Devlet Bahçeli, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’nu hedef aldı: ‘Konunun sokaklara taşınma girişimi tehlikeli’

Devlet Bahçeli'den LeMan'a 'Sözde mizah dergisi...'

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP’ye yönelik verilen ‘mutlak butlan’ kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli süreci, “CHP’deki paralel liderlik, siyaset ve toplumsal istikrarı bozar” ifadeleri ile yorumladı.

Bahçeli, yaşanan gelişmelerin CHP’nin kurumsallığına yakışmadığını ve demokrasiye zarar verici bir noktaya doğru ilerlediği görüşünü savundu.

“SOKAĞI TEHLİKELİ BULUYORUZ”

Türkgün gazetesine konuşan Bahçeli, CHP lideri Özgür Özel’in Yargıtay’ın nihai kararını beklemeksizin, krizi derinleştirecek hamleler yaptığını ileri sürdü.

Bahçeli, “Konunun sokaklara taşınma girişimlerini çok tehlikeli buluyoruz. Terörsüz Türkiye hedefine ulaşma yolunda alınan mesafeyi sabote etmeye, istikrarı zehirleme dönük bir unsur olarak değerlendiriyoruz” diye konuştu.

Sokak olaylarına karşı konuşmasını sürdüren Bahçeli, “Mesele hukuk zemininden, demokrasi platformundan, siyasi rekabet ve nezaketten uzaklaşmamalı. Türkiye’yi karıştırmaya kimse cüret etmemeli. Olaylar sokağa taşıp, fiziki mücadele çağrılarıyla bir eyleme, güvenlik güçlerine saldırıya, kamu düzenini bozmaya yönelmemeli, kanunsuzluğa dönüşmemelidir” ifadelerini kullandı.

YARGITAY’A ÇAĞRI

CHP’nin seçilmiş yönetimi mutlak butlan kararına ilişkin Yargıtay’a itirazda bulunmuştu.

Bahçeli konuya ilişkin, “Mahkeme kararına yönelik itiraz mercisi olan Yargıtay, konunun hassasiyetine binaen vaki itiraza yönelik kararını bir an önce vermelidir. Türk siyaseti ve demokrasisin hırpalanmasına izin verilmemelidir” dedi.

“İMAMOĞLU VE ÖZEL’İN OLASI YENİ PARTİ SENARYOSU”

Bahçeli konuşmasının bir bölümünde ise tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel’in olası yeni parti senaryosuna değindi.

Bahçeli, şu ifadeleri kaydetti:

“CHP’de Özgür Özel paralel liderliğinde, olası yeni parti senaryoları da gündemde tutulmakta, bunun için Kemal Kılıçdaroğlu’nun arınma süreci bağlamında atacağı adımların beklendiği değerlendirilmektedir. Silivri’de saatler süren müzakere ve oradan servis edilen açıklamalardan Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel’in olası yeni parti senaryosunu üç sacayağına oturtabilecekleri anlaşılmaktadır.

Bunlardan birincisi parti içerisinde disiplin süreçlerine paralel olarak ayrılma takvimi planlanmasıdır. Kemal Kılıçdaroğlu’nun yolsuzluk ve rüşvet iddialarına müstenit adli yargılama sürecinde olan partililerin üyeliklerini askıya alma kararı, bununla beraber İmamoğlu-Özel ekibinin tasfiye süreci, yeni parti kurma çalışmalarını “CHP iktidar tarafından ele geçirildi” başlığıyla başlatabilecektir.

“İMAMOĞLU’NUN AÇIKLAMASI BU KURGUNUN ÜRÜNÜ”

İkincisi toplumsal muhalefetin ve kamuoyunun yeni parti kurma kararına hazırlanmasıdır. Bu bağlamda CHP’ye yakın medya kuruluşlarının Özel’in “Butlan kararını yırtıp atması, yağmurda ıslanması, TOMA’nın üstünde sol yumruğunu havaya kaldırması, Anıtkabir’de çelenk krizi çıkarmasını” planlı bir şekilde kamuoyuna servis etmesi, bu planın bir parçası olarak görülebilir. Bununla beraber Özel’in sokak mitingleri ve nümayişleri de “CHP’yi iktidar işgalinden geri alma gayreti” mizanseniyle toplumsal muhalefete yönelik “son umut, direnen lider” PR (piar) çalışmalarının bir ürünü olarak kabul edilebilir.

Zira, Özel’in yaptığı mitinglerde marjinal sol grup oluşumlarının yer alması, zafer işareti ile bozkurt işareti yapanların aynı karede servis edilmesi, Özel’i toplumsal muhalefetin doğal lideri olarak lanse etme amacının da bir parçasıdır. Nitekim İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun sosyal medya mecrasından yapmış olduğu açıklamada mutlak butlan davasını kendisine yönelik siyasî operasyonun devamı olarak göstermesi ve bütün toplumu cumhuriyet ve demokrasiye sahip çıkma daveti de bu kurgunun ürünüdür.

Üçüncüsü ise muhalefet partilerinin bir kısmının sürecin başından itibaren Özel’in yanında hizalanması, yeni parti süreciyle beraber Türk siyasetinde yeni ittifakların kapısını aralayabilecek olmasıdır. Özellikle İP Genel Başkanının Kemal Kılıçdaroğlu’nu muhatap almayacağını açıklaması ve CHP’nin bayramlaşma programında İP ve Zafer Partisi’nin paralel liderlikle bayramlaşmayı tercih etmesi, CHP’de parti içi muhalefetle başlayan ve nifak hareketine dönen süreci, Türk siyasetinde nifak ittifakına dönüştürebilecektir. Zira İP ve Zafer Partisinin siyasî hayatlarını devam ettirebilmeleri için böylesi bir ittifak, parlamentoya yeniden girmeleri açısından bulunmaz bir fırsat olacaktır.

“TARTIŞMALAR SİYASİ, KONU HUKUKİ”

Elbette bu husus CHP’deki sürece yönelik aktörlerin tavır ve politik hareketlerine karşı bir projeksiyon sunmaktadır. Sonuç olarak, tartışmalar siyasi olsa da konu hukukidir. Yargı sürecinin sonuçlanmasını beklemek şarttır. Mahkeme kararı gerçektir ve şimdiki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’dur. CHP faaliyetleri meri hukuk çerçevesinde ve yetkili kurullar eliyle yürütülecektir.

Nitekim Kemal Kılıçdaroğlu 2 Haziran’da merkez yönetim kurulunu açıklamıştır.

Özgür Özel ve ekibinin parti teşkilatlarına hakimiz görüntüsü verme ve güç gösterisi yapmaya dönük eylemleri siyasi bir nitelik taşımaktadır. Kemal Kılıçdaroğlu’nun hükümetle işbirliği içinde olduğunu ifade eden “karşımızda mutlak sultanla mutlak butlan ittifakı vardır” sözleri konuyu mecraından çıkararak hükümetle ilişkilendirmek böylece kendine meşruiyet oluşturmak ve taraftar toplamak niyetinin tezahürüdür. Özgür Özel’in 19 Mart ve 21 Mayıs darbesi söylemi de konuyu hukuk zemininden provokatif bir sürece taşıma çabasıdır.

Yolsuzluk, yapanın yanına kâr kalmamalıdır. Ahlaksızlığa, kamu malını peşkeş çekmeye rıza gösterilmemelidir. Siyaseti millete hizmet düsturundan çıkarıp menfaat teminine ve kişisel ikbal hesabına çevirenler hangi siyasi görüşe mensup olursa olsun koruma görmemelidir. Meclis grubunda, toplantıyı, saldırıya karşı göğüs germe, direnme ve yürüyüşe geçme olarak tanımlayan Özel, nereye giderse kitlenin kendisini takip etmesi için bir yönlendirme yapmayı amaçlamaktadır.

Tedbir kararı kalkmadan kongre yapılıp yapılamayacağına ilişkin hukuki tartışmalar sürerken delegelerden imza toplanması da bu yöndeki bir güç gösterisi olarak okunmalıdır. Milliyetçi Hareket Partisi ülkemizin ve milletimizin huzur ve güvenliğini, siyasetin itibarını ve demokrasimizi düşünerek gelişmeleri takip etmekte, siyasetin istikrarlı bir yapıda terörsüz Türkiye hedefine ulaşmak için atılması gerekli adımlara odaklanması gerektiğini değerlendirmektedir.”

NE OLMUŞTU?

MHP lideri Bahçeli, CHP’de yaşanan gelişmeleri partisinin grup toplantısında da değerlendirmişti.

Bahçeli burada yaptığı konuşmada da, “Olaylar sokağa taşıp, fiziki mücadele çağrılarıyla bir eyleme, güvenlik güçlerine saldırıya, kamu düzenini bozmaya yönelmemelidir” ifadelerini kullanmıştı. Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” ismi ile yürütülen süreç kapsamında güçlü siyasal kurumlara ihtiyaç olduğunu belirtmişti.

Exit mobile version