CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa’da 301 maden işçisinin yaşamını yitirdiği facianın 12’inci yıl dönümü nedeniyle bulunduğu Soma ilçesinde maden şehitliğini ziyaret etti.
Özgür Özel, ziyaretin ardından X hesabından yaptığı paylaşımda, “Bugün bizim için sadece bir yas günü değil; unutmamanın, unutturmamanın ve adalet için dimdik durmanın günüdür” ifadelerini kullanan Özel, “301 maden emekçimizi saygı, rahmet ve mücadele sözüyle anıyorum” dedi.
Madenci Anıtı’nda düzenlenen anma programında konuşan Özel, şu ifadeleri kullandı:
“AK PARTİ’NİN KARA DÜZENİNİ İLK SOMALILAR TANIDI”
“Olay olduğu gün koştuk ve buraya geldik. O günden bugüne de 13 Mayısları bir arada geçiriyoruz. Şeklen burada olanlar vardı, ilk yıldönümünde ikinci yıldönümünde. Bugün yoklar burada, o zaman yerelde iktidardaydılar, büyükşehirde varlardı. Protokol olarak buradaydılar. O gün protokolde yeri olmayan ama burada olan birçok kişi şimdi protokolde onların yerinde. Benim büyük üzüntülerimden biri bugün iki avukat kardeşimizin Silivri zindanlarında olmasıysa, bir tesellim de o günden son güne kadar Soma ailelerinin yanında bir avukat olarak mücadele etmiş, Somalı bir avukat olarak onları hiç yalnız bırakmamış olan Sercan Okur’un şimdi bu kentin belediye başkanı olarak onlara omuz veriyor olmasıdır. Soma yaşandıktan hemen sonra seçim gecelerinde lince uğrardı. Çünkü AK Parti’nin kara düzenini ilk Somalılar tanıdı. AK Parti’nin kara düzeni ‘Patronlar daha çok para kazansın’ diye yapılacak denetimlerin önceden haber verildiğini; içeride kullanılmaması gereken yangın çıkarabilecek ekipmanın, örneğin elektrikli olması gerekirken mazotlu, benzinli olan araçların o yüzden saklandığını ve gömüldüğünü; gelen müfettişlerin turistik gezilere çıkarılıp, ağırlanıp göstermelik raporlar tuttuklarını; sermayenin, sendikanın siyasetle oluşturduğu ‘bermuda şeytan üçgeni’nin 301 canımızı nasıl yuttuğunu; AK Parti’nin kurduğu kara düzeni, ilk Somalılar biliyordu. Seçim akşamları yine buralardan AK Parti lehine bazı sonuçlar gelince, Türkiye, Somalılara kızmaya kalkıyordu. Ben de seçim geceleri o kızanlarla kavga ediyordum. ‘Soma öyle bir yer değil. Soma her gün biraz daha değişiyor. Soma bambaşka bir şeye dönüşüyor. Kimse Soma’nın hakkını yemesin’ diyorduk. Soma’nın bugünlere gelmesinde Sosyal Haklar Derneği’nin, 301 Madenci Derneği’nin, Bağımsız Maden İş Sendikası’nın ve bu yapılarda emek veren, gayret gösteren herkesin alınteri vardır. O günlerde bizler muhalefet partisiydik, bugün Türkiye’nin birinci partisiyiz. Soma Belediyesi’nin ve Manisa Büyükşehir’in, Manisa’daki neredeyse tüm belediyelerin yönetimini almış partiyiz.
“ADALET CELLADI BUGÜN ADALET BAKANI”
Ama hep beraber büyük bir saldırı ve taarruz altındayız. Çünkü sistem, rejim değişikliğe karşı direnmenin, kara düzeni sürdürmenin niyetinde ve telaşında. Selçuk Kozağaçlı’nın içeride olmasının müsebbibi olan, Can’ın serbest bırakılması gerekirken AYM kararına rağmen onun içeride tutulmasına sebep olan Soma davası, ilk önce çok iyi bir hakimle giderken, hakimi değiştiren, gelen hakime kötü bir karar aldıran ancak biraz önce ifade edildiği gibi Yargıtay’da ‘Olası kast kararı vermeyeceksen bu davada, nerede vereceksin?’ diye düzeltilip, aileler lehine bir karar alındığında, kararı buradaki mahkemeye tebliğ etmemek için 5 ay tutan, 5-0 karar veren o heyetin üç üyesinin yerine AK Parti’nin emrinde üç üye yollayan, 5-0’lı kararı 3-2 ile bozan, olası kastı kaldırıp, ‘Bu bir kaza’ diyen, sorumlulara, ‘Beşer gün yattınız kişi başı, şehit başı, yeter, çıkın, hayatınızı yaşayın’ diyen düzen, kara düzen kendini sürdürmek için faaliyetlerine devam ediyor. O yüzden geçmişimizde ne acı varsa, ne kötü karar varsa, ne adalet yoksulu karar varsa hepsinin bir yerinde olan adalet celladı, bugün rejimin Adalet Bakanı olarak görev yapmakta.
“BU REJİMİ YERLE BİR EDECEĞİZ”
Buradan, Soma’dan, 12’inci yılında bu büyük acının, şunu söylüyorum: Biz nasıl Soma’nın kaderini değiştirdiysek, nasıl Soma’yı hep beraber büyük bir birliktelikle, inançlı, namuslu ve kararlı bir birliktelikle Soma’nın yerelde kaderine el koyduysak, hiç ayrılmadan, ayrı düşmeden, yapılacak ilk seçimlerde AKP’nin kara düzeninin değiştirmek üzere, elbette haksız yere tutuklu avukatları, siyasetçileri, aktivistleri, gazetecileri, hepsini serbest bırakmak üzere, elbette hangi dava yeniden görülecekse ama ant içmiştim davanın çıkışında gözyaşlarıyla en başta Soma ve 301’in davası olmak üzere nerede haksız hukuksuz bir dava varsa, o davalar yeniden görülmek üzere, alın terinin karşılığını vermek üzere, anaların gözyaşını dindirip o gün 14 yaşında olup bugün burada haykıran Berkan’ın haklılığına sonuna kadar sahip çıkmak üzere bu AKP’nin kara düzenini ilk seçimde değiştireceğiz. Bu rejimi yerle bir edeceğiz!”
