Dünya genelinde aşırı hava olaylarına, kuraklığa ve küresel sıcaklık rekorlarına yol açan El Nino iklim fenomenine ilişkin tıp ve iklim dünyasını alarm durumuna geçiren yeni veriler açıklandı. Michigan Üniversitesi ile Güney Kaliforniya Üniversitesi araştırmacılarının ortaklaşa yürüttüğü ve saygın Science dergisinde yayımlanan çalışma, insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının Pasifik Okyanusu’ndaki sıcaklık dalgalanmalarını kontrolden çıkardığını kanıtladı. Galápagos Adaları’ndan toplanan ve Sanayi Devrimi öncesindeki 1.000 yıllık dönemi kapsayan mercan iskeletlerinin analizi, doğu Pasifik’teki deniz yüzeyi sıcaklıklarının son yüzyılda benzeri görülmemiş bir biçimde yükseldiğini tescilledi.
OKYANUSUN KALBİNDEN ALINAN ÖRNEKLER ACI GERÇEĞİ GÖSTERDİ
İklim bilimciler, geçmiş dönemlerdeki deniz suyu sıcaklıklarını aydan aya hassas bir biçimde kaydeden mercan dokularını incelemek için uzun süredir ulaşılması imkansız görülen Galápagos Adaları’ndaki mercan yataklarına ulaştı. “El Niño’nun kalbi” olarak tanımlanan bölgeden alınan binlerce örnek, Pasifik’teki sıcak-soğuk hava dalgalanmalarının şiddetini gözler önüne serdi.
Laboratuvar verileri, 1990 ile 2010 yılları arasındaki sıcaklık salınım genliğinin, 1850 öncesindeki 1.000 yıllık döneme kıyasla %36,5 oranında arttığını gösterdi. Veriler, son 11 yılda üçüncü kez rekor kıran güçlü El Niño olayının yaşandığını ve bu durumun insanlık tarihinde daha önce hiç gözlemlenmediğini belgeledi.
RÜZGAR VE SU DENGESİ BOZULDU: SICAKLIK REKORLARI KIRILMAYA DEVAM EDECEK
Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) uzmanları, atmosferdeki rüzgarlar ile okyanus suları arasındaki hassas dengenin küresel ısınma nedeniyle sarsıldığını bildiriyor. Küresel ortalama sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte Pasifik Okyanusu’ndaki ısı birikiminin arttığı ve bunun da El Niño evrelerini çok daha yıkıcı hale getirdiği kaydedildi.
Gözlem verileri, iklim modelleri ve jeolojik mercan kayıtlarının tamamının aynı tehlikeli yönü işaret ettiği ifade ediliyor.
EKOSİSTEMLER VE KÜRESEL EKONOMİ RİSK ALTINDA
El Niño evrelerinin sıklaşması ve etki gücünün yükselmesi; yalnızca hava sıcaklıklarını tırmandırmakla kalmayıp deniz ekosistemlerini, tarımsal üretimi ve küresel tedarik zincirlerini doğrudan tehdit ediyor.
Uzmanlar, atmosferik etkileşimlerin karmaşıklığı nedeniyle geleceğe dönük belirsizliklerin sürdüğünü belirtmekle birlikte, insanlığın daha sık ve yıkıcı yaşanacak El Niño felaketlerine karşı iklim uyum politikalarını ve kriz hazırlıklarını vakit kaybetmeksizin hayata geçirmesi gerektiğini vurguluyor.
