurtları ile barınma sorununu çözeceğiz. Genç Kiracı Yasası’nı çıkaracağız. Kiralık sosyal konutları gençlerin kullanımına sunacağız. 25 yaş altı her gence iş, staj veya eğitim sunulmasını garanti eden “Genç İstihdam Garantisi” programını uygulayacağız.
Genel Sağlık Sigortası borçlarını sileceğiz. İlk bilgisayar ve ilk cep telefonundan tüm vergileri kaldıracağız. Kamuda mülakatı amasız ve fakatsız kaldıracağız. Torpili ve kayırmacılığı bu topraklardan söküp atacağız. Avrupa’nın en pahalı ve en kötü internetine mahkûm değiliz. 5G’den 6G’ye geçişi yurt genelinde kısa sürede tamamlayacağız. Ucuz ve hızlı interneti gençlerimizle buluşturacağız. Konserleri, festivalleri yasaklayan, yasakçı yönetimden kurtulacağız. İktidarımızda Avrupa ile ilişkilerimizi ışık hızında ilerleteceğiz. Ve gençlerimiz için Vizesiz Avrupa Yasaksız Türkiye’yi kuracağız. Bu ülkenin gençleri yeniden bu ülkede hayallerini kuracak. Cumhuriyet gençlere, gençler de bize emanet olacak.”
AKP’YE SALVOLAR
“Gençleri borca, umutsuzluğa ve yalnızlığa sürükleyenler, hala gençleri istismar etmeye uğraşıyorlar. Sayın Erdoğan Kocaeli’nde bir gençlik şöleni yaptı. Bu etkinlik öncesinde gençlere mesajlar atmışlar. ‘Ücretsiz konser verilecek’ diye davetler etmişler. Ama davet mesajlarında AK Parti’nin A’sını, Tayyip Erdoğan’ın T’sini bile geçirmekten çekinmişler. Anlaşılan gençler gelmez diye AK Parti etkinliği olduğunu söylemekten utanmışlar. Stadyuma geldiklerinde, etkinliğin AK Parti organizasyonu olduğunu öğrenen çok sayıda gencin tepkisiyle karşılaşmışlar. Getirdikleri profesyonel sunucu arkadaşın daha önce AK Parti karşıtı olduğunu öğrenince onu da kendileri linç etmeye kalkmışlar.
Gençlerin tribünlerde dans ettiği görüntülerden yine AK Parti yöneticileri utanıp, ‘bu nasıl etkinlik’ diye birbirlerine düşmüşler. Gençlerimizin eğlendiği görüntülerden bile rahatsız olmuşlar. O gençler neden kamera kendilerini çektiğinde yüzlerini kapatıyorlar? Çünkü AK Parti ile anılmak dahi istemiyorlar. Bütün etkinlik fiyaskoyla sonuçlanınca bu kez 35.000 kapasiteli stadyuma 100 bin genç katıldı diye propaganda yapmaya çalışmışlar ama ne fayda… İşte AK Parti’nin gençlerle ibretlik ilişkisi tam olarak budur. Hangi partiden olursa olsun tüm gençler, bizim gençlerimizdir. Hangi partiden olursa olsun tüm sanatçılar bizim sanatçılarımızdır.”
ÖZEL, GENÇLERE SESLENDİ
“Buradan bütün gençlere sesleniyorum: Bu ülke sizin, bu Cumhuriyet sizin, bu gelecek sizin. Sözünüz kıymetlidir, oyunuz kıymetlidir, emeğiniz kıymetlidir. Sizden susmanızı isteyenler var; siz konuşmaya devam edin. Sizden beklemenizi isteyenler var; siz yürümeye devam edin. Atatürk’ün Samsun’a taşıdığı ideal bugün sizin omuzlarınızdadır. O ideal hürriyettir, egemenliktir, Cumhuriyettir. İşte 19 Mart Darbesiyle saldırılan milletimizin bu idealleridir. Cumhurbaşkanı adayınız Ekrem İmamoğlu’nu hapse atanlar, bu milleti her sabah hukuksuz bir operasyon haberine uyandıranlar, Türkiye’yi karanlığa hapsetmek istiyorlar. Ama bilsinler ki: 19 Mayıs’ın ışığı, 19 Mart’ın karanlığını yenecek. Gençlerin umudu kazanacak. Türkiye kazanacak.”
