Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TRT’ye konuk oldu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin konuşan Fidan, şunları söyledi:
“İran yıllardır bir savaş psikolojisinde ve savaş ortamında. Ama kendi evinde bu türden bir saldırıya yani İran-Irak Savaşı’ndan sonra hiç uğramadı. Hep böyle kendisi bir yerlerde oldu vekil unsurlar üzerinden. Son bir yıldır da büyük bir taarruz altında. Ondan önce de son 6-7 yıldır da özellikle İranlı nükleer bilim adamlarına yönelik çok ciddi suikastlar vardı.
Şimdi bunları önlemede başarısız olunması ayrı bir konudur ama faillerin bulunması da en azından beklenir istihbari çalışmalarda. Bunların epey failleriyle ilgili çalışmaları da oldu. Ama o kadar yoğun bir faaliyet yoğunluğuyla karşı karşıya ki sadece İsrail değil, başka ülkelerin de İran’a yönelik çok ciddi istihbari faaliyetleri var, örtülü faaliyetleri var. Tabii bütün bunların aslında karşılanması, tedbir alınması onların kendi yapması gereken hususlar. Yani burada neyi atladılar, neyi atlamadılar o konuda spekülasyona girmek istemiyorum. Ama biz kendi perspektifimizden baktığımız zaman; hani burada aslında çıkaracağımız en büyük mesele, ki bunun hep bilincinde olduk hani MİT’te geçirdiğimiz uzun yıllarda da bunu bilerek hep belli yeteneklerin geliştirilmesi meselesine ağırlık verdik.
“SEN EV ÖDEVİNİ YAPIP YETENEKLERİNİ GELİŞTİRMEDİYSEN…”
Birincisi, şimdi devam eden savaşa da bakıyorum; yani istihbari açıdan, güvenlik açısından, askeri yetenekler, operasyonlar, harekat kararları, zamanlamalar… Hep bunları düşünüp sürekli bir film şeridi gibi, bunlara baktığınız zaman şunu görüyorsunuz: Aslında siber istihbarat, sinyal istihbaratı, elektronik istihbarat, önleyici istihbarat, hava izlerinin bulunması, görüntü istihbaratı, uzaydan… Yani bir defa bu noktalarda sen ev ödevini yapıp yeteneklerini geliştirmediysen, hani İsrail’le Amerika’yla ağız dalaşına bile orada şey yapmaman lazım. Şimdi bu önemli bir şey, husus. Buralarda kusursuz bir durumda olması lazım bir gücün eğer gerçekten böyle bir mücadeleye kendisini hazırlıyorsa.
Onun dışında hava savunma sistemleri, radar sistemleri, karıştırıcı sistemler; yani bunlar konusunda da çok etkili olması lazım ki bir ülke kendi gökyüzünü koruyabilsin. Yani şimdi senin liderliğin veya diğer insanların nerede olduğunu diyelim telefonları hacklediler buldular; bu bir yetenek. Ama gelip onu havadan vurması, senin hava sahasına girmesiyle mümkün, hava sahanda uzun süre kalmasıyla mümkün. Yani bunlarda tabii dediğim gibi; biz bu dersleri çıkartıyoruz. Ben buradan hani bir hükümde bulunmak istemiyorum; yaptılar, yapmadılar, çünkü o artık onların kavgası.”
