Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor, tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun aynı gün üç ayrı davada hakim karşısına çıkmasını eleştirdiği için kendisini hedef alan Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yanıt geldi.
“GÜRLEK’E VERİLEBİLECEK EN İYİ VE EN AYDINLATICI YANIT BU”
Amor, Gürlek’in açıklamalarına karşı, NATO Zirvesi öncesinde ABD Başkanı Donald Trump’ın Rahip Brunson davasına ilişkin yaptığı açıklamaları hatırlattı.
İLKE TV’den Ayşegül Başar’a konuşan AP Türkiye Raportörü, Trump’ın “Cumhurbaşkanı’nı aradım ve derhal serbest bıraktı” sözlerini işaret ederek, “Bence Bakan Gürlek’e verilebilecek en iyi ve en aydınlatıcı yanıt bu” dedi.
Trump’ın açıklamalarının, Bakan Gürlek’in ‘Türk yargısının bağımsızlığı’na yönelik değerlendirmeleriyle çeliştiğini belirten Amor, bu çelişkinin yargının durumu ve bağımsızlığına ilişkin hangi değerlendirmenin daha isabetli olduğu konusunda fikir verdiğini ifade etti.
NE OLMUŞTU?
Ankara’da NATO Zirvesi’nin düzenlendiği gün Ekrem İmamoğlu’nun üç ayrı davada savunma yapmak zorunda bırakılmasına dikkat çekerek, Adalet Bakanı Akın Gürlek’i eleştiren Amor, şunları kaydetmişti:
“Bugün Ankara’da NATO Zirvesi düzenlenirken aynı kişinin üç ayrı davada aynı gün savunma yapmak zorunda bırakılması tesadüf değildir. İstatistiksel olarak bunun bağımsız bir yargı sisteminde gerçekleşmesi mümkün değildir. Zaten burada bulunmamızın nedenlerinden biri de budur.
Bugün Avrupa Parlamentosu ve Avrupa’daki Sosyal Demokrat aile adına dayanışmamızı göstermek ve Türkiye’de yargı bağımsızlığındaki gerilemenin hangi noktaya ulaştığını yerinde görmek istiyoruz. Dakikalar önce Ekrem İmamoğlu’nun diploma davasının gelecek yılın ilk günlerine ertelendiğini öğrendik. Aynı zamanda bugün üç farklı davada savunma yapmak zorunda bırakıldı ve bu davalardan bazılarının 9 Temmuz’a kadar sonuçlandırılması hedefleniyor.
Gerçekten, Türkiye dışında herhangi biri bu yargının bağımsız olduğuna inanabilir mi? Eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı ve mevcut Adalet Bakanı Akın Gürlek’in atanmasının ne anlama geldiğini hepiniz biliyorsunuz. Akın Gürlek hiçbir demokratik reformun parçası olamaz. Çünkü Ekrem İmamoğlu’nun siyasi rekabetten uzaklaştırılması sürecinde siyasi bir araç olarak kullanıldı. AK Parti’nin seçimlerde başaramadığını yargıyı ve savcıları kullanarak gerçekleştirmeye çalıştılar.”
GÜRLEK: ‘HİÇ KİMSE TÜRK MAHKEMELERİNE PARMAK SALLAYAMAZ’
Akın Gürlek de, Amor’un eleştirilerine yönelik yaptığı sosyal medya paylaşımında, şu ifadeleri kullanmıştı:
“Türkiye Cumhuriyeti bağımsız, egemen ve demokratik bir hukuk devletidir. Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır. Ülkemizdeki yargı süreçlerinin uluslararası çevrelerce takip edilmesi, Türkiye’nin demokratik olgunluğunun ve şeffaflığının bir göstergesidir. Buna karşılık devam eden yargılamalar hakkında mahkeme kapılarında hüküm verircesine açıklamalar yapılması, Türk yargısını hedef alan ve yargı süreçlerini siyasi baskı altına almaya çalışan kabul edilemez bir tutumdur.
Türkiye’nin yargı süreçleri; yabancı parlamenterlerin siyasi ajandalarına, ideolojik beklentilerine veya lobi faaliyetlerine göre değil; Anayasa’ya, kanunlara, dosyadaki delillere ve bağımsız mahkemelerin takdirine göre ilerler. Buradan açıkça ifade ediyorum: Hiç kimse Türk mahkemelerine parmak sallayamaz; devam eden yargılamaları etkilemeye, Türk yargısını baskı altına almaya ve ülkemizin iç işlerine müdahale etmeye kalkamaz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye; vesayet odaklarına, darbe heveslilerine, terör örgütlerine ve dışarıdan demokrasi dersi vermeye çalışan çevrelere karşı millî iradesini koruyarak bugünlere gelmiştir. Türkiye, kendi hukukunu işletecek kudrete, demokrasisini koruyacak iradeye ve geleceğini tayin edecek egemenliğe sahip büyük bir devlettir. Millî irademizi, yargı teşkilatımızı ve hukuk devletimizi hedef alan hiçbir siyasi ajandaya geçit vermeyeceğiz.”
