Başkent Ankara’da düzenlenen ArtAnkara Çağdaş Sanat Fuarı, bu yıl yalnızca bir sanat buluşması olmadı; izleyenin zihninde ve ruhunda derin izler bırakan güçlü bir karşılaşmaya dönüştü. Yerli ve yabancı sanatçıların katılımıyla gerçekleşen fuar, çağdaş sanatın en çarpıcı örneklerini sanatseverlerle buluşturdu ve geride sarsıcı bir etki bırakarak sona erdi.
Fuar boyunca resimden heykele, dijital üretimlerden deneysel çalışmalara uzanan geniş yelpaze, sanatın sınır tanımayan dilini bir kez daha görünür kıldı. Her eser kendi hikâyesini anlatırken aynı zamanda çağın ruhuna ayna tuttu. İzleyici yalnızca bakmadı; düşündü, sorguladı ve çoğu zaman kendi iç dünyasıyla yüzleşti.
Sanatçı kimliğimle baktığımda, fuarın en etkileyici yanının yalnızca eserler değil, o eserlerin taşıdığı içsel titreşim olduğunu söyleyebilirim.
ArtAnkara, bu yönüyle yalnızca izlenen değil, hissedilen bir sanat alanı yarattı. Başkentte yükselen bu sanat dalgası sona ermiş olsa da, geride bıraktığı izler uzun süre silinmeyecek gibi görünüyor.
Emel Akbulut/Ankara
