CHP Parti Sözcüsü Zeynel Emre, CHP Genel Başkanlık İstanbul Çalışma Ofisi’nde basın toplantısı düzenledi. Emre, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun başvurusunu öncelikli incelemeye alarak Türkiye’den savunma istemesini ve altı soru yöneltmesini değerlendirdi.
Emre, “Biz davaların siyasi olduğunu söylüyoruz. Biliyorsunuz, geçtiğimiz günlerde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) Sayın İmamoğlu’nun başvurusu sonrasında AİHM’in bir değerlendirmesi oldu. Öncelikli inceleme kararı aldı. Sormuş olduğu altı sorunun dördü, benzer durumlarda sormuş olduğu matbu sorulardır” ifadelerini kullandı.
“BAĞLAYICI OLDUĞUNUN ALTINI ÇİZELİM”
Emre, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Burada beşinci ve altıncı sormuş olduğu soruya baktığınız zaman, bir defa politik amaçlı tutuklama iddiası ve davanın siyasi niteliğini irdelediğini görüyorsunuz. Ve yine Sayın İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı süreci, seçme-seçilme hakkına yönelik müdahale konusunda sorgulama yaptığını görüyoruz. Esasında başından beri ortaya koyduğumuz tezin doğruluğu bir yönüyle ortaya çıkmış oluyor. Bu sorulara cevap verdikten sonra bir ihlal kararı vermesi muhtemeldir.
Görünen odur. Türkiye, uzunca bir süredir AİHM ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının bağlayıcılığına rğmen tanınmamasından kaynaklı ciddi maddi ve manevi zararlara uğramaktadır. Biz buradan iyi bir karar, hakkaniyetli bir karar çıkmasını ve bu kararın Anayasa 90’da yazdığı şekliyle bizim açımızdan bağlayıcı olduğunun altını çizelim. Ve bunu da takip ettiğimizi belirtelim.”
MURAT EMİR’DEN AKIN GÜRLEK AÇIKLAMASI
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise AİHM’in iktidara yönelttiği soruları sosyal medya hesabı üzerinden şöyle değerlendirdi:
“AİHM’den Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu dosyasında kritik “öncelikli inceleme” kararı! Mahkeme iktidardan savunma isteyerek 6 soru yöneltti; ilk defa sorulan 5. ve 6. sorular davanın seyrini değiştirecek nitelikte.
Beşinci soruda, “Bu tutuklamanın arkasında hukuki değil, siyasi bir amaç mı var?” deniliyor. Altıncı soruda ise “Ceza yargılaması ve tutuklama, İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olmasını ve seçilme hakkını engellemek için mi kurgulandı?” deniliyor. AİHM, iktidardan doyurucu bir yanıt alamazsa bunu doğrudan “demokratik sürece müdahale” sayabilir.
İşin en çarpıcı ironisi ise AİHM, “Bu soruşturmada siyasi amaç var mı?” sorusunu Adalet Bakanlığı’na yöneltiyor. Peki o koltukta kim oturuyor? Soruşturma yürütülürken İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olan Akın Gürlek! Yani “Soruşturmayı siyasi amaçla mı yürüttünüz?” sorusuna, soruşturmayı yürüten ismin bizzat kendisi yanıt verecek. Cevap zaten soruyu yanıtlayacak makamda gizli.”
GÜNAYDIN: KİMSENİN HAKKI YOK
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da X hesabından şunları yazdı:
“Ekrem İmamoğlu’nun başvurusunda öncelikli inceleme kararı alan AİHM, bu kez de Hükümet’ten açıklama istedi. Yanıtlanması istemiyle yöneltilen 6 sorudan özellikle son ikisi, davanın siyasi boyutunun AİHM’in radarında olduğunu gösteriyor.
Bu kapsamda; 5 inci soruda tutuklamanın siyasi saiklerle yapılıp yapılmadığı, 6 ıncı soruda ise tutuklamanın cumhurbaşkanlığı adaylığı ve seçim sürecine aktif katılımına engel olup olmadığı sorgulanıyor.
AİHM’in, öncelikli inceleme kararı verdiği başvurularda birkaç ay içerisinde karar verdiği bilinmektedir.. AİHM, öncelikli inceleme kararı vererek önemini kabul ettiği İmamoğlu dosyasında Hükümet’e yönelttiği sorularla, tutuklamanın siyasi boyutunun üzerinde durduğunu gösteriyor.
Her zaman söylediğimiz gibi, iç hukukun hem kural koyma hem de uygulama boyutuyla evrensel hukuktan ayrılması, yalnızca hedefteki kişiler/gruplar açısından olumsuz sonuçlar doğurmakla kalmaz, çok daha geniş biçimde, ülkenin hukuk devleti niteliğinin sorgulanması ve çağdaş dünyayla bağının büyük ölçüde zayıflamasıyla kendisini gösterir. Bu haliyle de yalnızca hukuki değil, iktisadi ve siyasi sonuçlar da doğurur. Kimsenin, şahsi ikbali için ülkemizi bu çizgiye geriletme hakkı yoktur, olmamalıdır.”
NE OLMUŞTU?
AİHM, Ekrem İmamoğlu’nun bireysel başvurusunu öncelikli inceleme kapsamına alarak, Türkiye’den savunma talep etti. Mahkeme, bu çerçevede hükümete yanıtlanmak üzere altı soru yöneltti.
Sorulardan dördünün, AİHM’in tutuklamalara ilişkin başvurularda rutin olarak ilettiği standart nitelikte olduğu belirtilirken beşinci ve altıncı soruların, İmamoğlu dosyasına özgü olarak ilk kez yöneltilmesi dikkat çekti.
